Hürriyet Yazarı Akif Beki bakın yine neler yazmış...
(...) Akif, ‘zulmü sevecek, zalimi alkışlayacak’, ‘adam sen de’ deyip geçecek adam değildir. Gördüğü baskın sahnesini dehşet içinde canlandırır; kenardan seyretmenin ıstırabıyla ‘Utandım ağlayarak, ağladım utanmayarak’ dizesini de nakşeder zihinlere.
Abdülhamit karşıtıdır artık.
‘Asım’ şiirinde de şiddetli yergiler vardır Sultan ‘Hamid’e.
Zalimdir, Yıldız’daki baykuştur, kadınlar gibi kafesler arkasına saklanandır, cuma selamlığında bile halka karışmaktan korkandır, ödlektir, saraydan dışarı çıkamayandır vesair.
Abdülhamit Han’ı ‘cennetmekan ulu hakan’ bilen Akif hayranlarının tek tesellisi şu inançtı:
Değerini sonradan anlamış ve ‘kadrini bilemedik’ mısrasıyla, ‘arar olduk eski semerciyi, rahmetlininki semer değil devletmiş’ göndermeleriyle dövünmüştür...
Feylesof Rıza’nın “Sultan Abdülhamid Han’ın Ruhaniyetinden İstimdat” başlıklı meşhur özürnamesindeki gibi, Akif de satır aralarında nedamet bildirmiştir...
Süleyman Nazif’in “Hasret olduk eski istibdada biz” nakaratlı “Sultan Hamid’e Şarkı”sındaki gibi derin bir pişmanlık yaşamış, Abdülhamit’in ruhaniyetinden af dilemiştir...
Diğer düşmanları gibi, Akif de İttihat ve Terakki’nin bin beter istibdadını gördükten sonra Abdülhamit’e rahmet okumuştur... (...)
Akif Beki / HÜRRİYET