Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, TBMM Genel Kurulu'nda 2021 yılı bütçesini sundu: (4)
"Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuki reform irademizin arkasındayız. Yatırım ortamını iyileştiriyor, ekonomi alanında yeni fırsatlara sağlam hukuki dayanaklar oluşturuyoruz. Bunları yakın zamanda Yüce Meclisimizin gündemine taşıyacağız" - "Karabağ'ı Ermeni işgalcilere peşkeş çekmeye çalışan Fransa'yı şiddetle kınıyorum" - "Savunma sanayisinde elde ettiğimiz kazanımlar ulusal ve uluslararası politikalarımızı sahada ve masada kararlılıkla uygulamamıza çok ciddi katkı veriyor" - "Kadınlarımızı hedef alan istismar, şiddet eylemleri ya da zulümlerle hep birlikte mücadele etmeliyiz"
TBMM (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuki reform irademizin arkasındayız. Aynı zamanda yatırım ortamını iyileştiriyor ve ekonomi alanında yeni fırsatlara sağlam hukuki dayanaklar oluşturuyoruz ve bunları yakın zamanda Yüce Meclisimizin gündemine taşıyacağız." dedi.
Oktay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerine başlanılan 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin sunuş konuşmasını yaptı.
Kalkınmanın temel unsuru olan enerji konusunda son 18 yılda Cumhuriyet tarihinin bütününde yapılanları katbekat aşan başarılar yakalandığını söyleyen Oktay, Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis sismik araştırma gemileriyle Doğu Akdeniz'de 46 bin kilometrekare ve Karadeniz'de 33 bin kilometrekare üç boyutlu sismik veri toplandığını, Fatih ve Yavuz sondaj gemileriyle 9 derin deniz sondajının tamamlandığını dile getirdi.
Fatih sondaj gemisiyle Ereğli'nin 175 kilometre açığında, Karadeniz'in Sakarya havzasında Cumhuriyet tarihindeki en büyük doğal gaz keşfinin gerçekleştirildiğini hatırlatan Oktay, 20 Temmuz'da başlatılan Tuna-1 kuyusundaki sondajda 405 milyar metreküplük doğal gaz rezervi keşfedildiğini ifade etti.
31 Ocak'ta teslim alınan ve modernizasyonu tamamlanarak Mersin Taşucu Limanı'ndan ayrılan Kanuni sondaj gemisinin ise 2021'in ilk aylarında Karadeniz'de faaliyete başlayacağını bildiren Oktay, bu çalışmalar kapsamında Karadeniz'in Sakarya havzasında toplamda yaklaşık 40 kuyu açılacağını ve 2023'te doğal gazı vatandaşın kullanımına sunacaklarını belirtti.
Oktay, 2020'nin ilk 9 ayında üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 46'sının yenilenebilir enerji kaynaklarından, yüzde 34'ünün kömürden, yüzde 19'unun doğal gazdan, geri kalanının ise diğer kaynaklardan sağlandığını, yerli ve yenilenebilir kaynakların payının yüzde 61'e ulaştığını ifade etti.
2021'de ise Türkiye'nin elektrik enerjisi kurulu gücünün yaklaşık 100 bin megavata ulaşmasının hedeflendiğini dile getiren Oktay, "2000'li yıllarda yalnızca 5 şehrimizde doğal gaz kullanılmaktayken 2018'den itibaren bugüne kadar yürütülen çalışmalarla 81 ilimizin tümüne, 559 ilçe ve beldemiz ile 165 OSB'ye doğal gaz arzı sağlandı." dedi.
Oktay, 2000'li yıllarda 1,3 milyon olan doğal gaz abone sayısının 17 milyona çıktığını, ülke nüfusunun yüzde 80'ine doğal gaz kullanım imkanı sunulduğunu, doğal gazdan aktif olarak faydalanan nüfusun ise 55 milyona yükseldiğini aktardı.
