Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletimizden ricamız...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ölümcül koronavirüs salgınıyla ilgili "Türkiye'nin yükselişi kimsenin önünde duramayacağı geri döndüremeyeceği bir ivmeye ulaşmıştır. Yeter ki milletçe sahip çıkalım. Halen süren kimi kısıtlamaları bu çerçevede ödememiz gereken bedeller olarak görmeliyiz. Salgının seyrine bağlı olarak bunları da en kısa sürede yeniden değerlendireceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları
Kabinemizin 2. yılını doldurması vesilesiyle bugün kapsamlı icraat değerlendirmesi yapacağımızı ifade etmiştik. Gündemin yoğunluğu sebebiyle önümüzdeki hafta müstakil bir program da yapmayı kararlaştırdık. Bugün; son 5 aydır olduğu gibi, koronavirüs salgını etkileri ve sonuçları geliyordu. Türkiye bu konuda dünyaya örnek bir başarı ortaya koymuştur.
'Milletimizden ricamız kuralları bırakmamasıdır'
Salgının zirve dönemini alnımızın akıyla geride bıraktık. Dünyanın önemli bir bölümünde salgında rekorlar kırıldığı dönemde biz gayet sakin geçiriyoruz. Sağlam altyapımız ve dikkatli organizasyonumuz sayesinde kolayca üstesinden geliyoruz. Milletimizden ricamız bu tablonun daha iyiye gitmesi için kuralları bırakmamasıdır. Vaka ve ölüm sayılarının yeniden aşağı yönlü eğilime girmiş olması sevindirici. Biraz daha gayretle bu sayıları sıfıra yaklaştırmalıyız.Türkiye elde ettiği bu küresel başarının karşılığını, siyasi ve ekonomik sınıf atlatabilecek konumdadır. Bu fırsatı değerlendirip değerlendirememe kararını 83 milyon hep birlikte vereceğiz.
'Hastalığın bizi esir almasına izin vermedik'
Ülkemizdeki her kesimi yeni döneme hazırlamanın gayreti içerisindeyiz. Türkiye'nin yükselişi kimsenin önünde duramayacağı geri döndüremeyeceği bir ivmeye ulaşmıştır. Yeter ki milletçe sahip çıkalım. Halen süren kimi kısıtlamaları bu çerçevede ödememiz gereken bedeller oalrak görmeliyiz. Salgının seyrine bağlı olarak bunları da en kısa sürede yeniden değerlendireceğiz. Salgın döneminde hastalığın bizi yenmesine, köşeye sıkıştırmasına, esir almasına izin vermedik.
'Ekonomide açıklanan veriler bir kıpırdanışı haber veriyor'
Yaptığımız açılışlar, düzenlediğimiz programlar bunun en somut ifadesidir. Birkaç gün önce ülkemizin en yüksek köprüsü olan Beğendik Köprüsü'nü ve yanındaki yolları hizmete açtık. Meclis'imizde kısa bir ara dışında çalışmalarına devam etti. Geçtiğimiz hafta görüşülerek kabul edilen baro değişikliği kanunun ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Özel sektörün işine sahip çıkmasını takdirle izliyoruz. Ekonomide açıklanan her veri, kayıpları telafinin ötesinde bir kıpırdanışı haber veriyor. Turizmin de en kısa sürede beklediği çıtayı yakalayacağına inanıyorum. Artık bu bölgede Türkiye'nin içinde almadığı, destek sağlamadığı bir projenin yürüme şansı yok.
Hiçbir ayrım yapmadan herkesi Türkiye'nin hak, hukuk adalet ve meşruiyet temelinde uzattığı barış ve iş birliği eline karşılık vermeye davet ediyorum. Bedeli mazlumların, mağdurların ahı ve feryadı olan hiçbir düzenin sahiplerine hayır getirme ihtimali yoktur. Yaşadığımız dünyayı sadece belirli bir kesim için değil herkes için daha huzurlu bir yer getirene kadar mücadelemizi devam ettireceğiz.
Ayasofya'nın müzeden camiye döndürülerek hizmet vermeye başlayacak olması hepimizi sevindirmiştir. Harap halde teslim alınan Ayasofya, tam anlamıyla bize ait bir esir haline dönüştürülmüştür.
Ayasofya açıklaması
Hiçbir ayrım yapmadan herkesi Türkiye'nin hak, hukuk adalet ve meşruiyet temelinde uzattığı barış ve iş birliği eline karşılık vermeye davet ediyorum. Bedeli; mazlumların, mağdurların ahı ve feryadı olan hiçbir düzenin sahiplerine hayır getirme ihtimali yoktur. Yaşadığımız dünyayı sadece belirli bir kesim için değil herkes için daha huzurlu bir yer getirene kadar mücadelemizi devam ettireceğiz. Ayasofya'nın müzeden camiye döndürülerek hizmet vermeye başlayacak olması hepimizi sevindirmiştir. Harap halde teslim alınan Ayasofya, tam anlamıyla bize ait bir eser haline dönüştürülmüştür. Tam 5 asırdır süren bu sahiplenişi yok sayarak burayı Fetih'ten önceki haliyle tasavvur etmekte ısrarın gerisinde gaflet yoksa başka şeyler aramak gerekir. Bu medeniyetin tarihine, kültürüne değerlerine doğrudan saldırmaya cesareti olmayanlar sembollerimizi yıpratarak sinsice kendilerine yol bulmaya çalışıyorlar. Hamd olsun bu zaman kadar aradıkları yolların hepsi de milletimizin irfanına çarpıp yerle yeksan oldu. Ayasofya'yı 1934'te kimler müzeye çevirdi? Bir yanlışı biz düzeltiyoruz. Hiç kimse merak etmesin Ayasofya'yı yeniden vakfiyesine uygun hale getirken kültürel miras vasfını da ecdadın yaptığı gibi koruyacağız. tüm vatandaşlarımızın ibadethane ihtiyaçlarını karşılama konusunda dünyadaki tüm ülkelerden daha ileri seviyededir.
'Bizim farklı din mensuplarına karşı düşmanlığımız yok'
En son Süryanilere ait Bakırköy'deki bir arsanın bizzat temelini ben gittim attım. Öbür tarafta Balat'ta aynı şekilde Demir Kilise diye anılan Ortodoks kilisesinin açılışını Bulgaristan Başbakanıyla ben bizzat yaptım. Bizim asla farklı din mensuplarına karşı veya mabetlerine karşı bir düşmanlığımız yok. Tam aksine bizde saygı var.
'Kararımızı kendimiz veririz'
Bizde ortalama 460 gayrimüslime 1 ibadethane hizmet verirken, Avrupa'da ortalama 2 bin müslümana 1 ibadethane düşmektedir. Kararımızı kendimiz veririz, Ayasofya'yı camiye de biz döndürüyoruz. Tarih kitaplarında Avrupa'nın ortaçağ karanlığından çıkışı olarak İstanbul'un fethi gösterilir. İstanbul'un fethi tüm dünya için bir dönüm noktası olmuştur. Asırlar süren yönetimin ardından, Osmanlı tarihten çekildiği sahnede geride inançlarını ve kültürlerini tüm canlılığıyla yaşatan topluluklar bırakmışlardır. Sadece 1. ve 2. Dünya Savaşlarında 100 milyonu aşkın insan hayatını kaybetmiştir. Türkiye olarak bize yönelik tarihi husumetleri ne derece sabırla karşılayacak olursak karşılayalım çifte standarta maruz kalmaktan kurtulamadık.