• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Avrupa Erdoğan’dan korkuyor

Yeniakit Publisher
2016-04-24 06:49:00 - 2016-04-24 06:45:57
Avrupa Erdoğan’dan korkuyor

Avrupa Parlamentosu eski Milletvekili, Türk kökenli Alman politikacı Ozan Ceyhun, Akit muhabiri Ramazan Alkan’a verdiği röportajında çarpıcı açıklamalar yaptı. Kati Piri’nin hazırladığı Türkiye raporunun objektiflikten uzak olduğunu söyleyen Ceyhun, “Yeni Türkiye ve Erdoğan’dan korkuyorlar. Bütün saldırılarının nedeni bu. Yeni Türkiye’nin hali hazırdaki konumuna baktıklarında, bu ülkenin geleceğinden rahatsızlar” dedi.

RAMAZAN ALKAN - ANKARA - Avrupa Birliği’ni ve Avrupalıları çok yakından tanıyan isimlerin başında gelen Türk kökenli Alman politikacı Ozan Ceyhun, Akit’e verdiği röportajında çarpıcı açıklamalar yaptı. Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden (SPD) Avrupa Parlamentosu Milletvekilliği yapan ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme sürecinde delegelik görevini yürüten Ceyhun, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Kati Piri’nin Türkiye’nin 2015 Yılı İlerleme Raporu’nun hazırlanış biçimini ve perde arkasındaki gerçekleri anlattı. Avrupa Birliği’nin yeni Türkiye’den korktuğunu söyleyen Ceyhun, Almanya Başbakanı Angela Merkel’den paralel yapıya, Aydın Doğan medyasından terör örgütü PKK’ya kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. İşte Ozan Ceyhun ile yaptığımız o röportaj;

KATİ PİRİ SKANDALI

¥ Çok tartışılan Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye 2015 Yılı İlerleme Raporu’nda başlayalım. Raporun hedefi ve amacı belli. Kati Piri ve AB, sizce istediğini aldı mı?

- Kati Piri, AP’nin yeni bir parlamenteri ve hiçbir deneyimi yok. Böyle bir milletvekilini raportör olarak görevlendirmeleri zaten büyük bir skandal. Kati Piri’yi biz tanımıyorduk, Hollanda’dan gelmiş sosyal bir demokrat milletvekili olarak ortaya çıktı. Türkiye hakkında yazdığı ilk rapor da çok kötüydü. Piri’nin raporu hazırladığı kadroya baktık ve beraber çalıştıkları da Türkiye’yi çok iyi tanımıyorlar, paralel yapı ile yakın ilişki içerisindeler, PKK’lılarla sıkı bağları var. Piri, raporu yazarken, Güneydoğu’ya giderek, bölgede PKK’lı ve HDP’li isimlerle görüştü. Hendeklerin kazıldığı, bombaların döşendiği sokakları gördü ve geriye döndüğünde HDP ağzıyla garip demeçler verdi. Paralel yapının basın yayın organlarına mahkeme kararıyla kayyımlar atanırken bu örgüte destek veren açıklamalar yaptı. 

¥ Kati Piri kullanışlı biri mi?

- Piri’ye hakaret etmek istemiyorum. Piri, ya deneyimsizliğinden ya da yanlış danışmanlara sahip olduğu için Türkiye hakkında objektif olamıyor. Raportör objektif olmak ve Türkiye’nin bütün kesimlerini dinlemek zorunda. Ancak Piri yazdığı raporlarda, Türkiye aleyhinde olan bütün kesimlerin görüşlerine yer verdi, Türk halkını görmemezlikten geldi. 

AYDIN DOĞAN MEDYASININ RAPORDA NE İŞİ VAR?

¥ Sizin raporla ilgili önemli bir iddianız var. Aydın Doğan’ın rapordan son anda çıkarılması. Rapora Doğan nasıl girdi?

- Piri, Zaman gazetesi, Koza İpek medya grubu ve Samanyolu TV’ye kayyım atanmasını basın özgürlüğüne darbe olarak değerlendiriyor. Raporun ilk halinde Doğan medyaya da kayyım atandığı şeklinde ifadeye yer verilmişti. Bu bizim garibimize gitti. Doğan medyanın bu raporda işi ne? Türkiye üzerine gidince Doğan medya paniğe kapıldı. Piri, rapor açıklanmadan önce 13 Nisan’da basın toplantısı düzenlemişti. Orada bir gazeteci arkadaş Piri’ye Doğan’ın rapora nasıl girdiğini sordu. Piri, “Ben de nasıl girdiğini bilmiyorum, anlamadım. Bir yanlışlık oldu herhalde. Biz şimdi çıkarmaya çalışıyoruz, ancak nasıl çıkaracağımı da bilmiyorum. Raporun onaylanacağı gün, sözlü değişiklik önerisi vereceğim. Ancak korkuyorum, milletvekilleri bunu raporun içerisinde tutmak isterler” dedi. Doğan medya da Piri’yi arayıp, rapordan kendilerinin çıkarılması için baskı yapmış. Piri, 14 Nisan’da Doğan’ı, sözlü önerge ile rapordan çıkarttı. Doğan medya, paralel yapı ile birlikte Avrupa’da çalışıyor. Doğan, durup dururken rapora girmez. Bunu iyi incelemek ve deşmek lazım. 

