İlahiyatçı ve yazar Ali Rıza Demircan "Amacınız Nedir? Atatürk'ü iman ettirip sevdirmek mi?" başlıklı yazısında dikkat çeken ifadeler kullandı.
İlahiyatçı ve yazar Ali Rıza Demircan'ın Mirat Haber'de kaleme aldığı yazısı şu şekilde:
Oda Tv’ de uzunca bir yazı.
Başlığı “Atatürk’ün aldığı notlar… Konu: Hz. Muhammed”
Yazarı Kaan Arslanoğlu …
03 Mayıs 2025 tarihli yazının giriş bölümü şöyle:
[ Atatürk’ün Hz. Muhammet’in askerliği, komutanlığı, liderliği üstüne notları, işaretlediği satırlar. Müslüman savaşçı kadınlar, sahabenin en ileri gelenlerinin (Hz. Ömer, Hz. Ali) savaştaki yerleri… Hz. Muhammet’in 6 kat kalabalık düşmana karşı harekatı, yaralanışı… Komutan ve asker olarak kahramanlığı…
Atatürk şöyle bir soru notu düşmüş kendi el yazısıyla: “Bizzat idare ettiği meşhur muharebeler hangileridir; isimlerini yazınız. Peygamber bunların hangilerinde muvaffak oldu, hangilerinde muvaffak olmadı?” Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar, Anıtkabir Derneği Yayınları, Cilt 9, s. 51
Ve takip eden bir dizi soru… Bu soruları kendine mi yazıyor, birilerine sormak için mi, belirsiz. İkinci olasılık daha güçlü. Çünkü daha öncesinden konuyu etraflı biliyor. Birtakım kitaplar okumuş ve altını çizmiş, yanlarına işaretler, paraflar koymuş. İşte o işaretlediği, altını kalın çizdiği satırlardan bazıları:
Eser: İslam Tarihi; Yazar: Leon Caetani; Çeviren: Hüseyin Cahit; Tanin matbaası, İstanbul 1924 (Cilt.4, sayfa 1-422) … Yazar ünlü bir İtalyan sosyalist, Marksist siyasetçidir ve İslam tarihinin en önemli Batılı uzmanlarından biridir.]
(Müellif de mütercim de İslam düşmanıdır. Kitab da düşmanlık için tercüme edilmiştir. ARD)
https://www.odatv.com/yazarlar/kaan-arslanoglu/ataturkun-gozunde-hz-muhammed-bakis-acisi-nasildi-120096979
MUSTAFA KEMAL mi KAMÂL ATATÜRK MÜ?
Mustafa Kemal bir Osmanlı Devleti Subayı. Müslüman bir ailenin çocuğu. Ana hatlarıyla İslam’ı bildiği muhakkak. Ama Batıcı ve İngiliz eğilimli.
Mesleği gereği biricik hayat önderimiz Hz Muhammed’in askeri dehasını inceleme gereğini duyması doğal.
Kültür Müslümanı olduğu için arada bir namaz kılma ve oruç tutma gibi mümin olduğunu gösterir hiçbir haber ve görüntü yok. Ya da biz görmedik.
PADİŞAHÇI VE HİLAFETÇİ
23 Nisan öncesi ve Lozan anlaşmasına kadar geçen sürede padişahçı, hilafetçi. Kur’an’a, Peygamberimize ve tarikat şeyhlerine ihtiramlı. Ama bütün bu şekli görüntüler; yazılar – resimler iman edildiğini göstermez. İç dünyasını yansıtan İslam ve tarih karşıtı kanlı devrimler öncülüğü, sözlü ve el yazılı inkârcı tespitleri, alkol düşkünlüğü ve secde etmezliği ise aleyhte deliller.
Allah’ı inkâr gibi bir akıl tutulmasına uğradığı söylenemez ise de deist olduğundan şüphe edilemez.
ÜLKEMİZİN GERÇEĞİDİR
İster kabul edin ister etmeyin bir bedende birleşen Mustafa Kemal/Kamâl Atatürk ( ki ikincisi birincisini inkâr etmiştir ) ikilisi Ülkemizin gerçeğidir ve bir asırdır devlet eliyle ve kanun dayatmasıyla yaşatılan Kamâlizm bu gün de iktidardadır.
Yürekten sevenleri vardır ve ama onu İslam ile ilişkilendirme hatasına düşerek seven bir tek bilinçli Atatürkçü de yoktur.
SONER YALÇIN VE BAZI İLAHİYATÇILAR
Gerçekler ortada iken Soner Yalçın gibi Tağutlar onu bilgi ve bilinçli dindar Müslümanlara onaylatıp sevdirmek amacı güderler. Bunun için de onu iman ettirmek isterler. Bu yolda yürüyen Y.V.Y. , C.A. ve İsrafil Balcı benzeri nice ilahiyatçılar hatta kabrinin abdest alınarak ziyaret edilmesi gereken bir Veli olduğu propagandasını yaparak küçülen Haydar Baş gibi tarikat şeyhleri de vardır.
Bu arada acı olan bir gerçeği de ifade edelim: Ülkemizde samimi Müslümanlar da laik Atatürkçüler de azınlıktadır.
PEKİ AMAÇ NE?
Bir buçuk asırlık yıkım çalışmalarına rağmen milletimizin büyük çoğunluğunun İslam karşıtlarını sevemeyişi ve aşağılaması… Kendileri İslami yaşantı içinde olmasalar da bu böyle.
Aslınca bağlılarınca eşsiz önder görülüp sevilen de Mustafa Kemaldir. Onun defteri de bizzat Kamâl Atatürk tarafından dürülmüştür.
Sözü Kur’ân’dan bir ayetle bağlayalım:
“Allah ve elçisi Muhammed ile aralarına sınır ve düşmanca tavır koyanlar aşağılıkların da aşağısında olan sürüngenlerdir.” (Mücadele 20)
ARD