• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Davutoğlu ve Tusk'tan ortak açıklama

Yeniakit Publisher
2016-03-18 19:00:00 - 2016-03-18 21:56:50
Davutoğlu ve Tusk'tan ortak açıklama

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve Juncker ortak açıklama yaptı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB Konseyi’nin toplantı salonunda AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Mark Rutte ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Başbakan Davutoğlu'nun açıklamalarından önemli başlıklar şöyle:

- "Bugün iki sebepten dolayı tarihi bir gün. İlk olarak bugün Türkiye'de Şehitler Günü. Bugün tarihi bir gün, çünkü Türkiye ve AB arasında bir anlaşmaya vardık"

- "Geri kabul süreci başladığı için vize serbestisi bunun uzantısı oluyor ve umarım vize serbestisi haziran ayından önce hayata geçecek"

- "72 milyon, Ankara'daki saldırının kurbanlarının yasını tutarken, aynı terör örgütünün buraya çok yakın bir yerde sembolleriyle terör eylemlerini destekleme şansını bulmasından dolayı hayal kırıklığımı dile getirdim. Terör örgütleri arasında ayrım yapılmamalı"

İKİ SEBEPTEN DOLAYI TARİHİ BİR GÜN

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bugün iki sebepten dolayı tarihi bir gün. İlk olarak bugün Türkiye'de Şehitler Günü. Bugün tarihi bir gün, çünkü Türkiye ve AB arasında bir anlaşmaya vardık" dedi.

Davutoğlu, AB Konseyi’nin toplantı salonunda AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Mark Rutte ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Bugünün iki sebepten dolayı tarihi bir gün olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, "İlk olarak bugün Türkiye'de Şehitler Günü. Bugün tarihi bir gün, çünkü Türkiye ve AB arasında bir anlaşmaya vardık" diye konuştu.

Türkiye-AB zirvesinde başta Juncker ve Tusk olmak üzere sürece katkıda bulunanlara teşekkür eden Davutoğlu, bu başarı hikayesinin sadece sonuçlarından dolayı değil aynı zamanda kullanılan yöntemlerden dolayı da bir başarı hikayesi olduğunu vurguladı. "Birbirimizle görüşlerimizi, endişelerimizi, perspektiflerimizi ve vizyonumuzu paylaştık. Şunu farkettik ki Türkiye ve AB'nin ortak kaderi, zorlukları vardır ve iki taraf aynı geleceği paylaşmaktadır" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin AB'ye entegrasyonunun derinleştirilmesi ve Suriye mülteci krizinin çözülmesi gerektiğini belirten Başbakan Davutoğlu, bugünkü görüşmelerde Türkiye ile AB arasında kriz yönetiminden ibaret olmayan, daha stratejik bir işbirliğine ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Bugün varılan anlaşmanın insani bir boyutu olduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Çünkü bütün anlaşmaların ana hedefi şudur; çocuklar, kadınlar ölmesin, gençler, yaşlılar Ege Bölgesinde hayatlarını kaybetmesin. Bu nedenle, insan kaçakçılarının cesaretini kırmak ve yasal göçü cesaretlendirmek için dengeli bir yaklaşım olması konusunda anlaşmaya vardık. Türkiye, şu anda Ege'deki adalara yasa dışı varanları geri alacak ve diğer taraftan Avrupa ülkeleri de aynı sayıda yasal göçmeni Türkiye'den alacak. Dolayısıyla son derece adil ve cesaret verici bir adım oldu. Mülteciler için de çok umut verici bir adım oldu. Maliyet ve yük paylaşımının da adil bir şekilde yapılması konusunda anlaştık. Bugün bazı projeleri açıkladık ve 3 milyar avro önümüzdeki haftalarda kullanılmaya başlanacak. Bu para Türkiye için değil, sadece Suriyeliler için kullanılacak. Ben burada son zirveden sonra yaptığım açıklamada, 'para istemiyoruz' demiş olsam da birçok haber okudum. Bu anlaşma sanki mali bir desteğe dayatılmış gibi bir izlenim ortaya çıktı. Hayır, AB sadece mültecilere yardım edecek ve Türkiye sadece bu paranın Suriyeli mültecilere erişmesinde aracı rolü oynayacak. Biz artık hem Türkiye'de hem de mümkünse Suriye içindeki güvenli bölgelerde de Suriyelilere yardımcı olacağız.

Suriyelilerin geleceği için 3 milyar avroya ek olarak 2018'e kadar 3 milyar avro daha tahsis edilecek."

