Birilerini kurtarmadıkça kendinizi kurtulmuş saymayın

Birçok sektörle içli dışlı olması nedeniyle Türkiye’nin ekonomik potansiyelini en iyi gözlemleyebilen işadamlarından birisi olarak tanınan Murat Doğanay, sahibi olduğu Avrasya Barter’la sektörde birçok ilklere imza atmış bir isim. Barterın, doğru değerlendirildiği takdirde ‘güçlü bir silah’ olduğunu söyleyen Doğanay, Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya şirketlerin ekonomik dar boğazdan çıkış reçetesini sundu.

26 Ağustos 2018 Pazar 10:24
Birilerini kurtarmadıkça kendinizi kurtulmuş saymayın

Barter, tarihçesi çok eskiye dayanmakla birlikte günümüzde teknolojinin yardımı ile çok ileri noktaya geldi. Bu alanda Türkiye’de başarılı ilerleme kaydeden Avrasya Barter’ın Yönetim Kurulu Başkanı Murat Doğanay, son dönemde ABD kaynaklı ayyuka çıkan döviz krizi ile sektörün dinamiklerini konuştuk. ’’Sektör, ne zaman kriz gündeme gelse alternatif bir ticaret modeli olarak biliniyor’’ diyen Murat Bey sözlerine şöyle devam etti. Kim ne derse desin böyle bir zamanda, barter için ‘ticari alanda oldukça güçlü bir silahtır’ diyebiliriz. Bu silahı iyi bir şekilde kullandığımızda ticarette çok ciddi ivmelerin kazanıldığını görmekteyiz. Nitekim 1930’lu, 40’lı yıllarda ABD’nin ekonomik çıkışını barter ile yakaladığını söyleyebiliriz. Yıllardır nakit gibi önemli bir konuda ortaya çıkan sorunun barter ile aşılabileceğini her platformda savunuyorum. Ben barter sektörünün alternatif bir ticaret modeli olduğunu savunurken Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan da, geçtiğimiz günlerde barter ile ticaret konusuna değindi. Erdoğan’ın sektörün önemine atfettiği açıklamalarının sektörün de önünü açacağını düşünmekteyim. İnşallah bir an önce yasası da oluşur. İhracat ve ithalatta bu model kullanıldığı takdirde ülkeler arasında ticaretin daha fazla gerçekleşeceğinden şüphem yok. Sektörümüzün cari açığa ilaç olabilecek bir dinamiğe sahip olduğunu düşünüyorum. Bunu yaparken gayrimenkul, turizm ve mobilyadaki potansiyelimizi iyi değerlendirmeliyiz. 

TÜRK CUMHURİYETLERİNİ ÖNEMSEMELİYİZ

Barter kültürüne alışık olan bir girişimciler sıkıntılı dönemlerde belki sarsılır ama asla yıkılmazlar. Uluslararası gözle baktığımızda, bizim şu anda özellikle Türk Cumhuriyetleri ile ticaretimizde, o ülkelerde hammadde mevcutken bizde teknoloji var. O ülkelere makine ve teçhizat verdiğimizde anında uluslararası piyasalarda nakde dönebilen hammadde ve doğalgaz gibi değerli ürünleri almak mümkün.

BONSERVİSLERİ BİLE BARTERLA YAPTIK

Barter lüks alana da girmiş durumda. Tabii ki lüks konusunu değerlendirirken makro ve mikro boyutta bakmak gerek. Bir uçak da barter konusu olabilir bir yat da. Bugüne kadar birçok konuda barter yaptık ama en ilginç olanı Fenerbahçeli Oktay, Alpay ve Sergen gibi futbolcuların bonservis bedellerini barter ile karşılamamız oldu.

ÖNCE İNSANA YATIRIM YAPTIM

Ticaretimi insanlara yatırım yaparak geliştirdim. Empati benim için bir önceliktir. Sonuçta benim yaptığım iş her sektöre hitap ediyor. İkili münasebetler zamanla STK’larla olan bağlarımı da kuvvetlendirdi.

