• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Demokrasi aldatmaca

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Demokrasi aldatmaca

Onkolog Dr. Mehmet Aslan, 'Demokrasi aldatmaca' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Dr. Mehmet Aslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Bu da benim acizane bir, bütün tecrübemle ortaya koyduğum Kur'an perspektifinde bir söz. "Demokrasi aldatmacası ilğâsı Hakkın, bahanesiyle halkın igtidarı şeytanın".

Aslında orası ka değil, gâ değil ğa. çünkü

Yeni Türkçede biraz Osmanlıcaya veya Kur'an diline aykırılıklar var. Bu da onlardan birisi. Aslında bunun doğrusu ilğâ.
Demokrasi aldatmacası ilğâsı hakkın. Yani hakkın, hukukun, Rabb'ın hakkının hakkın ve hukukun ilğâsı, kaldırılması. Bahanesiyle halkın, halk bahane edilerek biz halkı rıza edeceğiz, halkı memnun edeceğiz aldatmaca.

Yok, hiç alakası yok aslında. Derdi senin ülkene nüfuz etmek. O şekilde basın yayın yoluyla şu yolla bu yolla, iktidarı şeytanın.


 

Yani şeytan bir şekilde nefislere giriyor. Cinni şeytan nefse, insi emperyal güçler de senin ülkene giriyor, vatanına giriyor. Bütün güçlerini, bütün şeylerini sulandırıyor, çözüyor.
Çözülüyor, ülkeyi çözüyorlar. Bu böyle bir aldatmaca, öyle bir aldatmaca. Bu şekilde kullanıyorlar demokrasi aletini.
Belki hani monarşiye göre, monokrasiye göre demokrasi biraz daha hani insanların en azından kendi düşüyor. Kendi düşen ağlamaz. Niye başkası onun yerine düşsün? Herkes kendi kararını versin.
Bu cihetiyle eyvallah. Ama bu da işletilmiyor. Ne işletiliyor? Emperyal güçlerin bir ülkeye, invazyon dediğimiz bir duhulünün, ülkeye müdahalesinin bir yolu olarak işletiliyor.
Maalesef bizde bu olgunluk gelişmediği için bu aleyhimize çalışıyor. Bu aleyhimize çalışıyor, kendi ülkelerinde böyle olmayabilir. Çünkü kendileri farklı bir merhaledeler, farklı bir aşamadalar.

Yani ülkelerin şartları farklıdır. Onun için bu bizde bir aldatmacadır, bir kandırmacadır. Onun için siz hakka bakın, Allah'a bakın, hukuka bakın, Allah'ın hukukuna bakın.


Zaten haksız hukuk olmaz, hukuksuz hak olmaz. Ve meşruiyete bakın, olayın meşru olup olmamasına bakın. Hakka uyuyor mu, hukuka uyuyor mu? Yoksa şeklen benzeyebilir, şeklen hoş görünebilir, şeklen insanları tatmin edebilir, şeklen herkesin reyi alınıyormuş, gönlü alınıyormuş, rızası alınıyormuş havası verilebilir.
Ama bunlara kanmamak lazım. Olayın iç yüzünü, arka planını ve o söylenen şey hakikaten işletiliyor mu? Bazen ya söylenen şey sıkıntılıdır da bazen söylenen şey sıkıntılı değildir. Ama onu sıkıntılı halde işletirler.
Yani onu suistimal ederler. Mümkün şu anda acizhane bu yaşa geldik. Ben ülkemizde bunun hep suistimal edildiğini ve ülkemiz aleyhine kullanıldığını gördüm.

Ancak bu, bakın, bu aldatmacaya bulaşmadan, bu tuzağa düşmeden de hak hukuk ikame edilebilir, meşruiyet sağlanabilir. Hem de çok daha kalıcı bir şekilde. Bunun yolu da usulü de İslam'dır.
İslam, bakın, İslam'da zoraki dindar yapma yoktur. Bunu Allah yasaklamıştır. Bunu birisi yapıyorsa İslam'a aykırı davranıyordur.
Yani İslam'da tek kişi bile olsa istediği gibi davranamaz. O Allah'ın koyduğu kurallara uymak durumundadır. Ama adam demokratik yolla gelir, yani bu İslam'ın getirdiği halden çok daha kralcı olabilir.


 

O ayrı mesele. Ama İslam'a uyan bir şeyde böyle olmaz. İslam herkesin şirkine de, nifakına da, Hristiyanlığına da, Yahudiliğine de, yani İslamsızlığına da, dinsizliğine de müdahale etmez. Onu zoraki İslam yapmaz. Yeter ki Müslümlere müdahale edilmesin. Bakın, bu hani La ikrahe fi dDin, dinde zorlama yoktur diyorlar ya, o aslında oradaki zorlama bile müslümana. Kâfire yok zaten, olmamış.
Yani Müslümlere uygulanan zorlama bitmiştir. Müslümanlara hep zorlama yapılmıştır. Hep dikte yapılmıştır.

Hep böyle olmuştur. Asırlar boyu böyle olmuştur. Evet, asırlar boyu böyle olmuştur.
Ama Müslümanlar o ikrahtan kerih görmeden kurtulmuşlardır. Hep Müslümanlar kerih görülmüştür. Müslümanların kılık kıyafeti, Müslümanların işte yemesi içmesi, Müslümanların dini, diyaneti, Müslümanların her şeyi birilerine batmıştır.
Niye biliyor musunuz? Aslında haset, haset, haset. Müslümlere en çok kindarlık yapan az çok o dini bilenlerdir. Niye biliyor musunuz? Biliyor.
Ahireti biliyor. Başına geleceği biliyor. Fakat birisinin onu kazanması, elde etmesi, cenneti elde etmesi, kendisinin de hakikaten göre göre cehenneme gidiyor olması o cennetliklere karşı ciddi bir kin oluşturur.


 

Hakikaten çok böyle dindar olmayan, yani dindarlığa rağmen dindarlıkları olmayan, böyle yandan dindarlık olmayan, tamamen dinsiz bazı grupları görürsünüz Batı'da, Doğu'da, çok böyle düşmanlık yapmaz Müslümlere bunlar. Niye? Çünkü zaten bilmiyordur olayı. Yani başına geleceği bilmiyordur ahirette.
Başına geleceği bilmediği için çok böyle tepkili değildir. Ama bilen, Müslümlerin halini bilen, ahireti bilen, fakat o yolda olmayan, o yolun yolcusu olmayan, dine karşı ve Müslümlere karşı çok daha kindardır. Çok daha haindir.
Bu hep böyle ola gelmiştir. Bu da acizane bir tecrübemdir. Ben bu yaşıma kadar bunu hep böyle gördüm.

Bakın en fazla kindarlar bir şekilde dine rağmen dindarlık yapan yan dincilerdir. Yani gerçek hak din üzerine değil de böyle yandan çarklı dindarlardır. Yandan çarklı, yandan çarklı Müslümlerdir. Kendini İslam'a nispet eder, kendini dine nispet eder. Ama onun İslam ve din düşmanlığı öbür, yani ötekilerden çok daha ileridir. Ülkeyi satması, gidip onlara şikayet etmesi, dini de biliyordur yani, çünkü dini de bildiği için öyle bir bilinçli bir düşmanlık yapar.

Evet, onun için bu tür konularda da hakikaten ayık olmak lazım.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23