Emektar tiyatro sanatçısı, solcuların baskısı nedeniyle sahnelere veda etti

Daha önce yeniakit.com.tr'ye yaptığı açıklamada, "Mansur bey belediye başkanı seçildikten sonra sol görüşlü sanatçı arkadaşlarımız cesaretlendi." diyerek baskılar nedeniyle emekli olacağını söyleyen ve, "Ne zaman gidiyorsun? İlla arkana teneke mi bağlayacağız?" sözleriyle muhatap olduğunu belirten Ankara Büyükşehir Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Tahir İkiler emekli olduğunu açıkladı

20 Temmuz 2019 Cumartesi 00:57

Küçük yaşlarda çıktığı tiyatro yolculuğunu, 1996'dan bu yana oynadığı Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" eserindeki "Hüsrev" rolüyle tamamlayan tiyatro sanatçısı Mehmet Tahir İkiler, daha önce yeniakit.com.tr'ye açıkladığı gibi baskılar nedeniyle emekli oldu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkent Tiyatroları kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni İkiler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk döneminde Anadolu'yu gezen kumpanyalar aracılığıyla oyuncuları küçük yaşlarda sahne altında izlerken, yaşı ilerledikçe perde arkasından takip etmeye başladığını anlattı.

Mehmet Tahir İkiler: Mansur bey seçildiği gün, “Ne zaman gideceksin” diyerek yolumu kestiler

Tiyatronun emeğini ve güzelliklerini yine tiyatro sanatçısı olan ailesinden öğrendiğini belirten İkiler, başka bir mesleğe yönelme şansının olmadığını, çocukluğundan beri tiyatronun ve kuklaların arasında büyüdüğünü belirtti.

İkiler, karşılaştığı zorluklara da değinerek, başkentlileri tiyatroya çekebilmek için yaptığı çalışmalar hakkında şunları anlattı:

"Bu salona seyirciyi doldurabilmek için Ankara'nın sokaklarını dolaştım. Bir tiyatro otobüsüm vardı. Yazın onunla Keçiören'de üç mahallede sahne açardım. Oyunum biterdi, 'Gençlik parkında bir tiyatro salonumuz var, hafta sonu şu oyun oynanıyor' diye duyuru yapardım."

Son üç yılda oynadığı oyunların bütün enerjisini sahneye çıkardığı bir dönem olduğunu belirten İkiler, bunlar içerisinde en önemlisinin "Hak Geldi Batıl Zail Oldu" isimli Asr-ı Saadet dönemini anlattığı oyun olduğunu aktardı.

Bu oyunun seyirci portföyünü değiştirdiğini ifade eden İkiler, "Yani bir oyun şu salona gelen seyirciyi değiştirir mi? Değiştiriyor. Oyunun ikinci ayından itibaren bu salonun yarısından fazlası belli bir yaşın üzerindeydi. Yani şu merdivenlerden inerken torunları kollarından tutup getiriyordu. Otoparktan buraya yarım saatte gelen ninelerimizi dedelerimizi gördüm." diye konuştu.

İkiler, emekliliğinde çocukların eğitimine ağırlık vereceğini belirterek, "Bu son, bir başlangıç benim için." ifadesini kullandı.

Kültür Sanat Bakanlığının kurulması gerektiği görüşünü dile getiren İkiler, okullarda konservatuvar düzeyinde meraklı ve bu işi yapabilecek insanlara fırsat verilmesi gerektiğini söyledi.

Çocukların kendi yeteneklerini keşfedecek atölyelere ihtiyaç olduğunu vurgulayan İkiler, şu değerlendirmede bulundu:

"Kültür sanatla ancak ihya oluruz. İnsanların sanat penceresinden baktığı zaman her şeyi daha iyi göreceklerini biliyorum. Farklı pencereyi görebilecek, hayata bakış penceresini değiştirebilecek bir sanat dokunuşu lazım. Bunun da acilen kültürel yozlaşmanın tavan yaptığı şu dönemde, insanların televizyona, internete mahkum olduğu bir dönemde çocukların ilgisini çekebilecek yediden yetmişe herkesin gelebileceği sanat atölyelerinin kurulması lazım."

Devletin ve sanatçının kendi sorumlulukları olduğunu ifade eden İkiler, "Her şeyi devletten beklemeyeceksin. Her sanatçının kendi sokağını temiz tutması lazım. Her sanatçının mücadelesini yapması lazım." dedi.

Kurucusu olduğu tiyatroda yetiştirdiği öğrencileriyle yerli ve yabancı birçok yazarın eserini tiyatro sahnesine taşıyan İkiler, Aşık Veysel, Hacı Bayram Veli, Mevlana ve Şems gibi tarihi isimlerin hayatlarını da sahneye taşıyan oyunlar yazdı.

