Dar koltuklu uçaklarda seyahat, bilgisayar başında saatlerce kalmak aynı sendroma yol açıyor.
Soruna çözüm olabilir mi acaba diye hareketli sandalyeler de üretildi ama, tutulmadı.. Çare sık sık yerinden kalkmakta..
Bunlar “modern hayat”ın yeni hastalıkları. Daracık koltuk araları olan uçaklarda sözde ucuza yapılan saatlerce süren seyahat, bilgisayar başında saatlerce çalışma, günümüzün olağan hadiseleri.. Fakat bunlar sağlığımızı etkiliyor bir şekilde. Damar Trombosisi denilen hasatalık da bunlardan biri.. Büro çalışanları uzun süre oturmaktan dolayı damar trombosisi riskine uçak yolcularından daha fazla meyilli...
Yeni Zelanda’da yapılan bir araştırma, uzun saatlerini masa başında hareketsiz geçiren büro çalışanlarının, damar trombosisi riskine uzun uçak yolculuğu yapanlardan daha fazla meyilli olduğunu ortaya koydu.
Sonuçları basın aracılığıyla duyurulan, Wellington Tıbbi Araştırma Enstitüsü’nden Richard Beasley başkanlığındaki araştırmaya göre, damar trombosisi yüzünden hastaneye yatırılanların üçte biri, bilgisayar başında uzun saatler oturan büro çalışanları.
Araştırmada, çalışmada incelenen 62 kişinin yüzde 34’ünün büro çalışanı, yüzde 21’inin de kısa süre önce uzun uçak yolculuğu yapanlar olduğu ortaya çıktı.
Profesör Beasley, damar trombosisinden mustarip bazı büro çalışanlarının günde 14 saat bilgisayar başında oturduğunu, bazılarının da hiç ayağa kalkmadan 3-4 saati masa başında geçirdiğini söylediğini ifade ediyor.
Uzun uçak yolculuğunda ortaya çıkan ve kimi zaman ölümcül de olabilen damar trombosisi aslında haksız yere “ekonomi sınıfı sendromu” olarak adlandırılıyor çünkü her sınıf uçuşta bütün yolcuları etkilediği görülebiliyor.
Nedir bunun aslı?
Bu vücudun, derin toplardamarları içerisinde pıhtı oluşumu ile seyreden bir durumdur. Pıhtı, kanın akışkanlığının değiştiği ve kümeleşmeye eğilimin olduğu durumda oluşur.
Derin toplardamarların vücutta en fazla bulunduğu yerler, bacak yada uyluktur. Ancak, diğer vücud bölgelerinde de oluşabilir.
Derin toplardamar içerisinde oluşan pıhtı, parçalanıp kan akımı yönünde taşınabilir.
Kan akımı ile akciğere taşınıp, doğal kan akımını kapatmasi olayına ise hayatı tehdit eden tedavi edilmediğinde akciğerleri ve diğer organların çalışmasını da etkileyen oldukça ciddi bir sorundur.
Sebepler neler?
Sebepler arasında sadece bilgisayar başında oturmak, dar koltuk aralı uçaklarda uzun süren uçak yolculuklar değil elbette.
Gebelik, özellikle doğum sonrası ilk 6 haftanın riskleri,
Kanser tedavisi alan hastalar,
Tıbbi tedavi için plastik boru sistemi takılı hastalar
60 yaş üzeri olmak
Aşırı kilolu olmak gibi sebepler de sayılabilir.
Belirtiler nasıl?
Şişme,
Ağrı, şiddetli hassasiyet (yürüme yada ayakta durma halinde ortaya çıkabilir)
Şişen yada hassasiyet olan bölgede ısı artışı (toplardamar iltihabı)
Bacakta ciltte kırmızı renk değişimi çok dikkat çeken belirtilerdir.
Eğer pıhtı akciğere kadar ilerlemişse, yani “Pulmoner emboli” hali ortaya çıkıyorsa onun belirtileri şöyle:
Açıklanamayan nefes darlığı
Derin nefes alırken ağrı
Öksürük ile beraber kan çıkması..
Ne yapılabİlİr?
Eğer kan sulandırıcı alamıyorsanız yada kan sulandırıcı kullanmanıza rağmen pıhtı oluşuyorsa, ven kava filtresi kullanılabilinir. Vena kava denen büyük toplardamara yerleştirilen filtre sayesinde parçalanma sonucu oluşmuş pıhtılar filtre edilir, akciğerlere gitmeleri engellenmiş olur. Bu durum, pulmoner emboli gelişimini engeller. Ancak, unutulmaması gereken nokta, yeni pıhtı oluşumunu engelleyen bir durum değildir.