Bir evin girişi, o evde yaşayanların kimliklerini, kişiliklerini simgeler...
Antrenize ailenizi, hayat tarzınızı yansıtan bir görünüm kazandırmalısınız. Nedendir bilinmez bizim bazı mimarlar, kocaman daireler tasarlar da girişlerini itiş tıkış, daracık, karanlık, hemen daire kapısına bitişik bir hela kapısı ile birlikte çizerler. Misafirinizi buyur etmek bir derttir burada, uğurlamak ayrı dert! Koku hepten dert! Bir daire alacaksanız; antresine bakın en evvel; size o evi çizen mimarın, inşa eden müteahhidin mantalitesine dair ip ucu verecektir. Antreye özenen bir mimar, işini bilen, severek yapan mimardır. Öyle bir mimarla çalışan müteahhit için de aynı değerlendirmeyi yaparsanız, fazla yanılmazsınız. Yani sahiplenmek istediğiniz yerin ehil ellerden çıkan kaliteli bir inşaat olma ihtimali yüksektir.
Kapı açıldığında bir aydınlık karşılamalı misafirlerinizi. En iyi aydınlatmayı orada yapsanız yeri.. O aydınlatmada ilk göze çarpan da ehil elden çıkma hüsn-ü hat ile yazılmış bir “Besmele” yahut “Kelime-i Tevhîd” olmalı.. Bir müslüman yuvasının girişinin olmazsa olmazı bu, desek yanlış mı söylemiş oluruz.
Evden çıkmadan önce kılık kıyafetinize bakmanız, kendinize çeki düzen vermeniz için girişe bir boy veya yarım boy ayna koymanızda fayda var.
Girişte sıcak renkler kullanırsanız daha ferah ve geniş bir antreye sahip olduğunuzu göreceksiniz.
Daire kapınızın önüne de bir paspas bırakın. Fakat ayakkabılarınızı değil! Üşenmeyin, çocuklarınıza da örnek olarak öğretin ki, onlar da ileride üşenmesinler.
Mü’min temiz, düzenli insandır. Evinizin temizliği, düzeni misafir odasına varmadan çok çok önce daire kapınızın önünden başlasın..