• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Bunlar kadın değil miydi?

Yeniakit Publisher
2016-09-24 07:15:00 - 2016-09-25 00:20:25
Bunlar kadın değil miydi?

Yıllardır kumpas kurduğu, iftira attığı ve hakaret ettiği insanların yıllarca cezaevinde yatmasına, sağlığını kaybetmesine hatta hayatını kaybetmesine sebeb olan, 28 Şubat sürecinde zulme uğrayan başörtülü kadınların haklarını savunmayan kartel medya, günlerdir hastane raporlarıyla sabit olan bir meczubun şort giyen bir kadına tekme atmasını tartışıyor.

MUHAMMED UZUN / İSTANBULYıllardır kumpas kurduğu, iftira attığı ve hakaret ettiği insanların yıllarca cezaevinde yatmasına, sağlığını kaybetmesine hatta hayatını kaybetmesine sebeb olan, 28 Şubat sürecinde zulme uğrayan başörtülü kadınların haklarını savunmayan kartel medya, günlerdir hastane raporlarıyla sabit olan bir meczubun şort giyen bir kadına tekme atmasını tartışıyor. İstanbul’da otobüse şortla binen bir kadının hastane raporlarıyla sabit olan bir meczup tarafından saldırıya uğramasını günlerdir konuşan merkez medyasının geçmişte hiç de özgürlük yanlısı bir tutum takınmadığına dikkat çekiliyor.

DARBEDEN SONRA ŞORTLU KADIN 

“Erdoğan gidecek” kehanetini haklı çıkarmak için insanların üzerine tank, helikopter ve uçaklarla ölüm kusturan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) ihanet girişimini henüz atlatamayan, teröre karşı tarihin en büyük ve kapsamlı operasyonları yapan, Suriye’de gerçekleşen operasyonları tüm hızıyla sürdüren Türkiye, bir meczubun bir kadına yönelik alçak saldırısına kilitlendi. Otobüste şort giyen kadına tekme atan meczupla ilgili nerdeyse yasa değişikliği bile günleme gelen ülkede “şortlu kadına tekme” haberleri günlerdir yayımlanıyor. Özellikle merkez medya ve kadın dernekleri ise gerek medya yoluyla gerekse eylemleriyle gündemde tutuyor.

MÜSLÜMANLAR HEDEF ALINIYOR 

Kurban Bayramı’nın birinci günü mesai bitimi evine giderken gerçekleşen çirkin saldırının ardından sosyal medyada muhafazakâr kesime yönelik çirkin bir algı kampanyası başlatıldı. Saldırgan Abdullah Çakıroğlu üzerinden mütedeyyin kesimi hedef alarak, ağza alınmayacak hakaretler yağdıran merkez medyanın 28 Şubat dönemindeki başörtü protestolarında çocuğunu düşüren Nuray Canan B’yi, başörtüsü taktığı için babası tarafından av tüfeğiyle öldürülen Cevahir Ç’yi, 28 Şubat sürecinde öğretmenlikten atıldıktan sonra hem bebeğini hem evini kaybeden Zeynep Y’yiı, 28 Şubat sürecinde başörtülü olduğu için okuldan kovulup, polisten kaçarken kamyon altında kalıp sağ bacağı kesilen Dilek G’yi görmezden gelmesi merkez medyanın taraflı tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.

İŞTE GÖRMEZDEN GELİNEN 28 ŞUBAT İŞKENCELERİ... 

POLİSİN ŞİDDETİ BEBEĞİNİ ÖLDÜRDÜ

28 Şubat döneminde çocuk düşürmesine sebep olan Nuray Canan B, polis müdahalesini ise şu şekilde anlatmıştı: “12 yıl önce de başörtüsüne özgürlük eylemlerinde eylem alanında olmadığım halde 17 kişiyle beraber gözaltına alınmıştım. İkiz bebek beklemekteydim ancak polisin şiddetli müdahalesi neticesinde bir bebeğimin kalbi durdu. Diğer bebeğim ise (Abdusselam) ölü kardeşiyle beraber 5 ay boyunca risk altında dünyaya gelebildi.” 28 Şubat darbesine giden süreçte polisin insanlık dışı muamelesine maruz kalan Nuray Canan, çocuğunu kaybetmenin acısının ardından bir de 6 ay mahkûmiyet kararı almıştı. Daha sonra eşiyle birlikte Kanada’ya iltica etmiş ve iki yıl önce tekrar Türkiye’ye dönmüştü.

ÖNCE BEBEĞİNİ, SONRA EVİNİ KAYBETTİ

28 Şubat sürecinde öğretmenlikten atılan ve 6 yıl sonra çok sevdiği mesleğine geri dönen Zeynep Y, öğrencilerinden ayrı kaldığı zamanda yaşadıklarını unutamıyor. Van’da görev yaptığı Mustafa Kemal İlköğretim Okulu’ndan 16 yıl önce ayrılmak zorunda kalan ve 6 yıl sonra mahkeme kararıyla görevine dönen Zeynep, okuldan ayrı kaldığı yıllarda önce karnındaki bebeğini ardından ödeyemediği borcu nedeniyle evini kaybetmişti. 

KAMYON ALTINDA KALDI, BACAĞINI KAYBETTİ 

14 yaşında başörtüsü yasağıyla tanışan Dilek G, Bursa’da Nilüfer İmam-Hatip Lisesi’nde üçüncü sınıf öğrencisi iken başı örtülü olduğu için okuluna alınmadı, günlerce okulunun önünde bekledi, jandarma ve polis barikatını aşamadı ve okuluna giremedi. 21 Aralık 1998 tarihinde yine okulunun önündeydi, yasağa karşı çıktığı gerekçesiyle coplandı, evine dönerken (ders saati içinde) kamyon altında kalarak feci şekilde yaralandı, sağ bacağı diz kapağı hizasından kesildi. Dilek, protez bacakla hayatına devam etti.  

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23