- "Reel kesim destekleri için 50,6 milyar lira kaynak ayıracağız"
Oktay, 2021 yılı bütçesinden 50,6 milyar lira kaynağı reel kesim destekleri için ayıracaklarına işaret etti.
Yüksek teknolojili ürünlerin Türkiye'de üretilebilmesi için uçtan uca bir destek mekanizması olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'nı başlattıklarını hatırlatan Oktay, ilk aşamada makine sektöründeki projeler için destek kararları yayınladıklarını, böylece yaklaşık 2 milyar liralık yatırımla servo motorlar, CNC tezgahları, eklemeli imalat makineleri gibi yüksek teknolojili ürünlerin yerli olarak üretilmesine imkan sağlanacağını anlattı.
18 Temmuz'da inşaatı başlatılan Türkiye'nin Otomobili fabrikasının 18 ayda tamamlanması ve araçların 2022'nin son çeyreğinde üretim bandından indirilmesinin planlandığını belirten Oktay, TOGG'la birlikte çevreye duyarlı bir mobilite ekosisteminin hayata geçirileceğini, böylece otomotiv sektörünün dönüşümüne de katkı sağlanacağını anlattı.
- "Savunma sanayisine özel önem veriyoruz"
Oktay, "Savunma sanayisinde kendi imkanlarımızla imal edebileceğimiz hiçbir ürünü dışarıdan satın almamak, özellikle kritik ürün ve malzemelerde 'yüzde 100 yerlilik-millilik hedefine ulaşmak' şiarıyla bu alana özel önem veriyoruz." dedi.
Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp imal edilen Turboşaft Motoru'nun tesliminin ve tasarım merkezinin açılışının, savunma sanayisi ve yüksek teknolojide yeni bir aşamanın müjdecisi olduğuna dikkati çeken Oktay, "Turboşaft projemizle ülkemizde bu ve benzeri sınıftaki motorları test edebilecek bir test altyapısı tesis etmiş oluyoruz. Bu altyapı milli muharip uçak motoru gibi daha yüksek güç sınıfı motorların test edilmesinde de kullanılabilecek." ifadelerini kullandı.
Savunma Sanayii Başkanlığınca halihazırda 700'ü aşkın proje yürütüldüğünü aktaran Oktay, "Savunma sanayisi olarak savaş gemisi tasarım ve üretimi dahil bir zamanlar yurt dışından tedarik edemediğimiz İHA, SİHA, TİHA, ATAK, Fırtına obüsü gibi sistemlerin üretiminde artık dünyanın önde gelen ülkelerinden biriyiz." dedi.
Oktay, Yeni Nesil Savaş Uçağı, Bayraktar TB-2 Taktik İHA Sistemi, TCG Anadolu hücum gemisi, Bora, Kasırga, Hisar ve Korkut sistemleri, uzun menzilli hava ve füze savunma sistemleri, Hürkuş, ANKA İHA Sistemi, milli piyade tüfeği, Altay tankı ve zırhlı araçların, savunma sanayisi projelerinden bazıları olduğunu anlattı.
Milli Savunma Bakanlığınca tasarım patenti alınan MİLGEM Projesi kapsamında ilk dört gemi olan Heybeliada, Büyükada, Burgazada ile Kınalıada'nın hizmete girdiğini söyleyen Oktay, şöyle konuştu:
"Savunma sanayisinde elde ettiğimiz kazanımlar ulusal ve uluslararası politikalarımızı sahada ve masada kararlılıkla uygulamamıza da çok ciddi katkı veriyor. Savunma sanayimizdeki ilerlemenin sahadaki etkilerini hem sınırlarımızın içinde ve dışında teröre karşı yürüttüğümüz başarılı mücadelede hem de dost ve kardeş ülkelerin istikbal ve istiklali için verdiğimiz desteklerde görüyoruz. Bunun en son örneği, işgalci Ermenistan'a karşı tüm imkanlarımızla kardeş Azerbaycan'ın yanında oluşumuzdur. Ermenistan, Karabağ'da kadın çocuk demeden sivilleri katlederken uluslararası toplum sessizliğe bürünmüştü. Şaşırmadık, her zaman yaptıkları şey. Biz bu sessizliği İdlip'ten, Hama'dan hatırlıyoruz. Uluslararası toplumun bu kayıtsızlığını bizi Filistin'den, Yemen'den, Arakan'dan biliyoruz.