Ahmet Davutoğlu, taraflar arasında varılan anlaşmanın önemini yineleyerek, bu sayede ilişkiler ve entegrasyon sürecinin de derinleştiğine dikkati çekti. Bunun en önemli boyutunun da vize serbestisi olduğuna değinen Davutoğlu, "Geri kabul süreci başladığı için vize serbestisi bunun uzantısı oluyor ve umarım vize serbestisi Haziran ayından önce hayata geçecek" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin hayata geçirmesi gereken 72 kriterin olduğunu hatırlatan Davutoğlu, bunların 37'sinin karşılandığını ve 35 ön koşul kaldığını ifade etti. Davutoğlu, "Umarız mayıs başına kadar bütün bu gereklilikleri yerine getirmiş olacağız ve umarız Avrupa Birliği, Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi vize serbestisinin uygulamaya geçmesi için üzerine düşenleri yapar" dedi.

Bugünkü anlaşmayla 33. faslın da açılmasının kararlaştırıldığını anlatan Başbakan Davutoğlu, bunun da Türkiye'nin AB sürecinde atılan önemli bir adım olduğuna işaret etti ve diğer fasılların da açılmasının hızlandırılmasının da dile getirildiğini aktardı.

Davutoğlu, bütün bu planların AB olmadan Türkiye'nin, Türkiye olmadan da AB'nin geleceğinin söz konusu olamayacağını gösterdiğini ve bu nedenle tarafların özellikle Suriyeli mülteciler konusunda stratejik bir ilişkiye ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve diğer yetkililerle ikili görüşmelerde bulunduklarını ve bu görüşmelerde Suriye krizini çözmeden bu anlaşmanın sonuca varamayacağına yönelik düşüncelerini paylaştıklarını ifade ederek, "Biz barışçıl bir bölge istiyoruz ve bu anlamda işbirliği çok önemli" ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda teröre yönelik dayanışma konusunda da ortak bir stratejinin bulunduğunu belirten Davutoğlu, gerçekleştirilen toplantıda Ankara'da yaşanan saldırılardan sonra gösterdikleri destek konusunda Avrupalı liderlere teşekkürlerini sunduğunu aktardı.

Başbakan Davutoğlu, Avrupa'da iki başkentin Paris ve Ankara'nın terör örgütlerinin hedefi olduğunu vurguladı. Hem Paris hem de Ankara'da omuz omuza verdiklerine işaret eden Davutoğlu, "Terörün menşei ne olursa olsun, DAEŞ olsun, PKK olsun, DHKP-C olsun farketmez. Dayanışmanın her türlü teröre yönelik olarak gösterilmesi lazım. 72 milyon, Ankara'daki saldırının kurbanlarının yasını tutarken, aynı terör örgütünün buraya çok yakın bir yerde sembolleriyle terör eylemlerini destekleme şansını bulmasından dolayı hayal kırıklığımı dile getirdim. Terör örgütleri arasında ayrım yapılmamalı" değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu, meslektaşlarına ve uluslararası topluluğa mesaj vermek istediğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Kurbanlar, mağdurlar arasında da fark gözetmememiz gerekiyor. Etnik veya dini kökeni ne olursa olsun Müslüman olsunlar, Hıristiyan olsunlar, Türk olsunlar, Fransız veya Alman olsunlar farketmez, insanlar kurbandır, terör kurbanıdır ve mağdurudur. Bu yüzden teröre karşı her türlü bu anlamda beraber durmalıyız diye düşünüyorum."

Alman halkına taziyelerini de iletmek istediğini kaydeden Davutoğlu, eski meslekdaşı ve eski dışişleri bakanı Guido Westerwelle'nin hayatını kaybettiğini, kendisiyle beraber çalışma fırsatı bulduğunu, kendisinin çok dürüst ve etkili çalışan bir diplomat olduğunu sözlerine ekledi.

SORU CEVAP BÖLÜMÜ

Türkiye-AB Zirvesi kapsamında AB Konseyi'nin toplantı salonunda, Başbakan Davutoğlu, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, ortak basın toplantısı sonrasında Türk ve yabancı gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir Türk gazetecinin "Beş müzakere başlığına ilişkin Türkiye'nin bir talebi vardı. Buna Rumların blokajı olduğunu biliyoruz. Bu konuda Türkiye'nin süreç içinde atacağı adımlar nedir? " sorusu üzerine Davutoğlu, bugün üzerinde mutabık kaldıkları anlaşmanın, Türkiye olarak teklif ettikleri Avrupalı dostlarının yaptıkları müzakerelerle gelinen bir nokta olduğunu ifade etti.

Başbakan Davutoğlu, bu çerçeveyi hem sorunlara cevap oluşturan, hem de Türkiye-AB ilişkilerine yeni boyutlar katan bir imkan olarak değerlendirdiklerini söyledi.

