• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Fındıkta serbest piyasa 190 lira seviyesine indi, TMO alımı 250-255 lirada

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Fındıkta serbest piyasa 190 lira seviyesine indi, TMO alımı 250-255 lirada

Giresun'da hasat sonrası fındık serbest piyasada 190 lira seviyesine geriledi. Sanayici Mustafa Demirci düşüşü yüksek maliyet ve küresel rekabete bağladı.

Giresun'da fındık hasadının sona ermesiyle serbest piyasada fiyatlar 190 lira seviyelerine kadar geriledi. Fındık sanayicisi ve iş insanı Mustafa Demirci, Türkiye'nin yüksek üretim maliyetleri nedeniyle başta Şili, ABD, Gürcistan ve Azerbaycan olmak üzere daha düşük maliyetle üretim yapan ülkeler karşısında fındıkta rekabet gücünün zayıfladığını söyledi.

Demirci, ihracatın artırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticinin yüksek finansman maliyetlerinden korunması gerektiğini belirtti.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 50 randıman esasına göre Giresun kalite fındığı 255, Levant kalite fındığı 250 liradan alıyor. Serbest piyasada ise Giresun kalite 200-205 lira, Levant kalite 175-185 lira aralığında işlem görüyor. Demirci, Giresun kalite fındığın sahip olduğu yağ oranı ve aromasının fiyat açısından avantaj sağladığını ifade etti.

Geçen yıl TMO alım fiyatı 200 lira iken serbest piyasada fındık 275 liraya kadar yükselmişti. Demirci, geçen yıl oluşan yüksek fiyatların bu yıl üreticide benzer bir beklenti oluşturduğunu belirtti.

Şili'de yaklaşık 15 yıl önce üretim yoktu, bugün 115 bin ton

Fındıkta yaşanan fiyat hareketlerinin yalnızca iç piyasadaki arz-talep dengesiyle açıklanamayacağını ifade eden Demirci, uluslararası rekabete ilişkin şunları söyledi: "Türkiye'de üretim maliyetleri yüksek. Şili, ABD, Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkeler daha düşük maliyetlerle üretim yapabiliyor ve bu ülkeler dünya fındık pazarındaki üretimlerini artırmaktadır. Şili'de yaklaşık 15 yıl önce fındık üretimi bulunmazken, bugün 115 bin ton seviyesine ulaştı. Şili'nin 2030 yılı için yaklaşık üretim hedefi ise, 200 bin ton seviyelerindedir. ABD de 15 yıl önce 30 bin ton olan üretimini 150 bin ton seviyesine çıkardı ve 2030 yılı için 250 bin ton üretim hedefi bulunmaktadır."

Rakip ülkelerin Türk fındığına göre daha düşük fiyatlarla ürün sunmasının Türkiye'nin pazar payı açısından risk oluşturduğunu söyleyen Demirci, Türkiye'nin bu yıl açıkladığı fındık fiyatının dolar bazında tarihinin en yüksek seviyelerinden biri olmasına rağmen üreticilerin yüksek maliyetler nedeniyle bu rakamı yeterli görmediğini, üreticinin elde ettiği gelirin önemli bölümünün artan girdi ve işçilik maliyetlerine gittiğini ifade etti. Demirci, verimliliğin artırılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticinin maliyetlerini dikkate alan sürdürülebilir bir üretim politikası oluşturulması gerektiğini de vurguladı.

İç fındık ihracatı geçen yıl yaklaşık 198-200 bin tonda kaldı

Fındık ihracatındaki gerilemenin de piyasadaki fiyat hareketlerinde etkili olduğunu ileri süren Demirci, önceki yıllarda 340-350 bin ton seviyelerine ulaşan iç fındık ihracatının geçen yıl yaklaşık 198-200 bin ton seviyesinde kaldığını söyledi. Sektörün geleceği için üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesini, verim ve kalite kayıplarının önlenmesini, ihracat pazarlarının genişletilmesini ve finansmana erişim maliyetlerinin azaltılmasını gerekli gören Demirci, Türkiye'nin dünya fındık piyasasındaki konumunu koruyabilmesi için üreticiden sanayiciye kadar bütün paydaşları kapsayan uzun vadeli bir politika oluşturulması gerektiğini belirtti.

Fındık alımı yapan sanayici ve ihracatçının önemli miktarda finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Demirci, yüksek faiz oranlarının sektörün maliyetlerini artırdığını söyledi: "Yüzde 50 faizle, yüzde 60 faizle bankadan para alıp fındık alan bir ihracatçı veya sanayici maalesef bu maliyeti de fındığın üzerine koymak zorunda." Fiyatların biraz daha aşağıdan gelmesinin sebeplerinden birinin sanayicinin kullandığı finansmanın yüksek maliyeti ve bunun ürüne yansıması olduğunu ifade etti.

TMO'nun üreticiden fındık alımına devam ettiğini, serbest piyasa fiyatlarının TMO alım fiyatlarının altında kalmasının ise farklı nedenleri bulunduğunu kaydeden Demirci, özellikle finansmana erişim ve ihracat pazarındaki daralmanın dikkate alınması gerektiğini söyledi. Demirci, "Maddi açıdan herhangi bir acil ihtiyacı bulunmayan üreticiler TMO'yu tercih ederken, nakit ihtiyacı bulunan üreticiler ise ürününü daha kısa sürede paraya çevirebilmek için serbest piyasada tüccara satış yapmaktadır" dedi.

Devreden yaklaşık 200 bin tonluk stok iddiası

Bu yılki rekoltenin yüksekliğinin yanı sıra geçen yıldan devreden stokun da piyasadaki arzı artırdığını dile getiren Demirci, yaptıkları araştırmalara göre yaklaşık 200 bin tonluk eski fındık bulunduğunu ve bu stokun mevcut fiyatlar üzerinde baskı oluşturan unsurlardan biri olduğunu öne sürdü. Demirci, "Fındığın kendi rekoltesi bu sene çok yüksek. Bir de bir önceki yıldan devreden stok var. Dolayısıyla serbest piyasaya geçen yıla göre daha fazla fındık geliyor. Ürün fazlalığından kaynaklanan bir hadise. TMO'nun devreye girmiş olması bunun için etki etmiyor" ifadelerini kullandı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23