Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsame Bin Ladin’i, DAEŞ’i “besleseydi” dünya ne derdi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa’daki terör saldırısının faili olan örgütün üst düzey mensuplarını Beştepe’de ağırlasaydı Fransa ne yapardı?
İçimizdeki Fransızlar “İşte terör destekçisi Erdoğan” diye dünyaya haykırmaz mıydı?
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande bunu yaptı ama… Çoluk çocuk demeden vatandaşlarımızı katleden, terör örgütü PKK-PYD’nin iki yetkilisini Elysee Sarayı’nda, Cumhurbaşkanı düzeyinde ağırladı!
Devam edelim…
Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Rusya’daki terör saldırısı gerçekleştiren DAEŞ’e destek veren “yandaşları”, Dışişleri Bakanlığı düzeyinde ağırlasaydı Rusya ne yapardı? İçimizdeki Rus oğlu Ruslar, Putin’e “gel vur bizi, al intikamını” diye yalvarmaz mıydı? Mevlüt Çavuşoğlu’nu istifaya çağırmaz mıydı?
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov bunu yaptı ama… Kürt çocukların ellerine silah verip terörize eden, “hendeklere gömen”, HDP-PKK’lı Proje Demirtaş’ı, Dışişleri Bakanlığı düzeyinde “davet etti” ve görüşmeler yaptı!
Hadi bunu da geçtik diyelim…
Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tanju Bilgiç, Türkiye ile Rusya’nın diplomatik ilişkilerini ilgilendiren bir konuda, DAEŞ’in karanlık isimlerinin beyanatlarını dayanak olarak gösterseydi, Rusya’nın tutumu ne olurdu? İçimizdeki Rus çocukları yine “Erdoğan istifa” sloganlarıyla dünyaya ağlamaz mıydı?
Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova gözümüzün içine baka baka bunu yaptı ama… FETÖ’nün içindeki şeytan Fuat Avni’nin Twitter üzerinden yaptığı F Tipi algı operasyonlarını, iddialarına dayanak olarak gösterdi.
Zaharova, FETÖ istihbaratının algı operasyonlarının “kuklası” olarak KGB’nin karizmasını “cırrrrrt” diye çizdi gerçi ama neyse…
Uzatmaya değmez, ABD’ye gelelim…
Türkiye, Amerika’daki 11 Eylül terör saldırısı sonrası Üsame Bin Ladin’i Türkiye’ye kabul etseydi, üzerine bir de malikâne tahsis etseydi, ABD ne yapardı? Türkiye’deki Bush oğlu Bush ABD “beslemeleri” kıyameti koparmaz mıydı?
Amerika bunu yaptı ama… 17-25 Aralık darbe kalkışmasını planladığı ve devleti yıkmaya çalıştığı için “Kırmızı Bültenle” aranan bir suçluyu, FETÖ terör örgütü lideri Fetullah Gülen’i malikânelerde besledi.
Gerçi “besle kargayı, oysun gözünü” misali ABD’de de devlete, CIA’ye, FBI’a “sızdı”, senatör satın aldı ama neyse…
İngiltere’ye geçelim…
Türk milletvekilleri, İngiltere’deki metro saldırısını gerçekleştiren teröristlerle gizli ittifaklar, görüşmeler yapsaydı İngiltere ne yapardı? Türkiye’deki İngiliz Anahtarları (Hamamcılar) kazan kaldırmaz mıydı? Kâğıt kaplanlar, “Manyak mısın sen? Karşında koskoca İngiltere var” diye kudurmaz mıydı?
İngiliz milletvekilleri bunu yaptı ama… Askerin dahi zırhlı araçlarla girebildiği Sur sokaklarını, elini kolunu sallaya sallaya arşınladı.
Türkiye siyasetini, İngiliz üniversitelerinde “devşirdiği” Türklerle dizayn etti!
Suriye, askeri tesislerinde yıllarca PKK’lılara askeri eğitim verdi.
İran kendi topraklarında PKK’nın onlarca terör kampı kurmasına izin verdi.
Lübnan Ermeni Partisi, PKK ile yakın ilişkiler içindeydi. Bu sayede PKK’nın çok sayıda kampına ev sahipliği etti.
Libya, PKK’ya en etkili desteği verdi! Apo, Kaddafi’nin verdiği “açık” destekle televizyonlarda örgüt propagandası yaptı!
Irak, PKK’ya verdiği desteği hiçbir dönemde esirgemedi. İstihbarat işbirliği yaptı. Teröristleri eğitti, donattı. PKK’nın bürosu bile bulunuyor.
Sırbistan Savunma Bakanı’nın “Tüm Ortodoks Dünyası PKK’yı desteklemelidir ve Türklere karşı cephe almalıdır” açıklaması sonrası, PKK ile ortak savaş stratejileri üretmeye başladı.
Ermenistan’da PKK kampları bulunuyor. Ermeni Yazarlar Birliği, Apo’yu “Büyük Ermenistan” projesine katkılarından ötürü “onur üyeliğine” layık gördü!
Yunanistan da farklı değil… Yunan milletvekilleri, Rum ordusu komutanları Apo’yu Beka Vadisi’nde defalarca ziyaret etti. Füze eğitimi verdi. Hatta Şemdin Sakık’ın ifadesine göre, helikopterlere karşı füze kullanabilmeleri için askeri eğitim verdi. PKK’ya 9 adet Stinger füzesi verdi!
Fransa’da PKK’nın radyo ve dergileri bulunuyor.
Almanya’da ise PKK ile bağlantılı yüzlerce dernek… Binlerce PKK yanlısı sığınmacı… PKK adına yayın yapan birçok gazete ve dergi bulunuyor.
İngiltere için sadece bunu söylemem kâfidir sanıyorum. PKK’nın Avrupa temsilcisi Kâni Yılmaz, İngiliz parlamentosunda PKK’yı anlattı!
Hollanda, Kürdistan Kültür Festivali’ne ev sahipliği yaptı! Amsterdam’da Kurd-Ha bürosu bulunuyor.
Danimarka’da 1994’te PKK sempozyumu düzenlendi. Çok sayıda PKK radyoları bulunuyor.
İspanya’da, PKK’nın Avrupa sorumlusu Kani Yılmaz, İçişleri Bakanı ile temaslar yapıyor. Madrit’te Kürdistan Enformasyon Merkezi bulunuyor.
Güney Afrika Cumhuriyeti’nde PKK’nın bürosu bulunuyor.
İsviçre’de PKK bağlantılı onlarca dernek, terör kampı ve radyo bulunuyor.
Belçika, MED TV’nin kurulmasına izin verdi ve sürgündeki Kürt parlamentosuna yer verdi.
İtalya, PKK destekli Kürdistan Sempozyumu yapılmasına göz yumdu. Kırmızı Bültenle aranan Kani Yılmaz’ın basın toplantıları yapmasını görmezden geldi.
Amerika ve Rusya’nın PKK ile bağlantıları fazlasıyla biliniyor…
PKK’nın, Kanada, Avusturya, Finlandiya, Avustralya ve Norveç’te de bazı faaliyetleri bulunuyor…