Başkanlık sistemine geçildiği takdirde, muhalefet aday gösterebilir mi?
Gazetemiz Eski haber Müdürü ve Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kenan Kıran'ın Başkanlık Sistemi'ni konu edindiği yazısı iktidar ve muhalefet açısından çarpıcı tespitler içeriyor.
İŞTE YAZISI:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemi ve yeni anayasanın startını (1 Kasım seçimlerinden 6 ay sonra) Eyüp Sultan'da verdi.
Erdoğan, Ahmet Davutoğlu'nun, 22 Mayıs'ta gerçekleşecek olağanüstü kongrede genel başkanlığa aday olmadığını açıkladıktan sonra konuştu. “7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasındaki belirsizlik döneminin, güçlü cumhurbaşkanlığı sayesinde krize meydan verilmeden geçirilmesi, milletimizin memnuniyetini daha da artırmıştır.” diyen Erdoğan, başkanlık sisteminin bir an önce milletin onayına sunulması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, AK Parti'nin yüzde 41 oy almasına rağmen hükümet kuramadığı 7 Haziran milletvekili seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasındaki geçen beş ayın güçlü cumhurbaşkanlığı sayesinde aşıldığına dikkat çekiyor.
***
7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihleri arasında ne yaşandı?
7 Haziran seçimlerinde; Doğan Medya Grubu ve paralel yapının desteğiyle HDP, yüzde 13,1 oyla 80 milletvekili çıkardı ve kilit parti konumuna geçti. Yüzde 41 oy alan AK Parti ise Meclis'e 258 vekil göndermesine rağmen hükümet kurmak için yeterli çoğunluğu sağlayamadı.
AK Parti; hem HDP hem de CHP'yle koalisyon yapmaya zorlandı. HDP devre dışında kalınca terör örgütleri sahneye indi ve AK Parti'ye karşı ortak mücadele başlattı.
Önce PKK sahneye indi; asker ve polisleri katlederek çözüm sürecini sabote etti! Ardından DAEŞ ve DHKP-C de terör eylemlerine başladı. PKK, DAEŞ ve DHKP-C terör eylemleri gerçekleştirirken, paralel yapı üç örgüte istihbarat ve yargısal anlamda destek verdi. PKK yöneticisi Duran Kalkan, TSK'ya çağrıda bulundu ve, “Savaşımız Türk ordusuyla değil AK Parti ile” açıklamasında bulundu. Ülkemizde iç savaş çıkarılmak istendi.
Medya, terör örgütünün katliamlarını destekleyen Selahattin Demirtaş ve HDP'yi barışın partisi olarak sundu. HDP'nin milletvekili adayları CNN Türk televizyonunda ve Hürriyet gazetesinde tanıtıldı. Paralel yapının televizyonları olduğu iddia edilen Samanyolu, Bugün ve Kanaltürk televizyonlarında HDP'nin propagandası yapıldı.
Gazeteci-yazar Kemal Öztürk, 7 Haziran-1 Kasım arasının Türkiye Cumhuriyeti'nin en uzun beş ayı olduğuna dikkat çekerek, “Bir terör örgütünün uluslararası medyada, uluslararası siyasette yerel/ulusal medyada böylesine meşrulaştırıldığı hiç görülmemiştir. PKK'ya bu kadar sempatik haber yapan ve televizyon programı yapan gazeteci olmamıştır. Sınırlarımız, şehirlerimiz, başkentimiz terör saldırısına maruz kalmış, uluslararası iletişim saldırısıyla karşı karşıya kalmışızdır.” diyor. (A Haber/Kadraj)
Beş aylık süreçte koalisyon hükümeti çıkmadı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin basiretli tavrıyla ülkemiz 1 Kasım'da tekrar seçime gitti. AK Parti yüzde 49 oy aldı ve yaklaşık 5 milyon oy artışı sağladı.
***
1 Kasım seçimleri vatandaşın koalisyon istemediğinin açıkça göstergesiydi, başkanlık sistemi ve yeni anayasa için geçişin ilk adımıydı ancak 1 Kasım seçimlerinden bu yana geçen 6 aylık süreçte başkanlık sistemi/yeni anayasa halka anlatılamadı. 22 Mayıs'ta gerçekleştirilecek olağanüstü kurultayla seçilecek yeni genel başkan/başbakan ve kadrosu; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la uyumlu bir şekilde çalışacak ve başkanlık sistemini halka anlatacak.
***
Muhalefet partilerinin genel başkanları liderlik vasfına sahip olmadığı için başkanlık sistemine geçilmesine karşı çıkıyor.
Hatırlayalım. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan'a karşı 14 parti birleşmiş (CHP, MHP, DSP, LDP, DP, BTP, BBP, DHP, TSİP, DYP, KP, HAP, Türk Parti ve BAK Parti) ve Ekmeleddin İhsanoğlu aday gösterilmişti. Erdoğan, yüzde 52 oyla cumhurbaşkanı seçildi. Muhalefetin lider(!) adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ise MHP'de milletvekili olarak görev yapıyor.
Arkadaşımız Beyza Güdücü Akay'a konuşan AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, “Başkanlık sistemini kabul ettik diyelim, muhalefetten de AK Parti'nin göstereceği adayla yarışacak güçlü bir lider olabilir. Bunu koşullar belirler, bilemeyiz. Ama bu konuda umudunu yitirmiş bir muhalefet bu. Zaten umudunu yitirdiği için de, kendi içerisinden cumhurbaşkanı adayı bile gösteremedi ve orada da maalesef istedikleri sonucu alamadılar.” diyor. Haksız mı? Muhalefet partilerinin genel başkanlığı bile sorgulanırken, başkanlık sistemine geçildiğinde nasıl lider adayı çıkarsın?
***
7 Haziran seçimlerinin ardından 1 Kasım'a kadar geçen beş aylık kaotik ortamı güçlü cumhurbaşkanlığı ile aşan Türkiye; 22 Mayıs'ta gerçekleşecek olağanüstü kurultayın ardından başkanlık sistemi ve yeni anayasayı gündemine alacak. 27 Mayıs ve 12 Eylül darbecilerin yaptığı anayasalardan kurtulmak istiyoruz.