• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Gençlerini ihmal edenler geleceklerini imha eder!

Yeniakit Publisher
2017-02-13 07:13:00 - 2017-02-13 05:06:44
Yeni Akit'i Google'da takip et, hiçbir gelişmeyi kaçırma.
Gençlerini ihmal edenler geleceklerini imha eder!

Türkiye’nin meselelerini gençlere bağlayan gazeteci yazar Yusuf Kaplan, “Genç kuşaklarını ihmal edenler, geleceklerini imha ederler. Maalesef gençleri ihmal ettik. Tablet dağıtmakla bu işin içinden sıyrılamayız. Tablet de olsun ama o çocuk önce kendini bulsun. 80-90’larda üniversitelerde yüzde 90 olan İslami duyarlılık şu an yok. Hem de Müslümanların iktidarda olduğu bir dönemde” diyor.

FATMA GÜLŞEN KOÇAKGazeteci yazar Yusuf Kaplan ile Türkiye’nin önemli meselelerini konuştuk... 

¥ Bu ülke üzerine kafa yoran, yazı yazan, konuşan bir aydın olarak sizce Türkiye’nin en önemli meselesi nedir?

Türkiye’nin en önemli meselesi, meselesini bilememesidir. Türkiye’de bir entelijansiya, öncü kuşak yok. Var olan da ne kadar kendisini Türkiye’ye ait hissediyor? Ayaklarını bastığı toprakların bir şekilde dünyasıyla, acısıyla, sevinciyle, tecrübesiyle dolayısıyla onları bu şekilde mümkün kılan ruh kökleri ile ilişkisi sakatlanmış bir entelijansiya. Bu entelijansiyanın Türkiye’yi felaketten başka götürebileceği bir yer yok. Kabaca 200 yıldır yaşadığımız serüven budur. Cumhuriyetle birlikte kesin bir dönemece girdi. Bu aslında bir yok oluş sürecidir. Ben öncü kuşaktan ilim yolculuğu yapacak alim, irfan yolculuğu yapacak arif, hikmet yolculuğu yapacak hakim şahsiyetlerini kastediyorum. 

AYDINLARIMIZ KÖKLERİNDEN KOPMUŞ

Entelijansiya bir şekilde hem entelektüel hem aydın hem akademisyen hem elit, bunların hepsini bir şekilde kuşatan bir kavram olduğu için, entelijansiyayı kullanıyorum. Yerli değiller, bu toprakların çocukları değiller sonuçta. Ama kendi de değil. Bedenen burada, zihnen burada değil. Batıyı tanıyan biri de değil. O yüzden Türkiye’de Batı kültürü yok, hayranlığı var. Bu tecrübeyi, toplumun köklerine değememe tecrübesini, Türkiye’nin İslami kesimleri öncü kuşakları için de söyleyebiliriz, orada da bir hafıza kaybı var. Tarihle ilişkide, ruhla ve köklerle ilişkide bir yapaylık var. 

¥ Aydınlar bu durumdaysa toplumda da bir çoraklık bir sığlık olmaz mı?

Evet. Türkiye’nin sorunu aslında sığlık, bu mesele üzerinde kafa yormak gerekir. Bizim kendimizle ilişkimiz de Batı ile ilişkimiz de simülatif. Yani sığ, sahte ve yüzeyseldir. Bizim batıcılarımızın Batı ile kurduğu ilişki simülatif, İslami kesimin İslam’la kurduğu ilişki de simülatif. Yani ikisinde de bir şekilde bir yersizlik durumu var, değememe durumu var, bir de zihinsizlik durumu var. Ancak meselesi olan insanlar mesuliyetlerini bilirler ve yüklenebilirler. Meselenin püf noktası Türkiye’de medeniyet fikri diye bir şey yok. Medeniyetten anladığımız şey Batı uygarlığı. 

¥ İslam dünyası bu dar boğazdan nasıl çıkar?

Batılıların bütün dünyayı sömürgeleştirdikleri, bütün medeniyetlerin kökünü kazıdıkları, hiçbir kültüre medeniyete, dine hayat hakkı tanımadıkları, tanrı fikrini yok ettikleri, hakikat fikrini yok ettikleri, tabiatı delik deşik ettikleri ve dolayısıyla farklı kültür, din ve medeniyetlerin nasıl bir arada yaşayabileceklerine dair bir formül geliştiremediği gerçeğini göremediğimiz sürece bu sorunun cevabını veremeyiz. İnsanlar şimdi “dış güçler” falan diyor, bizim hiç mi suçumuz yok. Müslümanlar olarak suçu ilk önce kendimizde ararız. Mesela ilim dünyası geri kaldı, Batıyı takip etmiş olsaydı, gelişmeleri takip etmiş olsaydı yenilmeyecekti… Bunların hepsi saçma sapan laflardır. 

GENÇLER TUTUNACAK DAL ARIYOR

¥ Türkiye’yi dolaşıyorsunuz ve gençlerle birebir ilgileniyorsunuz. Gözlemlerinizden nasıl çıkarımlar sağlıyorsunuz?