GÖREVE TALİBİM

Barter alanında yol alacak potansiyelimiz var. Bu konuda şahsımın bir liderlik yapması konusunda net bir şey söylemem gerekirse, benim ya da bir başkasının öne çıkıp liderlik yapması gerektiğini düşünüyorum. Hangi alanda olursa olsun STK’ların ortaya koyacağı dayanışma, sonuçta onların sektörlerine bir kazanç olarak dönecektir. Ancak gördüğüm şu ki, ülkemizde herhangi bir sorun ortaya çıktığı zaman bazı sektörlerde hızla kenetlenebilme potansiyeli hâlâ gelişmiş değil.  Kriz yönetimi sürecinde böyle bir mekanizmanın hazır olduğunu söyleyemem. Bana göre her sektörün temsil edileceği birim ya da kurulların var olması gerekiyor. Bu konuda Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan Hanımefendinin ortaya koyduğu vizyon herkesçe önemsenmeli. Şimdi gerçekçi olmamızda yarar var. Dertler az çok biliniyor ama bunlara çözüm olacak irade eksikliği nedeniyle, deyim yerindeyse, sürekli patinaj yapılıyor. Bizlerin kaynak üretiminden yoksun bir ülkenin insanları olmaması gerekiyor. Tabi ki ülkemiz yeni bir düzene geçiş sürecinde. Bu aşamada Ticaret Bakanlığı ile bir görüşme yapmayı arzu ediyoruz. Dinamikleri olan barter sektörüyle çıkış sağlayabileceğimiz inancı ile oluşacak bir girişime de liderlik etmek istiyorum. Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği bu sektör aracılığı ile birçok tıkanmışlığın giderilmesinin mümkün olduğunu sayın Pekcan’a anlatıp sorumluluk üstlenmeye de hazırım. Sonuçta ortada bir potansiyel var, mühim olan bunu harekete geçirecek iradenin de gecikmeden ilk adımı atmasıdır.

GAYRİMENKULDE AK-KARA BELLİ OLUYOR

Türkiye’de hangi sektörde bir hareketlilik olsa az çok parası olanlar o tarafa yöneliyor. İnşaatta bunu net olarak gördük. Aslında herkes inşaatçı olmamalı. Olanların büyük bir kısmının durumu da ortada. Proje geliştirmeyi düşünenlerin artık belli bir özkaynağa sahip olması ve mesleki birikim gibi kriterlerin dikkate alınması gerekiyor. Bu işin mutfağından gelenler nasıl hareket edeceklerini biliyorlar. Sıkıntının temelinde bilmeyenlerin yaşadığı gelgitler var. Bu zaman, ak ile karanın belli olduğu bir dönem. Sosyal medya aracılığı ile ortalıkta dolaşan listenin de gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Bu arada stokların eritilmesi konusunda da yurtdışına dönük çalışmalara hız verilmeli. Çevre ve Şehircilik Bakanımız sayın Murat Kurum’un da önem verdiği bu konuda, en azından yabancıların vatandaşlık hakkı elde etme şartlarında iyileştirmeye gidilmeli. 1 milyon dolar olan alım şartı sınırı 300 bin dolara çekilmelidir.

DANIŞMANI ABDÜLHAMİD HAN’IN TORUNU

Yemek kültürümüze olan ilgim kurduğum mutfakla ortaya çıktı” diyen Doğanay, bu konuda kendisine rehber edindiği ismin Sultan Abdülhamid Han’ın dördüncü kuşaktan torunu olan Orhan Osmanoğlu olduğunu söyledi. Orhan Bey ise ‘Ben bir gurmeyim’ diyor ve ekliyor: “Dünya mutfağından örnekleri sunmak hem bir keyif hem de büyük bir sorumluluk. PEKALA’daki özel kahvaltı sofrasının tadı ve lezzeti de oldukça yerinde. 40 lira ile birkaç kişi birden karın doyurabiliyor. Makarna ve et konusunda epeyce ileri noktaya gelmiş bir mutfağımız var.

YERLİ SOSYAL MEDYA BİR İHTİYAÇ

Bizim önemli hizmet ayaklarımızdan birisi de medya. Medyanın yazılı basın kısmında kan kaybı devam ederken dijital platform giderek güçleniyor. Teknolojinin bu denli ilerlemesi sonucu iletişim modelleri de gelişti. Yazılımların geliştiği ülkelere nazaran iyi noktadayız. Sosyal medyanın hayatın her alanına girdiği ülkemizde yerli bir yapıya olan ihtiyacın artık fark edilmiş olmasını da önemsiyorum. Devletimizin bu konuda vereceği ARGE desteği süreci hızlandıracaktır.

SÖZ KONUSU VATANIMSA GÖREV BENİMDİR

Benim için ticaretin elbette önemi var ama her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının konu vatan olduğu zaman ticaretini bir kenara itip, milli ve manevi duygularla hareket etmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Bunu samimi olarak ifade ediyorum. Söz konusu olan vatanımsa canım pahasına da olsa onun için ne gerekirse yapmaya hazırım.

