Yeniakit Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, Türkiye'nin yeni ekonomi politikalarına ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı.
Yeniakit Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, "Bir bu eksikti: Skimpflasyon ve shrinkflasyon sürecine girmişiz!" başlıklı bir yazı kalem aldı.
İşte o yazı:
AK Parti karşıtlığı, bu adamlara daha ne kavramlar ürettirecek..
Kitapların satır arasında yer alan kimi tanımlarla, dipnotlarda ancak yer bulabilen hangi kavramlarla Tayyip Erdoğan’ı itibarsızlaştırmak isteyeceklerini bilemiyorlar..
Onlar yeni yeni kavramlar icat edip, ekonominin en temel kavramı imiş gibi kıytırık konuları gündeme taşıyıp, saldırıyorlarken.
Tayyip Erdoğan meydanlara çıkıyor, halkın anladığı dilden, tam da onların kavramları ile konuşuyor, konjonktürel olarak bozulan rakamları bir süre sonra yerli yerine oturtuyor, girdiği her seçimi kazanıyor, muhatapları apışıp kalıyorlar..
Daha önce de nice kavramları bize dayattılar..
“CDS risk primi” dediler..
Ak Parti kaçkını DEVA Partili, Gelecek Partili sözde ekonomistler bile, bilgiç bilgiç konuşmalarla, “Siz biliyor musunuz, CDS risk pirimi 900 demek, o ülkenin artık battığının resmen ilan edilmesidir” dediler..
İki dokunuş ile, risk primi bugün 300’ün altına indi..
Ne soldan çarklı ekonomistler, ne DEVA’lıları, ne Gelecek’lileri, 6 ay önce söyledikleri o hakaret dolu karamsar tablo oluşturan sözlerin hatırına, “CDS risk primi de öyle devasa bir şey değilmiş. İki dokunuş ile inip-çıkabiliyormuş” diyemediler..
“Resesyon” dediler.. “Bir ülke ekonomisinin art arda iki çeyrekte (üçer aylık dönemlerde toplam altı ay), gayri safi yurtiçi hasılasının gerilemesi” olarak tanımları yapıp, ardından korona döneminin küçük küçük gerilemelerini devasa bir olay gibi gösterip, “Hah işte. Türkiye resesyona giriyor” dediler..
“Ha girdik, ha gireceğiz. Ha girmek üzereyiz..” algısı oluşturdular..
Avrupa’da dahi resesyona giren koca koca ülkeler oldu ama..
Ehamdülillah, Türkiye’nin böyle bir duruma düştüğünü görmedik, onlar yaptıkları karalamalarının utancı ile kaldılar..
“Enflasyon değil, alım gücü önemli” dediler.