• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Akit’e konuşan Filistinli gazeteciler: Türkiye bize kardeşliğini gösterdi

Yeniakit Publisher
2023-12-22 10:15:00 -
Akit’e konuşan Filistinli gazeteciler: Türkiye bize kardeşliğini gösterdi

Lübnan’ın Al Manar Televizyonu Ankara Temsilcisi Filistinli gazeteci Hasan Tahravi ve Gazeteci Yazar Dr. Zahir Elbek, Akit aracılığı ile Türk halkına gönderdikleri mesajda, yaşanan insanlık dramını gözler önüne sererken, Türkiye’nin kardeşliğinden duydukları sevinci dile getirdiler.

İsrail’in 7 Ekim’de Gazze halkına karşı başlattığı katliamlar sürerken, Filistinli gazeteciler Akit aracılığıyla yaşanan insanlık dramını bir kez daha gözler önüne serdi. Katilamların başladığı günden bu yana kesintisiz destek veren Türkiye’ye teşekkür eden Filistinli gazeteciler Arap ülkelerine ise kırgın olduklarını söyledi.
Gazetemize konuşan Lübnan’ın Al Manar Televizyonu Ankara Temsilcisi Filistinli Gazeteci Hasan Tahravi, Siyonist katillerin 7 Ekim’de başlattığı soykırımın ana stratejisinin herkesi katletmek olduğunu söyledi.

Arap ülkeleri bizi kahretti

Kurulduğundan beri sürekli katliamlara devam eden İsrail’in bu son katliamlarının ABD dışında bütün dünyada insanlardan büyük tepki topladığını anlatan Tahravi, “Bu katliamlar bir kez daha gösterdi ki, dünyada insan haklarını sadece insanlar savunuyor. Bu saldırılar Birleşmiş Milletler’in (BM) acizliğini bir kez daha gösterdi. Arap ülkelerinin seyirci kalması ise bizleri kahrediyor. Gazze’den, ‘Neredesiniz ey Müslüman kardeşlerimiz’ diye feryatlar yükseliyor. Fakat Arap ülkelerinin yöneticileri buna kulaklarını kapatıyor. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’e çok kırgınız. Bırakın tarafsız kalmayı resmen İsrail’in yanında yer aldılar. İsrail Gazze’deki bütün insanları öldürüp Gazze’yi tamamen işgal etmek istiyor. Oradaki Filistinlilerin hepsini Gazze’den çıkartmak istiyor. Ama biz Filistinliler Gazze’yi terk etmeyeceğiz. Çünkü bu vatan bizim. Vatanımızı sonuna kadar savunacağız. Ne ikinci Nekbe’yi yaşayacağız, ne de teslim olacağız. Çünkü Filistin halkı Hamas’a ve direniş örgütlerine güveniyor. Filistin’de hiçbir ayrım gözetmeksizin herkes vatan toprağını savunuyor. Gazze’nin yarısı yerle bir edildi. Alt yapısı yok edildi. Hastaneler yok edildi. Doktorların hemşirelerin hepsi tutuklandı. Özellikle Gazze’nin kuzeyinde hastane diye bir şey kalmadı. Su, yiyecek, tıbbi malzeme girişi tamamen engelleniyor. Büyük bir insanlık dramının tam ortasındayız” dedi.

Netanyahu cezasını çekecek

Gazze’de birkaç güne kadar ateşkes beklendiğini anlatan Tahravi, şöyle devam etti: “Ancak bu İsrail’in şartlarıyla olmayacak. Filistin tarafının şartı, İsrail’in saldırıları durdurup tamamen Gazze’den çekilmesidir. İsrail’in savaşta kayıplarına dair açıkladığı rakamlar tamamen yalan. İsrail’in kayıpları, açıkladıklarının en az üç dört katı. Yüzlerce tank ve zırhlı araç içindekilerle birlikte yok edildi. Sahada yüz yüze savaşa girdikleri anda tanklarını, zırhlı araçlarını, silahlarını bırakıp kaçmaya başlıyorlar. Çok zor durumda kalan İsrail aslında ateşkesi istiyor. İsrail’in içinde de halktan büyük tepki ve protestolar var. Zaten savaş bittiği anda Netanyahu hapsi boylayacak. Türkiye başından beri her zamanki gibi yanımızda durarak kardeşliğini gösterdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ateşkes için çaba sarf ediyor. Türk halkı eylemlerle mitinglerle desteğini gösteriyor. Türkiye’ye ve halkına şükranlarımızı sunuyoruz.”

Gazze insanlığın onur sınavıdır

Gazeteci-Yazar Dr. Zahir Elbek de şunları aktardı: “İnsanlık tarihi boyunca hak ve batılın savaşı her daim devam etmiştir. Günümüzde ise bir yenisine tanıklık ediyoruz. 7 Ekim’den bugüne Filistin-Gazze katliamını insanlığın onur sınavına dönüşmüştür. Filistin’de yaşanan bu soykırımı bizler 1917’den beri yaşıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun adil yönetiminde olan Filistin, 1. Dünya savaşından sonra İngiliz işgali ve sonrasında 1948’de işgalci İsrail’in kurulmasıyla bir başka boyut kazandı. 1948’den günümüze ise adım adım topraklarımız gasp edilerek işgal rejimi topraklarını genişletti. Biz Filistinliler olarak bu işgali hiçbir zaman kabul etmedik. Bu sebeple bizlere olan zulmünü artırdı. Bu işgalin bir başka boyutu ise biz Müslümanların ilk kıblesi, ikinci haremi ve üçüncü mescidi olan Mescid-i Aksa’dır. Mescidi Aksa’ya yapılan Yahudi ayin baskınları, Müslümanların içeri girip namaz kılmalarının engellenmesi ve Mescid-i Aksa altına kazılan tünellerin artmasıyla 7 Ekim’e gelindi. 7 Ekim’den beri ise insanlık tarihinin görmediği düzeyde bir barbarlık yaşanıyor. Şuana kadar Gazze’ye atılan bomba 53 bin tondan fazla. Bu da Hiroşima’ya atılan nükleer bombanın 5 katını oluşturuyor. Hastane, cami, okul, kilise gibi hiçbir sivil hedef ayırt edilmiyor, hatta çocukların bulunduğu bölgeler özellikle vuruluyor. 75 günde 20 bini aşkın kişi şehit olurken 52 binden fazla kişi yaralandı. Şehit olanların 8 binini çocuk, 6 bin 200’ü kadın. Hayatta kalan da ölümlerden ölüm beğenmek zorunda kalıyor. Çünkü Gazze’de su, elektrik, internet, gıda ve ilaç yok. 75 gündür aileme ulaşamıyorum. İşgalci İsrail’in amacı tüm Gazze’yi yok etmek. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar ‘İnsanlık Onuru Gemisi’ne açılan bu deliği görüp kapatmak için tepki gösteriyor. Gazze katliamı durmazsa o gemi batacak ve tüm insanlık boğulacak.”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23