AŞ VE EKMEK VEREN PATRON

Özel hayatında kendisine çok zaman ayıramadığını söyleyen Murat Bey, ailesine de çok zaman ayıramadığından yakınarak şu tespitte bulundu: İş hayatım hep önceliğim oldu. Yoklukla bugünlere geldik. Kazanımlarımızı kaybetmeme adına sürekli çalıştım. Belki de en büyük kazancım bu oldu. Birilerini kurtarmadıkça kendinizi kurtulmuş saymayın felsefesinden hareket ettim. Bu bana büyük bir kazanç olarak döndü. İnsanlara ekmek –aş verince çok mutlu oluyorum. Bugüne kadar iki binin üzerinde çalışanım oldu. Avrasya Barter’ın İstanbul merkez ofisine bağlı 6 ilde temsilcimiz bulunuyor. Bunları yaparken çocuklarımı da ihmal etmemem gerektiğinin bilincindeyim. ’Mümkün olduğunca pazar günlerini iki çocuğuma ayırmaya çalışıyorum.’’

ONLİNE BARTER HAYATA GEÇİRİLİYOR

Üzerinde çalıştığımız projelerden birisi de online barter sistemi. Hem iç piyasada hizmet verecek hem de uluslararası ayağı olacak. İçeride barter sepeti ile hizmet vereceğiz, dışarıda ise ‘Hello barter’ diyeceğiz.

ESNAFLIK KÜLTÜRÜNÜN SİMGESİ OLDU

35 yıllık ticari hayatında eğitimi de ihmal etmediğini söyleyen Murat Doğanay,  “İşletme mezunuyum. Ağırlıklı olarak gayrimenkul sektörüyle iç içe oldum. Bire bir takaslar barter işini geliştirmemle birlikte çoklu takaslara dönüştü. Ticaretimi sürekli büyütmek için planlar yaparken, turizmin bir ayağı olan yeme –içme kültürümüzü de PEKALA markamızla yaymak istiyorum. Beylikdüzü Yakuplu sahilindeki marinada yer alan müessesemizin, bir yıl içinde İstanbul’un merkez semtlerinde üç şubesini açacağız. Dünya mutfağının örneklerini de bu şubelerimizde ağız tadıyla sunmuş olacağız” dedi.

PARAYI DOĞRU KAZANMANIN FORMÜLÜ

İnsani ilişkilerde olduğu gibi ticaretin de bilinen alanda ve uzun soluklu olması gerekiyor. Bereketin temeli işini bilmekten doğru yapmaktan gelir. Kolay kazanılan bir şeyin kaybedilmesi de kolay oluyor. Zor kazanmak harcamaların da planlı olmasına vesile oluyor. Bazı sektörler ekonominin lokomotifi olsa da kırılganlar. Turizm ve inşaat bunların başında geliyor. Herkes bu iki sektöre girenlerin çok kazandığını sanıyor. İşin aslı öyle değil. Bu devir, işini iyi bilerek yapan ve ekmeğinin değerini anlayanın devridir.

ASAM’DA YENİ DÖNEM

1994’te kurulan Türkiye’nin en eski düşünce kuruluşlarından Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (ASAM) yönetim kurulu başkanlığı görevini de yürüten Doğanay, “Görevi üstleneli üç hafta oldu. Başta eski siyasetçi, hukukçu ve akademisyenler olmak üzere birçok değerli isimle aynı çatı altında buluşuyoruz. Önümüzdeki günlerde Ahlat’ta bir araya geleceğiz. Ardından da nadastan çıkacak olan ASAM’ın ülkemize daha etkin fayda sağlaması için bir faaliyet süreci başlayacak. Bu noktada Avrasya Birliği Türk Ekonomik Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Vakfı Genel Başkanı Şaban Gülbahar Beyle, işbirliği içerisindeyiz” dedi.

TRUMP’I CİDDİYE ALMIYORUM

Son haftalarda döviz kuru kaynaklı karşılaştığımız krizin geçmiştekilerle kıyaslandığında suni olduğuna inanıyorum. Bu durum, tamamen ABD’deki siyasi iradenin dünyada kabul görmeyen bir dille başta çevresindeki ülkeler olmak üzere birçok yerle savaş içinde olmasının bir sonucudur. Ben, Murat Doğanay olarak Trump’ı ciddiye almıyorum. Artık ne Trump ciddiye alınacak bir liderdir ne de politikaları uzun solukludur. Kısa sürede bunu tüm dünya görecektir. Trump kendi ülkesinde de çok sevilen birisi değil. Bunu görmemek demek dünyayı bilmemek demektir. Çok yakın zamanda da mevcut irade ABD’yi yönetemeyecek bir konuma gelecektir.

BEN OLSAYDIM...

Sektörümün Türkiye’den dünyaya açılması noktasında hükümetten bir görev alıp canla başla çalışırdım. Bu konuda geç kalınmış değil. Oluşturulacak bir masa ile ülke ekonomisine nasıl bir katkı sağlayacağımızı görmelerini istiyorum.  

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 26 Ağustos 2018 Pazar 10:24

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    21 Mayıs 2019