Yaşanan insani zulümler karşısında dünyanın bu sessizliğine karşı Cumhurbaşkanımız liderliğinde gerektiğinde yedi düvele meydan okuyor, dostlarımız için Hakk'ın ve hakikatin yanında yer alıyoruz, almaya da devam edeceğiz. Kıbrıs meselesinde Libya konusunda, Irak'ta, Suriye'de yaptığımız budur. Karabağ'ın Ermenistan işgalinden kurtarılması için verdiğimiz destek de kardeşliğimizin olduğu kadar dış politikada onurlu duruşumuzun bir gereğidir. Kardeş Azerbaycan'ı kazandığı zafer dolayısıyla tebrik ederken bağımsız bir devletin toprakları olan Karabağ'ı Ermeni işgalcilere peşkeş çekmeye çalışan Fransa'yı da şiddetle kınıyorum. Bölgemizde istikrar, barış ve huzurun sağlanması için Türkiye olarak üzerimize düşeni yapmaya, insandan, vicdandan yana politikalar izlemeye devam edeceğiz."
- "Yeni mağduriyetlerin önüne geçmek için çalışıyoruz"
Sosyal politika uygulamalarında yeni bir döneme geçiş sağladıklarını ifade eden Oktay, Aile Sosyal Destek Programı'nı başlatarak sosyal politika uygulamalarında talep odaklı hizmet anlayışından arz odaklı hizmet anlayışına geçtiklerini dile getirdi.
2021 yılı bütçesinde sosyal harcamalar için ayrılan kaynak miktarını 81,2 milyar liraya çıkardıklarını belirten Oktay, bu tutarın, 2021 yılı bütçesinin yüzde 6'sına denk geldiğine işaret etti.
"Bizim büyük ve güçlü Türkiye fotoğrafımızın ön saflarında kadınlarımız vardır." diyen Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kadınların, hayatın her alanında hak ettikleri seviyeye gelebilmeleri için büyük gayret gösterdiklerini vurguladı.
Toplumun huzuru ve geleceğin teminatı için aile birliğinin güçlendirilmesi yönünde politikalar yürüttüklerini anlatan Oktay, şöyle devam etti:
"Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz pek çok hukuki ve idari düzenlemeyle kadınlarımızın yanında yer aldık. Kadınların sosyal hayata katılımları ve istihdamının önündeki engelleri kaldırdık. Bilhassa kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda azami hassasiyet gösterdik ve bu hassasiyetimizi koruyoruz. Sebebi ne olursa olsun bir kadınımız mağdur olmuşsa onu devletin koruma şemsiyesi altına alıyoruz ve yeni mağduriyetlerin önüne geçmek için çalışıyoruz. Kadınlarımızı hedef alan istismar, şiddet eylemleri ya da zulümlerle hep birlikte mücadele etmeliyiz. Terör örgütü tarafından çocuk yaşta dağa kaçırılan, geleceği çalınan kızlarımızı da tacize uğrayan, şiddet gören kadınlarımızı da aynı hassasiyetle korumaya devam edeceğiz."
Bu kapsamda Kadının Güçlenmesi Programı için ayrılan bütçe miktarını 2021'de yüzde 19,8 artırdıklarını belirten Oktay, "Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri", "Türkiye'nin Mühendis Kızları", "İş'te Anne Projesi", "Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi Çalışmaları" ve "Aktif Kadın İşgücü Destekleri" ile kadınlara yönelik sigorta primi destekleri ve teşvikler gibi çalışmalara daha fazla kaynak ayırarak devam edeceklerini belirtti.
