Genç Memur-Sen Ankara İl Başkanı Mustafa Dağaşan Ankara saldırısıyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak terörü kınadı.
İŞTE O AÇIKLAMA:
Ankara’da gerçekleştirilen hain terör saldırısıyla yüreklerimiz bir kez daha dağlanmıştır. Bölücü örgütün kanlı elleri, 28 vatan evladını daha hayattan koparmış, 61 tanesinin de yaralanmasına sebep olmuştur. Ankara şehitlerinin kanı henüz kurumadan, Diyarbakır’da yaşanan benzer bir saldırıda da 6 askerimizin şehit olduğu haberi acımız katlanmıştır. Bu yaşananları birçok yönden değerlendirmek gerekir. Olay yerinden yükselen dumanlar dağılmadan kaos yaygarası koparan, adeta kronik hastalığı nüksetmişçesine devletimizi sorumlu tutan bir takım odakların söylemleri hiçbirimizi şaşırtmamış, sadece gerçek niyetlerini bir kez daha ortaya koymuştur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde siyasi partiler, terörü lanetleyen bir bildiri hazırlarken, PKK Terör Örgütü’nün uzantısı olan HDP, bu bildiriyi imzalamamış, terörü lanetleyememiştir. Öyle ya, insan sorumlusu olduğu bir saldırıyı ve üyesi olduğu bir örgütü nasıl lanetleyebilir?
Biz biliyoruz ki PKK, PYD, YPG, ve KCK, aynı yaradan süzülen irin damlaları gibidir. Bu örgütlere destek veren, terör örgütü olarak görmediğini söyleyip silah yardımı yapan ülkelerin de dostunu ve düşmanını iyi tahlil etmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki, bugün teröristlerin ellerine tutuşturdukları silahlar, bir gün kendilerine de dönecektir. Uluslar arası kamuoyunun, Paris’te, Madrid’de, New York’ta, yaşanan terör saldırılarına gösterdiği tepkiyle, Ankara, İstanbul, Gaziantep ve diğer illerimizde yaşananlara gösterdiği tepki farklı olamaz!
Artvin’de gezi provokasyonunu hortlatmak isteyen odaklar, şimdi de Milli İstihbarat Teşkilatımızı yıpratmak için topyekün harekata girişmiş, güvenlik ve istihbarat zafiyeti çığırtkanlığıyla MİT’i yıpratmaya çalışmaktadır. Değerli basın mensupları! Unutmayın ki MİT, Allah değildir! MİT'in, başta zafiyet suçlaması yöneltenler olmak üzere onlarca düşmanı vardır! Düşmanların tamamına yakını da hem profesyonel, hem de dış desteklidir! Düşman örgütlerin de hiçbiri ahmak değildir! MİT ne kadar gizli çalışma gayreti içindeyse, bu örgütler de o kadar gizli plan ve eylemler yapmaktadır! İstisnası olmadan herkesin attığı adımı, aldığı nefesi, konuştuğu sözü, düşündüğü fikri bilmek yalnızca Allah'a mahsustur! Uzun yıllar sonra ilk kez, MOSSAD'a değil, Türkiye'ye çalışan MİT Müsteşarı görevdeyken bu karalama çabalarına kanmayın!
Hem bu saldırıda hem de benzer büyük saldırılarda medyanın söylem ve duruşunu iyi analiz etmek gerekir. Medya organlarını silah olarak kullanıp MİT’e saldırdığı için cezaevinde olanın gazeteleriyle, Pensilvanya’dan gelen emirlerle manşet atanların gazeteleri, kelimesi kelimesine aynı sözleri söylemektedir. Terör Fransa’da ortaya çıkınca “çocuklarına ağlayan ülke”; Türkiye’de ortaya çıkınca “katliam ülkesi” başlıkları atan ikiyüzlüler, Gar saldırısından sonra “hayatı durdurun” çağrısı yapmakta, askere saldırıldığında ise hiçbir eylem çağrısı yapmamaktadır. Bu ülkenin sözde aydın ve entelektüel akademisyen, gazeteci ve hukukçularının, gelişmeler karşısında gösterdiği reflekse dikkatinizi çekmek istiyoruz. Teröre kurban giden sivil vatandaş ya da kolluk kuvvetlerimiz olduğunda dut yemiş bülbüle dönen bu kişiler, dağda, mağarada yuvalanmış teröristlerle mücadele için operasyon yapanlara engel olmak için canlı kalkan olmayı bile tercih etmişlerdir.
Ankara Genç Memur Sen Ailesi olarak, ülkesini seven tüm siyasetçi, bürokrat, gazeteci, akademisyen, hukukçu, kısaca tüm meslek gruplarına çağrıda bulunuyoruz. Tarafınızı seçerken, sizi yetiştiren vatana ihanet etmeyin. Bugünlere gelmeniz için size tüm kapılarını açıp imkanlarını seferber eden devletinize minnet borcunuz olduğunu unutmayın. Son çağrımız ise Büyük Türk Milleti’nedir. Yaşanan elim saldırılar karşısında metanetinizi ve vakur duruşunuzu asla bozmayın. Güvenlik güçlerimizin iç ve dış düşmanlara karşı mutlak galip geleceğine inancınızı asla yitirmeyin. Bizim gibi şuurlu bir neslin gelmekte olduğunu, ülkemiz üzerinde oynanan her türlü oyunu bozacağımızı, yetişen gençlerimizin de bu hain odakların tuzaklarına düşmemesi, onlara inanmaması için canla başla mücadele ettiğimizi ve son nefesimize kadar bu mücadeleyi sürdüreceğimizi asla unutmayın. Bu duygu ve düşünceler içinde, Ankara ve Diyarbakır’da hayatını kaybeden kardeşlerimiz başta olmak üzere, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifa ve Büyük Türk Milleti’ne sabırlar diliyoruz.