Bir yandan terör örgütü PKK’nın uzantılarıyla siyasi işbirliği yapıp diğer yandan şehit derneğini ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhur İttifakı’nı “suçlu” olarak yaftalamaya çalışması “CHP zihniyetinin ne olduğunun” ispatı olarak değerlendirildi.
31 Mart yerel seçimlerinden sonra söylemleriyle şaşırtan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ziyarette bulunan ve CHP Genel Merkezi’ne davet ederek ağırlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “siyasette normalleşme” maskesi çabuk düştü.
Özel’in “normalleşmesi” bu durumdan rahatsız olduğu bilinen İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla bir araya gelişine kadar sürüyordu. Ancak İmamoğlu ile birlikte, “Şehit Aileleri ve Gaziler Çalıştayı”na katılan Özel, gazetecilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “AKP ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın vücuda gelmesi MHP’nin samimi dileği ve temennisidir” sözlerine yönelik görüşlerini sorması üzerine, “Öyle bize kimse ittifak falan önermesin. Bahçeli memleketi bu hale kadar getirip suç ortağını bize doğru itmesin. Bu sorunları ya çözsünler ya bıraksınlar biz çözeriz” sözleriyle U dönüşü yaptı.
CHP’den suç ortağı mı var?
Özel’in dönüşü, kamuoyunda şaşkınlığa neden olurken, Akit’e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, Özel’in her zaman ona buna saldıran, sataşan, hükümete sürekli iftira atan düşük bir profil olduğunu söyledi.
Çamlı “Söylediği sözlerin doğruluğuna dikkat etmeden konuşan, bağıran çağıran bir arkadaş. 31 Mart sonrasında takındığı tutumu görünce şaşırdık ve ‘haydi hayırlısı, inşallah samimidir’ dedik. Türkiye’nin ihtiyacı olan kavga dövüş değil. CHP bir asırdır Türkiye ile milletle kavga etti, millet ile devleti kavga ettirdi. Avrupa terzilerinde diktirilmiş giysileri millete zorla giydirmeler, diktatörlükler, baskılar, adam kesmeler, adam sallandırmalar, katliamlar, Ankara’da Samanpazarı’ndan Ulus Meydanı’na kadar kurulan darağaçlarında milletin münevverlerinin asılması gibi zulümleri göz önüne getirip, Özgür Özel’in 31 Mart’tan sonra söylediklerini, davranışlarını görünce, ‘bu işte bir tuhaflık var’ dedim. CHP cibilliyetine uygun değildi” dedi.
Bedelini ödemeli
Özel’in Bahçeli’ye cevaben sarfettiği ‘suç ortağını bize itekleme’ şeklindeki sözlerin ya akıl rahatsızlığı ya da çok büyük bir karaktersizlik olduğunu anlatan Çamlı, şöyle devam etti: “Bu milletin tarihinde CHP’den, CHP’lilerden daha büyük suçlu, suç ortağı mı var? Milletin ihtiyaçlarını gidermek, ülkeyi kalkındırmak, demokratikleşme açısından bu millete bir hizmetleri mi var? Özel bu sözlerinin bedelini ödemelidir. Cumhurbaşkanımızın her şeye rağmen CHP’ye gitmesi, Özel’i muhatap alması, onlarla konuşmasının üzerine böyle bir şey yapması, ‘Yılan yılandır, akrep akreptir. Bu fıtrat bir cibilliyet meselesidir’ deyimini hatırlattı. Atatürk’ün koltuğunda oturan bir adam sonuçta. Rahmetli Kadir Mısıroğlu’nun ‘İnönü geldi Atatürk’ten beterdi. Ecevit geldi İnönü’den beterdi, Deniz Baykal geldi Ecevit’ten beterdi. Kemal Kılıçdaroğlu geldi, Baykal’dan beterdi’ sözü vardı. Şimdi Özgür Özel geldi, en beter oldu. CHP’den bir umut beklemeye gerek yok. Sadece CHP’nin ne olduğunun farkında olmamız lazım. CHP’ye her ne saikle olursa olsun oy veren, ‘bu sefer de buna verelim’ diye oy veren insanlarımızın, artık Türkiye’nin kaybedecek bir dakikasının bile olmadığını düşünüp ona göre kararını vermesi lazım. CHP emperyalizmin işbirlikçisi bir harekettir. Yaptıkları, emperyalistlerin Türkiye’de yapmak istedikleri şeylerdir. CHP, emperyalistlerin giderken burada vasi bıraktıkları bir partidir. Özel’in bu son dönüşü, bir kez daha CHP’nin cibilliyetinin, normalinin ne olduğunu hepimize göstermiştir.”
Bozgunculuğu kendine görev edinen bir zihniyet!”
Gazeteci Yazar Mehmet Fırat ise şunları söyledi: “Ne olduğu ile değil de neye karşı olduğu ile özdeşleşen bir zihniyetin partisi olan CHP, yılanın kabuk değiştirmesi gibi kabuk değiştire değiştire bugünlere gelmiş ama keyfiyet itibariyle hep aynı kalmıştır. Halkının dinine, diline, ahlakına, tarihine, kültürüne düşman ve hep tepeden bakan bir anlayışa sahiptir. Özgür Özel bu anlayışa sahip son genel başkanları olarak, bir yanda bu zihniyeti temsil ederken, bir yandan da kendi hizip kavgaları içinde kendini ispatlamaya çalışmaktadır. CHP’ye verilen bir rol var; ilk refleksleri normal siyasetin gereği olsa da sonradan ellerine verilen repliği okuyorlar. Hak ve halk düşmanlığı noktasında gönüllü bozgunculuğu kendine görev bilen bu zihniyet dün de böyleydi, bugün de böyle, sonuna kadar da böyle olacak. Bu zihniyete güvenerek yola çıkılması herkesi sükutu hayale uğratacağı gibi, Müslüman Anadolu insanında da bir karşılık bulmayacaktır. Bırakın kendi içindeki hizip ve iktidar kavgalarıyla birbirlerini yesinler. Onlardan kimseye bir fayda gelmemiş ve gelmeyecektir.”