Kurulduğu günden beri skandallarla anılan ve peşi sıra patlak veren kirli para iddiaları ile adeta yolsuzluğun odağı haline CHP, nihayet yargı önüne çıktı. CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun göbeğinde bulunduğu “para sayma” skandalına ilişkin ilk duruşma mazeretlerle başladı.
HABER MERKEZİ
Kurulduğu günden beri skandallarla anılan ve son olarak kirli para iddiaları ile yolsuzluğun odağı haline CHP, nihayet yargı önüne çıktı. CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun göbeğinde bulunduğu “para sayma” skandalına ilişkin ilk duruşmaya Canan Kaftancıoğlu, hastane randevusu olduğu gerekçesiyle mahkemeye gelmezken, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu İnşaat Şirketi Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, eski Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve eski Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın da bulunduğu 22 sanığın yargılanmasına başlandı. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz 6 sanık ile avukatları katılırken, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftci Binici, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve çok sayıda parti üyesi de ‘izleyici’ olarak katıldı.
Davada verilen ara kararda Anayasa Mahkemesince CHP hakkında 2019 yılına ilişkin olarak mali denetim yapılıp yapılmadığının sorulmasına, yapıldıysa buna ilişkin rapor istenilmesine hükmedildi.
DURUŞMA 29 KASIM’A ERTELENDİ
11 Mart’ta gündeme gelen bavullar dolusu para görüntüleri sonrası, Siyasi Partiler Kanunu’nun “kanuna aykırı bağış, kredi veya borç alınması, borç verilmesi” maddesi gereğince hazırlanan iddianame kapsamında CHP’li yöneticilerin 6’şar aydan 1’er yıla kadar hapis cezasıyla yargılandığı davada Cumhuriyet Savcısı, gelinen aşamada durma talebinin reddine ve eksik hususların giderilmesine karar verilmesini talep etti. Ara kararında AYM’den 2019 yılı mali denetim raporunun istenilmesine karar veren mahkeme ayrıca, sanık Serkan Çebi’nin zorla getirilmesine ve eksik hususların giderilmesine hükmederek duruşmayı 29 Kasım’a erteledi.
Hesabı sorulsun
CHP’nin 2019 yılında İstanbul İl binasının alınması için başlattığı ‘Bir Tuğla da Sen Koy’ kampanyası çerçevesinde kanuna aykırı bağış topladığını ve vergi kaçırma suçunu işlediğini hatırlatan hukukçular ise son dönemde verdiği kararlarla tepki çeken ve vurguncuları tahliye eden yargının cesur davranması gerektiğini vurguladı. Gazetemize konuşan hukukçular, 28 Şubat döneminde Refah Partisi’nin düzenlediği pikniklerde tüketilen ürünlerin fişlerini bahane ederek ‘paranın sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği’ iddiasıyla ‘kayıp trilyon’ davası açılmasını destekleyen CHP’nin, kaynağı belirsiz bavullar dolusu kara paranın hesabının sorulmasını istedi.
GÖRÜNTÜLERİ BIRAK PARAYI ANLAT
Duruşmanın ardından basın mensuplarına açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Meryem Gül Çiftci Binici, görüntülerin hukuka aykırı elde edildiğini, bu nedenle yargılama yapılamayacağını iddia etti. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise seçimlerden 20 gün önce yayınlanan görüntülerle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na zarar verilmesinin amaçlandığını öne sürdü.
Kara para vergi kaçırma ve usulsüzlük
Para kuleleri davasında 24 milyon 360 bin liranın hesabı sorulmaya başladı. İddianameye göre; CHP’nin İstanbul il binasının alımı için 11 Aralık 2019’da 24 milyon 360 bin lirayı satıcının banka hesabına gönderdi. Ancak 15 milyon 510 bin lira ise satıcıya elden verildi. Toplam maliyet 39 milyon 870 bin lira oldu. İddianamede ayrıca siyasi partilerin bağış miktarınca makbuz düzenlemeleri gerektiği, buna aykırı hareket edildiği aktarıldı.
Bu dava CHP’yi kapattıracak kadar büyüktür
İçinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan kamu parasını talan etmeyi parti politikası haline getiren CHP hakkında görülen para sayma davasını değerlendiren TÜRKAD Başkan Yardımcısı Avukat Hadi Dündar, şu açıklamalarda bulundu: “Para kuleleri davasında temel beklenti, araştırmanın iyi yapılıp eksiksiz sonuç elde edilmesidir. ‘Görüntülere takılan paralar kimindir’, ‘Kameralara yansıyan paralar nereden gelmiş ve nereye gitmiştir’ soruları mutlaka yanıt bulmalı. Balya balya sayılan paralar sisteme dahil değil. Bu bir kara para mı? Suç parası mı? Neden gizli verildi? Mahkemenin sanıkların ‘Siyasi parti için bağış topladık’ sözleriyle yetinmemesi gerekiyor. Yoksa bu işin içinde başka bir durum ortaya çıkacaktır. Eğer para verenler belediyeden ya da siyasi partiden ülkenin yönetimi ya da İstanbul’un yönetimiyle ilgili bazı talepler elde etmişlerse onların da ortaya çıkartılması lazım. Sadece bu paraları sayanlar üzerinde bu soruşturma yürütülürse bu davayı sulandırmak olur. Usulsüz para toplayan bir siyasi partiyle ilgili yapılması gerekenler var. CHP’liler kendileriyle ilgili her yargılamanın bir kumpas olduğunu savunuyor. Ancak yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, ceza gerektirdiğini asla dile getirmiyorlar. Bu bir siyasi partinin kapatmasını dahi ele alabilecek kadar büyük bir davadır. Bakın mütedeyyin insanlarla ilgili bir dava olduğundan ne kadar hızlı sonuç alınıyor ve ne kadar yüksek cezalar veriliyor. Ancak seküler kesimle ilgili davalar ne yazık ki sulandırılarak üzeri kapatılmaya çalışılıyor.”