PARLAMENTERLER POLİTİKACILIK OYNUYORLAR

¥ Raporlara herkes müdahil olabiliyorsa Türkiye neden bu rapora müdahale edemiyor?

- Türkiye müdahil olmaya çalışıyor. AP’yi iyi analiz etmek lazım. Türkiye, Avrupa Birliği temsilcileriyle çok iyi görüşüyor ve işler tıkır tıkır ilerliyor. Ancak AP’ye seçilen parlamenterler genelde kendi ülkelerinde ciddiye alınmayan kişilerden oluşuyor. Bunlar 5 yıllığına seçiliyorlar ve bunlarla kimse ilgilenmiyor. Çok iyi maaşlar alan ve çok iyi yemekler yiyen, çok gezen parlamenterler bunlar. Parlamenterler politikacılık oynuyorlar. Avrupa ülkeleri buraya milletvekili seçerken çok hassas davranmıyorlar. Kendi ülkelerindeki seçimler için 100 milyon avro harcıyorlarsa burası için 5 milyon harcıyorlar. Bundan dolayı da aşırı sağcı partiler AP’ye milletvekili gönderdi. O yüzden zaten PKK’lılar bunlarla rahatça görüşebiliyor. Bu derece laçka ve pasaklı bir yapı. Bu hazırladıkları raporlarda da görülüyor. 

¥ AB ülkeleri, yükselen, yıldızı parlayan, dünyada sözü dinlenen şu anki Türkiye’ye tahammül edebiliyorlar mı?

- Bence sorun burada. Avrupa ile Türkiye arasındaki sorunların ana nedeni Türkiye’nin eski Türkiye olmaması. 2002 sonrası oluşan yeni Türkiye’nin Avrupa’yı hayran bırakacak duruma gelmesi Avrupa’da problem teşkil ediyor. Afrika’da, Balkanlar’da, Ortadoğu’da Türkiye’nin etkin olması tabii AB’yi rahatsız ediyor. 

KORKUYORLAR

¥ Türkiye’den korkuyorlar mı?

- Evet. Yeni Türkiye ve Erdoğan’dan korkuyorlar. Bütün saldırılarının nedeni bu. Yeni Türkiye’nin hali hazırdaki konumuna baktıklarında, bu ülkenin geleceğinden korkuyorlar. Bende diyorum ki, “Korkmanıza gerek yok. İşbirliği yaptığımız müddetçe ortak bir geleceğe sahip olacağız.” 

MERKEL ALMANYA’NIN NAMUSUNU KURTARDI

¥ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret eden Jan Böhmermann hakkında soruşturma başlatılmasını Almanya nasıl oldu da izin verdi? Bu Türkiye’nin başarısı mı yoksa Almanya’nın Türkiye üzerinden elde etmeyi planladığı bir çıkar politikası mı?

- Böhmermann’ın hakaretleri ve rezillikleri ZDF kanalında yayınlandıktan sonra Almanya Büyükelçiliğimiz, Konsolosluklarımız, UETD üzerine düşen görevleri yaparak büyük bir kamuoyu oluşturduk. Sosyal medyadan Almanca ve Türkçe olarak çok yoğun twit paylaşımları yaptık. ZDF kanalının önünde protesto eylemi yaptık ve Türk vatandaşları Böhmermann hakkında Alman savcılığına şikâyetlerde bulundu. Bütün bunlardan sonra Angela Merkel sağlıklı bir karar alarak soruşturma izni verdi. 

Almanya’da bu hafta içerisinde bu konuyla ilgili yasayı değiştirme çabaları olacak ve “Cumhurbaşkanı Erdoğan için bu yasa geçerli olmasın” diyorlar. Aslında bu yasa Şah Pehlevi için çıkarıldı. Pehlevi, Almanya’ya gelince ülkedeki muhalifler olaylar çıkarıyor, Pehlevi’ye hakaret ediyorlardı. Alman Devleti, Pehlevi’yi korumak için “Devlet başkanlarına hakaret edilirse yargılanır” şeklindeki yasayı çıkardı. Eli kanlı bir diktatör için çıkardığı bu yasayı şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan için kullanmak istemiyorlar. Merkel burada Almanya’nın namusunu kurtardı. Bizler geçmişte Merkel’e çok kızardık. Son aylarda yaptıklarıyla Türkiye’nin takdirini alıyor. Almanya içerisinde ise çok tepki çekiyor. Böhmermann denilen o aşağılık iğrenç adama karşı da soruşturma izni vermesi tepkileri daha da büyüttü. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23