Son derece pratik ve netice odaklı bir sonuç aldıklarını düşündüğünü vurgulayan Davutoğlu, "Çünkü bu bizim illegal yasadışı göçü engelleyen ve yasa içinde mültecilerin Avrupa'ya gönderilmesini sağlayan ve Türkiye'deki mülteci sayısını değiştirmeyen -ne kadar mülteci alıyorsak yasa dışıyla, o kadar yasal mülteciyi Avrupa'ya göndereceğiz- bu son derece olumlu bir netice" diye konuştu.

- "Bu konuda biz de Avrupa da gerekeni yapacak"

Davutoğlu, ayrıca Türkiye-Avrupa ilişkilerine temelde 3 noktada yeni boyutlar katmaya çalıştıklarını bildirerek, şöyle devam etti:

"Birincisi vize muafiyeti. Bu konuda biz de gerekeni yapacağız, Avrupa da gerekeni yapacak. İkincisi Gümrük Birliği'nin update edilmesi, şartları uygun hale getirilmesi ki anlaşmada bu da var. Bu konuda önemli çalışmalar yapıyoruz. Üçüncüsü de yeni fasılların açılması. 29 Kasım'dan bu yana 17'nci fasıl açıldı, yıllardır fasıl açılmamıştı. Yeni bir 're-energize' dediğimiz atmosfer oluştu.

Şimdi 33'üncü faslı da açma kararı aldık, Avrupa Konseyi tarafından alındı ve ayrıca bloke edilen diğer fasılların da açılması için sürecin hızlandırılması kararı alındı. Bu konuda da özellikle 'benchmark'ların ilan edilmesi noktasında da süreç hızlandırılacak. 33. fasıl kesinlikle açılacak. Diğer fasıllar da hızlandırılacak. Dolayısıyla bu önemli, pozitif bir gelişmedir. Bütün bu unsurların Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir enerji katacağına inanıyorum."

Başbakan Davutoğlu, fasılların açılması konusunda, Juncker'ın daha önce kendisine yazdığı mektupta vurguladığı hususlarla olumlu adımların bundan sonra da devam edeceğini dile getirdi.

Davutoğlu, AB Konseyi Başkanı Tusk ile AB Komisyonu Başkanı Juncker'a katkıları dolayısıyla teşekkürlerini iletti.

- "72 bin sayısı, Avrupalıların toplam alacağı mülteci sayısı değildir"

Bir başka Türk gazetecinin, Davutoğlu'na yönelttiği "Türkiye'den alınacak Suriyeli mülteci sayısında bir kota olacak mı? Bazı haberlerde 72 bin rakamı yer almıştı. Eğer olacaksa bu kota dolduğunda başka bir alım olmayacak mı Türkiye'den. Suriyeli sığınmacılar, kim tarafından ve nasıl belirlenecek?" sorusuna "Maalesef, Türkiye ve Avrupa'da da yanlış anlaşılan bir husus oldu. 72 bin sayısı, Avrupalıların toplam alacağı mülteci sayısı değildir" cevabını verdi.

Bu sayının birebir değişim esnasında yasal göçün ilk aşamadaki rakam olduğunu vurgulayan Davutoğlu, öte yandan AB'nin mültecileri yerleştirme programı çerçevesinde de bir kotanın söz konusu olduğunu bildirdi.

Davutoğlu, gelişmelere bağlı olarak AB'nin ilan ettiği mültecileri yerleştirme programının daha büyük bir proje olduğunun altını çizdi.

Soruların ardından Davutoğlu-Tusk-Juncker gazetecilere birlikte poz verdi.

Yasal düzenleme yapılacak mı?

Davutoğlu, sığınmacıların geri kabul edilmesiyle ilgili yasal bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı ile ilgili bir soru üzerine, bugüne kadar Türkiye'ye sığınmacılara muamele konusunda tek bir eleştiri gelmediğini vurguladı. Davutoğlu, şunları dile getirdi:

"Bu Başbakan olarak benim için gurur duyulabilecek bir şey. Çünkü, son 5 yıldır 300 bin kişinin yaşadığı kamplarımız var. Bunlar normal kasabalara, köylere dönüşmüş durumda. Okul, hastane gibi tüm imkanlar mevcut, sıcak yemek servisi yapılıyor. 2,4 milyon Suriyeli sığınmacı ise şehirlerde Türk halkıyla beraber yan yana yaşıyor. Türk toplumunda onlara dönük herhangi bir ırkçılık ya da yabancı düşmanlığı yok. Bu bizim kültürümüz. Örneğin, Başbakan olarak seçimlerden sonraki ilk kararlarımdan biri, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılara çalışma izni verilmesi oldu. Bu zor bir karardı, Avrupa'daki tüm siyasi liderler bunu kabul edecektir. Muhalefet eleştirdi ancak yüzde 10 kadar işsizlik oranına rağmen, halkımız bu politika hakkında herhangi bir şey söylemedi. Çünkü biliyorlar ki Suriyeli sığınmacılar da kendileri gibi insan. Sığınmacıların şartları iyi planlanmış durumda. Bu konuda herhangi bir şüphesi olanlar gelip görebilir. Suriyeli olmayanlar için de aynı durum söz konusu."