Oktay, Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi, Kadın Konuk Evleri ve Sosyal Hizmet Merkezleri'ni daha da güçlendireceklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, gençlerin serbest zamanlarını verimli ve faydalı şekilde değerlendirilmelerini sağlamak için faaliyet gösteren gençlik merkezi sayısının, 2020 Kasım ayı itibarıyla 350'ye ulaştığını, merkezlerdeki üye sayısının aynı dönemde 2,3 milyona çıktığını bildirdi.
Artan spor yatırımları sayesinde 2002'de 1575 olan spor tesisi sayısının, 2020'de 3 bin 774'e çıktığını söyleyen Oktay, bu kapsamda 2002-2020 yılları arasında 2 bin 513 mahalle tipi futbol, basketbol ve voleybol sahası, 1365 sentetik futbol sahası, 904 spor salonu, 56 atletizm pisti, 174 yüzme havuzu yapıldığını kaydetti.
- "Hukuki reform irademizin arkasındayız"
Hukuk devleti ilkesinin temelinin yargı bağımsızlığı olduğunu belirten Oktay, "Hukuki reform çizgimizin temel motivasyonu da iyi işleyen, bağımsız, tarafsız bir yargı sistemidir." dedi.
Daha önceki süreçte Anayasa ve başta temel yasalar olmak üzere gerçekleştirilen değişikliklerle demokratikleşme yönünde sisteme önemli yenilikler kazandırıldığını dile getiren Oktay, kişisel verilerin korunması, çocuk haklarının anayasal koruma altına alınması, sendikal özgürlüklerin geliştirilmesi, kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkının getirilmesi, bilgi edinme ve bireysel başvuru hakkı gibi sosyal ve demokratik haklarda yeniliklerin anayasal zeminde hayata geçirildiğini anlattı.
Reforma bakış açısının bir yansıması olan Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin, 30 Mayıs 2019'da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandığını hatırlatan Oktay, Meclis'in katkılarıyla bu kapsamda önemli mevzuat değişikliklerini kısa sürede hayata geçirdiklerini aktardı.
Bu değişikliklerle hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi, infaz sisteminde çözüm bekleyen konulara ilişkin düzenlemeler ve yargılamalarda adalete erişimi güçlendiren kanunların yürürlüğe girdiğini anımsatan Oktay, "2019-2023 yıllarını kapsayan Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin uygulanma oranı henüz ikinci yılında yaklaşık yüzde 50'ye ulaştı. Belirlediğimiz takvime uygun olarak çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürme kararlılığındayız." diye konuştu.
Oktay, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hukuki reform irademizin arkasındayız. Reformlar vesilesiyle hukukun üstünlüğünü güçlendiriyor ve demokrasinin işlerliğini artırıyoruz. Aynı zamanda yatırım ortamını iyileştiriyor ve ekonomi alanında yeni fırsatlara sağlam hukuki dayanaklar oluşturuyoruz ve bunları yakın zamanda Yüce Meclisimizin gündemine taşıyacağız." ifadelerini kullandı.
Vatandaş odaklı bir icraat bütçesi olarak hazırladıkları 2021 yılı bütçesinin, Türkiye'nin kalkınması ve vatandaşların refahının artırılması doğrultusunda en kaliteli kamu hizmetlerine dayanak teşkil edeceğine inandıklarını ifade eden Oktay, 2021 yılı bütçesinin uygulanmasında bugüne kadar olduğu gibi mali disiplinden taviz vermeyeceklerini vurguladı.
Oktay, 2021 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve 2019 yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin hazırlanması sürecinin her aşamasında sağladığı perspektif, liderlik ve destek dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve bütçenin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
(Bitti)