Halkları Gazze’de yaşanan soykırıma karşı kıyama kalkarken; gönderdikleri yardımlara dahi sahip çıkamayan, Batı sermayesine köle olan, Avrupa’da futbol takımı satın alıp, emperyalist Batı’ya yaranmaya çalışan; Amerikan borsasını petrol gelirleriyle ayakta tutan Arap ülkelerinin liderleri; 2 milyar nüfuslu İslam ümmetinin sesine kulaklarını tıkadı.
Halkları Gazze’de yaşanan soykırıma karşı kıyama kalkarken, gönderdikleri yardımlara dahi sahip çıkamayanlar, batı sermayesine köle olanlar, Avrupa’da futbol takımı satın alıp emperyalist batıya yaranmaya çalışanlar, Amerikan borsasını petrol gelirleriyle ayakta tutanlar, 2 milyarlık İslam ümmetinin sesine kulaklarını tıkadı. Arap ülkeleri sattığı petrolü kesse, zalim İsrail’in savaş uçaklarını dahi havalandıramayacağını söyleyen uzmanlar, Siyonist İsrail’i ve hamisi Haçlı emperyalistleri besleyen sevkiyatların hiçbir şey olmamış gibi aralıksız devam etmesine tepki gösterdi.
Bu kadar pervasız olamazlardı
Akit’e konuşan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı:, şunları dile getirdi: “Müslüman ülkelerin büyük bölümünün bu konuyla ilgili şuur sahibi olduklarından emin değilim. Büyük bir kısmı da çok fazla dünyevileştiler. İslam dünyası elinde bulundurduğu petrol, doğalgaz, diplomasi ve diğer imkanlarını akıllıca kullanabilse ne Batı, ne de şımarttığı Siyonist İsrail bu kadar pervasız olamazdı. Daha önce tavır alan ülkelerin başına gelmedik kalmadı. İnsan haklarına saygılı, demokratik, hümanist olduğunu öne süren Batı dünyasının makyajının dökülerek çirkin yüzü ortaya çıkmıştır. Fakat insanlar bu ikiyüzlülüğü yüksek sesle dile getirmekten aciz bırakıldı. Bir nevi Nasreddin Hoca’nın dediği gibi ‘taşları bağlamışlar, itleri salıvermişler’ diyebiliriz yaşananlara.”
Ümmetin sessizliği üzüyor
Araştırmacı Yazar Sadullah Özcan da, şu ifadeleri kullandı: “Gazze’de insanlar katledilirken İslam ülkelerinin önemli bölümünün sessiz kalması hepimizi derinden sarsıyor, utandırıyor. Petrol silahını kullanmamaları çok dikkat çekicidir. Buna şaşırıyor muyuz? Hayır. Çünkü bu devletlerin temsil ettiklerini zannettiğimiz vatandaşlarıyla hiçbir alakası yoktur. Kuruluş kodları mezalimi yapan, izin veren ağababalarının elindedir. Halkları kıyama kalkmışken seyirden başka bir şey yapmaması bu hainliktendir. Sadece petrol kozunu kullansalar, zaten Ukrayna savaşı yüzünden zor durumda olan Batı ekonomileri çökme noktasına gelir. Gazze’deki mezalimi ister istemez durdurmak zorunda kalırlar. Bu noktada Türkiye’nin gösterdiği hassasiyetin diğer ülkeler tarafından da örnek alınması gerekir. Bugün yaşanan mesele sadece Gazze’deki mazlumların değil, bütün insanlığın imtihanıdır.”
Üç maymunu oynuyorlar
Köklü Değişim Yazarı Yılmaz Çelik ise, şunları söyledi: “İşgalci gasıp Yahudi varlığının bu zulümleri yeni değil. Öyle ki canlı cansız ne varsa hepsini imha ediyor. İşte bu vahim tablo karşısında İslam ümmetinin başındaki yöneticiler ise vahşice ve barbarca işlenen suçlar karşısında sessiz kalmakta, seyretmekle ve cılız kınama açıklamaları ile yetinmekte. Tabiri caizse üç maymunu oynuyorlar. Hatta bu hain Arap rejimleri, işgalci Yahudi varlığına güvenlik şemsiyesi oluşturuyorlar, güvenliğini sağlamak için tüm imkânlarını seferber ediyorlar. Şeytani bir ABD planı olan 1967 sınırları içerisinde iki devletli sözde çözümün gerçekleşmesi için konuyu BM’ye havale ediyorlar. Bu planı kabul etmek gayri meşru olan işgalci Yahudi varlığını meşru ve muhatap kabul etmektir. Hâlbuki yapmaları gereken bu mezalime bir an önce son vermektir.”
Hz. Ömer gibi Raşid Halife istiyoruz
Köklü Değişim Yazarı Remzi Özer de, şu görüşleri ifade etti: “7 Ekim’de 75 yıldır ürettikleri yenilmezlik efsanesi yerle bir oldu. Bu durum karşısında aciz kalan Yahudi varlığı Gazze’de tarihte eşine az rastlanır bir katliam, mezalim ve soykırıma başladı. Müslüman halklar sokaklara döküldü. Yöneticilerinden orduları harekete geçirmelerini, hatta Hilafet talebini dile getirdiler. Bu büyük halk hareketleri sonrasında Amerika, İngiltere korkuya kapılıp Yahudi varlığı İsrail’den daha çok bölge rejimlerini korumak amacıyla Doğu Akdeniz’e savaş gemileri gönderdi. Arap rejimlerinin tamamı ve diğer bölge ülkeleri, İsrail’i Filistin’de var eden gerçek suçlulardır. Keza İİT, Arap Birliği, İKÖ gibi kartondan yapılarda aynı işlevle hareket etmektedirler. İslam ümmeti bu yöneticilerden kurtulmadıkça kendi hayatlarındaki pek çok sorunla birlikte Filistin sorunu da asla çözülmeyecektir. Müslüman halklar kendilerini temsil etmeyen bu rejimlerden kurtulmak istiyor. Sadece Filistin için değil, dünyanın neresinde olursa olsun zulüm gören bütün Müslümanlara sahip çıkacak, koruyacak, onlara zulmedenleri ordularıyla şiddetli bir şekilde cezalandıracak Hz. Ömer gibi Raşid Halifeler istiyor.”