Davutoğlu, dünyada sığınmacı sorununu yakından takip eden herkesin Türkiye'nin sığınmacılar için sağladığı şartları takdir ettiğini söyledi.

Geri kabullerin başlamasıyla bazı zorluklarının ortaya çıkacağını ifade eden Davutoğlu, ancak bu konuda AB ve Türkiye arasında ortak projelerin hayata geçirileceğini belirterek, "Anlaşmayı eleştirenler, daha iyi bir seçenek sunmalı. Daha iyisi yok" dedi.

Başbakan Davutoğlu, sığınmacılara muamele konusunda ders almak isteyenlere, Türkiye'nin tecrübelerini gözlemlemesi tavsiyesinde bulundu.

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk da bir soru üzerine, Türkiye-AB ilişkilerinde Avrupa’ya düzensiz göçü durdurmak hedefinde önemli bir dönüm noktası bulunduğunu belirterek, "Bu anlaşmanın önemli sonuçlarının olacağına inanıyorum” diye konuştu.

Toplantıda Kıbrıs Rum Kesimi’nin blokajlarının hatırlatılması üzerine Tusk, kendilerinin Türk tarafı konusundaki beklentilerinin daha büyük olduğunu ancak en azından bir konuda ilerlediklerini vurguladı. Donald Tusk, bazı şeylerin başarıldığını ve bunun kendisi açısından gelecek için umut verici bir işaret olduğunu söyledi.

Tusk, kendisi için üye devletlerin Yunanistan’a mali desteğe hazır olmasının tatmin edici olduğuna ve bu ülkeyi iltica başvuruları sürecinde desteklemek gerektiğine işaret etti.

Avrupa’nın ileri standartları nedeniyle mülteciler açısından tüm dünyada temel hedef bölge olduğunu vurgulayan Tusk, "Dünyanın en ileri standartlarına sahip bölgesi olarak düzensiz göçü kontrol altına almayı başarmalıyız. Şunun altını çizmek gerekir ki Avrupa’nın mülteciler için temel hedef bölge olması tesadüf değil” ifadelerini kullandı.

AYRINTILAR

AB ile Türkiye, sığınmacı krizine köklü çözüm getirecek ve AB-Türkiye arasında işbirliğini güçlendirecek bir anlaşmada mutabık kaldı.

Zirve sonunda yayımlanan ortak açıklamaya, pazar günü Ankara'daki bombalı saldırı nedeniyle Türk halkına başsağlığı dilenerek başlandı. Açıklamanın taslağında yer almayan "AB Konseyi üyeleri, bu hunharca saldırıyı kınıyor" ifadesini metne eklenirken, "terörün her türlüsüyle mücadeleye verilen sürekli destek" yinelendi.

Anlaşmanın maddelerinde, sığınmacı kriziyle mücadele etmek için atılacak adımlar sıralandı. Metne göre, 20 Mart itibarıyla Türkiye'den Yunan adalarına geçen tüm yeni düzensiz göçmenler Türkiye'ye gönderilecek. Uygulama, "insani sıkıntılara son vermek ve kamu düzenini sağlamak için gerekli geçici ve olağanüstü bir önlem" olacak.

Yunan adalarına gelen tüm göçmenler, kurallara uygun kaydedilecek ve her iltica başvurusu, Yunan yetkililer tarafından işleme konulacak. İltica başvurusu yapmayanlar ile başvuruları temelsiz veya kabul edilemez bulunanlar, Türkiye'ye gönderilecek. Bunun uygulanabilmesi için Türk görevliler, Yunan adalarına, Yunan görevliler de Türkiye'de çalışma yürütecek. Tüm geri dönüşlerin masrafları, AB tarafından karşılanacak.

Yunanistan'ın itirazı üzerine "Halihazırda Yunan adalarında olan sığınmacılar, anakaradaki kamplara transfer edilecek" maddesi ise son açıklamaya alınmadı.

