Ayet-el Kürsi ile ayakta kaldım

12 Eylül döneminde CHP İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu’nu öldürmekle suçlanan ve hapis cezası alan, halen BBP Genel Başkan Yardımcısı olan Osman Tüfekçi, “22 gün suçsuz yere işkence gördüm. İşkenceye götürülürken mutlaka Ayet-el Kürsi’yi okuyordum. Onunla ayakta kalıyordum. Koğuşta hep solcular vardı. Bu durumu öğrenince “bizim için de Ayet-el Kürsi oku demeye başladılar” şeklinde konuştu.

13 Eylül 2018 Perşembe 14:28
Ayet-el Kürsi ile ayakta kaldım

Ülkücü hareket içinde yer alırken 12 Eylül döneminde CHP İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu’nu öldürdüğü iddiasıyla yargılanıp 29 yıl hapis cezası alan BBP Genel Başkan Yardımcısı Osman Tüfekçi, darbe döneminde yaşadıklarını anlattı.

Tüfekçi, Abdurrahman Köksaloğlu’nun öldürüldüğü haberini engelli ağabeyinin bulunduğu Pamukova’da öğrendiğini ve bu olaydan aylar sonra kendisi hakkında yakalama kararı olduğunu duyduğunu savundu.     

Tüfekçi, Köksaloğlu’nun öldürüldüğü haberini nasıl aldığını şöyle anlattı: “Pamukova Belediyesi’nin parkında oturuyorduk. Yanımda da bir CHP’li belediye meclis üyesi, bir de Adalet Partili meclis üyesi vardı. Hemşehriydik, konuşuyorduk. CHP’li olan meclis üyesi, ‘Meclis’te bizden bir kişi daha eksilttiniz’ diye yakındı. Oradan haberim oldu. Bu olay daha sonra ben aranacağım, olay benim üzerime kalacak. Ailemle beraber olmasaydım ailem bana inanmayabilirdi. Haberi beraber aldık.12 Eylül’den sonra arandım. Yakalandım. Bu olaylar ve buna benzer pek çok olay bana soruldu Gayrettepe 1. Şube’de. Alakam olmadığı için olay günü nerede olduğumu ispatlamak için yüzlerce şahit gösterdim.”     

Olaya bir fail bulunması amacıyla kendisine büyük işkenceler yapıldığını dile getiren Tüfekçi, şöyle devam etti: “Ben 37 gün Gayrettepe 1. Şube’de kaldım. Bu 37 günün 22 günü bilfiil işkence gördüm ki buna rağmen bir kısım arkadaşlarım, şahitlerin bazı ifadelerinden, o anda cezaevinde olan arkadaşlar bu olayla ilgili olarak emniyet tarafından alındılar, şubeye getirildiler. Onların bu ifadeleri de bu olayla alakamın olmadığı belli oldu. Kalan son 15 günü fiziki işkence görmedim, manevi işkence her gün vardı.”     

Hücrede birlikte bulunduğu kişiler arasında tek ülkücünün kendisi olduğunu aktaran Tüfekçi, şöyle devam etti: “7-8 tane solcu vardı. Hepimiz aynı hücredeyiz. Orada çok ilginç bir şey, bunu cezaevinde de yaşadık, bir baskı görünce, hepimiz işkence görüyoruz çünkü, orada ülke meselelerini tartışmadık. Sadece orada işkenceye direniş noktasında birbirimize destek olduk. Sana ne yapılıyor çıkınca, ben çıkmışsam o çıkacak, şöyle yaparsan daha direnirsin, düşmanımız gibi gördüğümüz insanlara akıl veriyoruz ya da onlar bize akıl veriyor. O zamanlar, MLSPB’den başka örgütlerden de vardı. Konuşuyorduk nasıl direniyorsun diye. ‘Giderken mutlaka Ayet-el Kürsi’yi okuyorum’ dedim, onlardan bazıları lütfen bizim arkamızdan oku derlerdi. Aslında normalde buna inanmamaları gerekiyor, her canlının belleğinde inanmaya karşı bir yakınlık var demek ki. Bir inanç faktörü mutlaka Allah’ın varlığı mutlaka var demektir. Hepsi için demiyorum. Böyle bir ilişkimiz vardı.”     

Tüfekçi, mahkeme sürecinde çok kişinin lehine tanıklık yaptığını belirterek, “Aleyhimde gözüken, birinci şubede işkence gördüğüm dönemde bu olayın faili gibi teşhis edenler, bu şahitler daha sonra benim olmadığımı söylediler. Emniyette işkence gördüklerini söylediler. Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’nden sağlam raporu alındığını söylediler. Şahitlerle ilgili böyle bir şeye tevessül edilebilir mi? Emniyet, şahitlere Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’nden sağlam raporu alıyor, biz bunlara işkence yapmadık gibisinden. Bu şahitler daha sonraki mahkeme safhasında, benim olmadığımı asla failin bana benzemediğini söylediler. 2 tanesi bunların tutuklandı mahkemede, Mamak’ta yattılar ve beraat ettiler. Benim beraat etmem lazım ama askeri mahkemeler kişilerden talimat aldıkları için, adaletten yoksun oldukları için hukuka riayet etmedikleri için tepeden inme istekleri karara bağladıkları için ben ceza aldım”diye konuştu.     

Haber Tarihi: 13 Eylül 2018 Perşembe 14:28

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    25 Eylül 2018