Ekmel abinin vaadlerinde bir ‘temizlik’ sözü yok!
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun doğumu, 1943..
Mehmed Akif Ersoy’un ölümü, 1936.
Bu veriler ışığında Ekmel abinin sözlerini okuyalım: “Ben Mehmet Akif Ersoy’un dergahında büyümüş bir gurbetçi çocuğuyum.”
Mehmet Akif Ersoy vefat ettikten 7 sene sonra dünyaya gelen Ekmel abi, o büyük zatın dergahında nasıl büyüyor?
Laf olsun, torba dolsun..
•
Bir hafta önce dedi ki, “Ben cumhurbaşkanı adayıyım. Cumhurbaşkanının işi yol yapmak değil..”
Dün seçim bildirgesini okuyunuz..
Bir tek “Gelip evinizde temizliğinizi ben yapacağım” demediği kalmış..
“Gezi eylemleri” için konuşmuş. “Ali İsmail Korkmaz” için fikir beyan etmiş..
“Çocuk gelinler” dahil, “cinayetler” dahil her konuda görüş açıklamış, vaadlerde bulunmuş..
Seçim sloganı da zaten, “Ekmek için Ekmeleddin..”
Ekmek de, Ekmel abiden gelecek, anlaşılan..
Ne kaldı geriye..
Temizlik işleri..
Onu da bir sonraki konuşmasında taahhüt eder, olur biter..
Böylece, “Cumhurbaşkanı’nı işi yol yapmak değil”den, “ekmek”e, hatta “kredi kartları” sorununa kadar hepsinin çözümü Ekmel abide..
•
Bir büyük şahsiyetin dergahında büyüdüğünü iddia ettiği gibi, seçim bildirgesinde de hayaller dünyasında yaşadığını ispatlıyor..
Hürriyet mi lazım?
Ekmel abide..
Demokrasi mi lazım?
Ekmel abide..
Nobel ödülü mü lazım?
Ekmel abide..
“Atatürk yaşasaydı ne yapardı” sorusuna cevap mı lazım?
Ekmel abide..
Filistinlilere sahip çıkıp, tek kelime ile İsrail’i kınamamak mı?
O da Ekmel abide..
•
Ekmel abi, dün “Atatürk ve devrimlerini sahiplenmek tarihimizi sahiplenmek anlamına gelir diyen bir Atatürkçü” takdimi ile tanıtıldı.
Oysa Mehmet Akif Ersoy’un, o devrimler için neler söylediğini biliyoruz.
Hatta o devrimler yüzünde Mısır’a gittiğini biliyoruz.
Sadece Mehmet Akif mi?
Ekmel abinin babası İhsan hoca da, Mısır’a Atatürk’ün devrimleri yüzünden gitti.
Şimdi gelin, yapılmak isteneni mantıklı bir şekilde anlamaya çalışın..
Bir yanda Mehmet Akif ve İhsan hoca..
Bir yanda Atatürk..
Hem Mehmet Akif’e sahip çıkıp, hem de Atatürk devrimlerine sahip çıkmak mümkün mü?
Ekmel abinin lügatında, mümkün..
Dahası, kendi öz babası, devrimler yüzünden Mısır’a gittiği halde..
Babasına sahip çıkmayıp, Atatürk’ün devrimlerine sahip çıkıyor..
Ne diyelim?
Hayırlı, uğurlu olsun!
•
Ekmel abi uyanıklığı da elden bırakmıyor..
Diyor ki: “Hürriyet havasını keserseniz o ülke nefessiz kalır. Şu tabloda görüyorsunuz. Türkiye 2000 yılında dünyanın 18’nci ülkesi. 2014’de 19’uncu ülkesi. 14 yılda geldiğimiz yer burasıdır. Yani gerilemiş. Gelirimiz artmış mı artmış, ama herkesin geliri artmış.”
Ekmel abi, niye 2000 yılını baz alıyor?
2001’de Türkiye büyük bir kriz atlattı da onun için..
2001’i baz alırsa olmaz..
AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 sonunu baz alırsa hiç olmaz..
O zaman, öyle bir yılı almalı ki, AK Parti’ye çaktırmadan bir gol atsın..
İyi de..
Ekmel abi değil mi, 2000 öncesinde “sıkmabaş” diye azarlanan öğrenciler için, “Ben onlara sahip çıktım” diyen.
2000 öncesinde, örtülü öğrenciler, azarlanıyormuş. Okul kapılarından geri çevriliyormuş..
Doğru mu Ekmel abi?
Doğru..
Hatta 2012’lere kadar, bu zulüm böyle gitti..
Hürriyet yok idi..
Öğrenciye de, memura da..
Daha yeni, örtülü öğrencilere okuma hakkı tanındı..
Bu ne demek?
2012 öncesinde olmayan hürriyet, şimdi daha yeni ülkemize teşrif etti..
Değil mi Ekmel abi..
•
Seçim bildirgesi ile ilgili değerlendirmeleri, dün akşamdan beri, “tarafsız”(!) olduğu ileri sürülen medyada saatlerce izlediniz, bugünkü tarafsız(!) gazetelerde okuyorsunuz..
Ben, Ekmel abinin basın mensuplarının karşısına ailesi ile birlikte çıkmasından da cesaret alarak, kendisine oğlu ile ilgili bir soru yönelteyim:
“Oğlunuz Osman Tuğrul İhsanoğlu, kimle birlikte avukatlık yapmaktadır? Birlikte avukatlık yaptığı Cavit Subaşı’nın, Ergenekon sanıklarından bazılarını savunduğu doğru mudur?”
Denilecek ki, “Ergenekon’da, onlarca sanık var, bir tanesinin avukatlığını yapınca ne olur ki?”
Amaaa.
O sanık.. Ergenekon’un belki de en tehlikeli ismi.. Daha önce mahkum olup, cezaevine girdiğinde, cumhurbaşkanı Necdet Sezer’in “Akli dengesini kaybetmiş” affı ile çıkmış birisi ise..
Dün bazı gazetelerde 2000 öncesi Kürt işadamları cinayetlerinde rol oynadığı ileri sürülen İbrahim Şahin ise..
Orda biraz durup, düşünmemiz lazım..
Ekmel abi, Ergenekon’un beyninden destek görüyor mu?
Yoksa, oğlu niye, İbrahim Şahin’in avukatlığını yapan büroda çalışıyor?