Gençlik kayboluyor. Genç kuşaklarını ihmal edenler, geleceklerini imha ederler. Biz genç kuşakları ihmal ettik. Mesela tablet dağıtıyoruz, bu yanlış. Resmen o çocuğa kurşun sıkıyorsun. Tabletle falan olmaz. Bu niceliksel bir şeydir. Tablet de olsun ama o çocuk ‘olduktan’ sonra olsun. O çocuk kendine gelsin, kendini bulsun. Tableti gerektiği zaman kaldırıp atsın. 1980’lerde, 1990’larda üniversitelerdeki İslami duyarlılıkları gelişkin gençlerin oranı %85-90’dı. Şu an tam tersi. Müslümanların iktidarda olduğu bir dönemde tam tersi. Bunu birilerinin izah etmesi gerekir. Bizim önümüzdeki 10 yılda gelecek 100 yılın tohumlarını ekemezsek bu iş bitmiştir. Ben Arap Baharı hikâyesi olduğunda zaman şunu söyledim, “İstikrarlı İstikrarsızlık.” Sürekli “Arap Sonbaharı” diye yazdım. Diktatörlükler altında inim inim inleyen insanları tabii ki de destekleyeceksin. Mesele ortadaki tezgâhın deşifre edilmesi meselesidir.  Türkiye’de genç kuşak kaybolmak üzeredir. Los Angeles’ta üretilen bir popüler kültür var anında bütün dünyada tüketiliyor. 

¥ Gençler için okuma listeleri oluşturdunuz. Bunlar gençlere ulaştığı zaman nasıl bir yol açtı? Geri dönüşler oluyor mu?

Okuma oranları acayip bir şekilde düşük. Zaten çok okumak marifet değil, iyi kitapları çok okumak marifettir. Gençlik şu anda aslında aç. Bir şey yapmak istiyor, böyle bir kuşak var. Mesela bir anarşist kuşak var. Sol kesimlerde yoğunlaşıyor ama bu kuşak önemli. İki, İslami ve muhafazakâr kesimin çocukları var. Bir şey yapmak istiyorlar ama ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bir tür yol fenerleri arıyorlar.

FETÖ ihanetinden sonra cemaatler ne yapmalı?

¥ 15 Temmuz’daki FETÖ zulmünden sonra cemaatler kendilerine nasıl çekidüzen vermeli? 

Cemaatlerin iki şey yapması gerekir. Birincisi insan yetiştirmesi gerekir. İkincisi cemiyeti terk etmemesi gerekir. Kendini değil cemiyeti düşünmesi gerekir, toplumu ve ümmeti düşünmesi gerekir. İnsanlığı düşünmesi gerekir. Bütün cemaatlerin yapması gereken şey budur. Bu üç şeyi yapmaları gerekir, ülke, bölge, dünya. Yapmazsak o zaman biz insanlığa bir şey sunamayız. İmam hatipler bir şekilde o ruhu veriyor. İmam hatipler Türkiye’ye 100 sene kazandırdı. Ama şu anki hali dökülüyor. Tayyip Bey’in yaptığı “proje okullar” atılımından ümitliyim.

TAYYİP ERDOĞAN’I ÇEKEMİYORLAR

¥Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı yapılan saldırıları nasıl yorumluyorsunuz? Erdoğan’a neden saldırıyorlar?

Erdoğan rahatlarını bozuyor. Çünkü Türkiye kendisini var eden, tarih yapmasını mümkün kılan tüm iddialarını reddetti. Osmanlı çökmemiştir, durdurulmuştur. Dolayısıyla Türkiye’nin tarih yapan bir aktörden, tarihte tatil yapan bir figürana dönüştüğünü görüyoruz. Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’nin medeniyet iddialarına sahip çıkması yönünde sergilemiş olduğu iradesi çok önemlidir. Uluslararası ilişkiler bakımında attığı adımlar ve ikincisi güçlü bir lider olması. Dolayısıyla ancak güçlü liderlerle tarihin yapılabilecek olması. Güçlü liderler bir topluma 10 yılda 50 yıl kazandırırlar. O yüzden Tayyip Erdoğan’ı hedef tahtasına yatırıyorlar. 

DERTLERİ BAŞKANLIK DEĞİL...

¥ Başkanlık sistemi yorumunuz ne?

Türkiye’nin hızlı karar veren bir mekanizma kurması gerekir. Bir şekilde başkanlık sistemi buna müsaade ediyor. Asıl mesele bürokratik vesayetin çökertilmesi gerekir. Yetki ve kurumlar arası denetlemede dikkatli olmak gerekir. Tayyip Erdoğan sonrasına hazırlanmak gerekir.

Milli Eğitim müfredatı önerileriniz...

Eğitimde izleyeceğimiz yöntem şu olabilir, mevcut sistemi kendi değerlerimiz ve medeniyet dinamiklerimiz doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır.

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23