- AB bu sene en fazla 72 bin sığınmacı alacak

Türkiye'nin "Yunan adalarından Türkiye'ye gönderilen her bir Suriyeli sığınmacı için Türkiye'den bir Suriyeli sığınmacı, AB ülkelerine yerleştirilecek. Ancak Türkiye'den AB'ye yerleştirilecek sığınmacı sayısı, en fazla 72 bin olarak belirlendi. Bu sayıya ulaşılamazsa durum gözden geçirilecek, eğer 72 bin aşılırsa mekanizmaya devam edilmeyecek.

Yeniden yerleştirmelerde, daha önce AB'ye yasa dışı yollardan girmeyen ve bunu denemeyenlere öncelik verilecek.


- Bulgaristan için de güvence verildi

Bulgaristan'ın olası bir anlaşmanın kendilerini kapsamaması halinde veto tehdidi de dikkate alındı. Bu çerçevede, Türkiye'nin, kendi sınırları içinde yasa dışı göçte yeni deniz ve kara güzergahı açılmaması için gerekli tüm önlemleri alacak. Bu konuda Türkiye, AB'nin yanı sıra komşu ülkeler (Yunanistan ve Bulgaristan) ile işbirliği yapacak.

- Sığınmacı akışının sona ermesi istendi

AB ülkelerinin gönüllülük esaslı Türkiye'den sığınmacı almasını öngören AB Komisyonu'nun planı "düzensiz göçmen veya sığınmacı akışının sona ermesi veya oldukça azalmasına" bağlandı. Üye ülkeler, istemeleri halinde bu plana katkı sağlayacak.

-Vizede nisan şartı

Türk vatandaşları için vizelerin en geç haziran sonunda kaldırılması amacıyla vize serbestisi süreci hızlandırılacak. Bunun için Türkiye, geriye kalan tüm kıstasları yerine getirecek. Bu şartlar karşılanırsa, AB Komisyonu, vizelerin kaldırılması için nisan ayı sonunda tavsiye kararını açıklayacak. Bu konuda son kararı ise AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu verecek.

- Ek 3 milyar avro

Türkiye'nin Suriyeli sığınmacıların şartlarını iyileştirmek için kullanılacak 3 milyar avroluk AB fonun harcanması hızlandırılacak. Bunun için "sağlık, eğitim, altyapı, gıda ve yaşam masrafları gibi sığınmacılara dönük somut projeler bir hafta içinde belirlenecek. Ek yardım konusunda ise "Bu fon tamamen kullanıldıktan sonra, arzu edilen sonuca ulaşabilmek için AB, 2018 sonuna kadar 3 milyar avroyu bulabilecek ek bir fonu harekete geçirecek" denildi.

Taslakta ise "2018 sonuna kadar 3 milyar avroyu bulabilecek ek bir fon konusunda karar vermeye hazır olacak" deniliyordu.

- 33. fasıl açılacak

Uzlaşmanın en zor sağlandığı konu, fasıl açılması oldu. Ankara, üyelik sürecinin hızlandırılması için yeni fasılların açılmasında ısrar etti. Türkiye özellikle enerji (15. fasıl), yargı ve temel haklar (23. fasıl), adalet, özgürlük ve güvenlik (24. fasıl), eğitim ve kültür (26. fasıl) ve dış, güvenlik ve savunma politikaları (31. fasıl) olmak üzere 5 faslın daha açılmasını istedi.

Güney Kıbrıs Rum kesimi, bu fasılların açılması üzerindeki vetolarını kaldırmayınca ara formül bulundu. Bu çerçevede, kimsenin bloke etmediği "Mali ve Bütçesel Hükümler" başlıklı 33 nolu faslın, 30 Haziran'da sona erecek Hollanda'nın AB dönem başkanlığı sırasında açılamasına karar verildi. Diğer fasılların açılması için hazırlık çalışmalarının hızlandırılmış bir şekilde devam etmesi de açıklamada kayıt altına alındı.

- Suriye'de güvenli alanlar

Türkiye'nin Suriye içinde oluşturulacak güvenli alanlarda Suriyelilere yardım edilmesini öngören teklifi aynen kabul edildi. Bu konuda "AB ve üye devletler, yerel halk ve mültecilerin daha güvenli olacak alanlarda yaşamasına izin verecek Suriye içindeki insani şartların iyileştirilmesi için herhangi bir ortak çabada Türkiye'yle çalışacak" denildi.

Türkiye'nin isteği üzerinde, Gümrük Birliği de metne girdi. Bu konuda, "AB ve Türkiye Gümrük Birliği'nin güncellenmesine dönük devam eden çalışmalardan memnuniyetle karşılıyor" ifadesi kullanıldı.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23