Oynadığı, yönettiği ve yazdığı oyunların yanında küçük yaştaki seyirciler için de çeşitli kukla ve Karagöz oyunlarını da kaleme alan İkiler, 23 yıl boyunca canlandırdığı Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" eserindeki "Hüsrev" karakteriyle sahne hayatını tamamladı.

Mehmet Tahir İkiler: "Anladım ki sanat Allah'ı aramakmış'

 

 

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 20 Temmuz 2019 Cumartesi 00:57

YORUM YAZ

  • ramazanramazan1 ay önce
    1994 de melih gökçek ankara büyük şehir belediye başkanı olmuş.sende 1996 dan bu yana aynı oyunla belediyenin genel sanat yönetmeni olarak maaş almışsın.23 sene.bir oyunda aldığın rolle 23 senedir oturduğun koltuk ve aldığın maaş hiçmi vicdanını sızlatmadı.okumuş yandaşlığın nimeti işte.akp ye kurulduğundan beri alnı secdeye değiyor diye oy veren milyonlarca anadolu insanı sefalet içinde yaşıyor.haberin varmı.emekliliğin gelmiş.gözün doysun.
  • uyan tcuyan tc1 ay önce
    serkan isimli yorumcuya. bunlar neden aç biliyormusun merhametsizlikten aç allah korkusu kalmamış din kitap allah hep para olmuş gaddarlık almış başını gidiyor bu sebeplerden hem fakirler hemde sokak hayvanlarımızda aç. zaten çoğu açlıktan vede hastalıktan sessizce ölüyorlar. kimin umurunda sadece çok az sayıda merhametli insanlar bir nebze ilaç olmaya çalışıyor.
  • YAŞARYAŞAR1 ay önce
    Bu olayı tam tersini düşünelim. Ankara Büyük Şehir belediyesini Ak partili aday kazanmış olsun. Bu olay gibi bir tane sol görüşlü birinin işine son verilsin veya baskı ile kendi istifa etsin veya emekli olsun. Sol cenah bu durumda ne yapardı. 1- Sol işçi Sendikaları Belediye işçi kıyımına başladı diye kazan kaldırırdı.2- Sol yanlı gazeteler doğru, yalan haberler ile Büyük Şehir belediyesinin üzerine giderdi.3- CHP bazı bu işler için görevlendirilmiş millet vekilleri demeçler verip durumu protesto ederlerdi.4- İstanbul Gezi olayları benzeri bir toplanma ve protestolar yaşanırdı.5- Sol görüşlü ne kadar Sanatçı, Siyasetçi, Şarkıcı, Türkücü, Oyuncu, Yazar, Şair varsa hepsi bir ağız yapıp durumu protesto ederdi. 6- İktidar parti üzerinde bu durum siyasi baskı yapıp, halkta böyle istiyor diye saldırılarına başlardı. Ama hiç biri kesinlikle hiç biri evinde oturup da sessiz sessiz olayları izlemezdi. Bu konuyu daha iyi anlatan bir hikaye ile sizlere izah edeyim. Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:“Her kula helâl, Müslüman’a haram!..”Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!... Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama. Adam:- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış:- “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:- “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam:- “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?..”Adam, başı önünde konuşur:- “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”- “Eeee?!..”-“Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:- “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:- “Bitti mi?..” demiş adama.- “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.- “Şimdi nedir isteğin?..”- “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler…Ve  bir ALLAH’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok!.. Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için:- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”- “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!..”- “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”- “Sorma, sorma…”Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:- “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:- “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?..”Sultan acı acı tebessüm etmiş:- “Hava bile haram, hava bile!..” demiş.. Bilmem anlatabildim mi??
  • serkanserkan1 ay önce
    "Aç insanların karnını doyurduğum zaman bana 'kahraman' diyorlar.. Bunların 'neden aç?' olduğunu sorguladığım da ise; bana komünist diyorlar..."Bakalım bu sözü anlayabilecek mümin bir kardeşimiz var mı?
  • GerçekGerçek1 ay önce
    Sol demek doğruya gerçeğe düşmanlık demek ben ömrümde bunu gördüm bunu bilirim . Çünkü Allah a inançları yok yuzlerinde nur yok ne yaparsa yapsınlar hep kötülük yaparlar başka birşey bilmezler.
  • abdrhmnabdrhmn1 ay önce
    bu dünyada ah vede bu dünya kimseye kalmaz. acısı çıkar onlardan o zaman anlarlarsa anlarlar.

Günün Özeti

Günün Karikatürü

24 Ağustos 2019