• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Aile çocuğa neler öğretmeli?

Yeniakit Publisher
2018-09-14 14:01:00 -
Aile çocuğa neler öğretmeli?

Her şey okulda öğretilmiyor, öğrenilmiyor. Öğrenilemez de.. Anne babaların içlerinde taşıdığı, sık sık depreşen soruların başında gelir: “Çocuğa ne öğretmeli?”


Öğrenilen konular ne kadar günlük hayatını ilgilendiriyorsa, çocuk o kadar kolay öğreniyor. Çocuk, öğrenmenin keyfine vardıkça hayattan tat alıyor, yüzünde tebessümler açıyor.

2-3 yaşlarında iken, çocuğun kelime haznesi oluşmaya, oturmaya başlıyor. Bu yaşlarda Allah, peygamber ve melekler gibi kavramları çocuğun çevresindeki konuşma ortamında sıklıkla kullanmalı, ma’şallah, elhamdülillah, gibi ifadeleri çocuğun kelime haznesine kazandırmalısınız.

Çocuk aynı yaşlardan itibaren büyükleri taklit eder, ancak özellikle 6-7 yaşlarında bunu beğenilme arzusuyla yapmaya başlar.

Bu yaşlarda çocuğun gördüğü yerde ibadet etmek, sesli olarak dua etmek, insan ve hayvan sevgisini aile içinde ifade etmek önemlidir.

Ve dürüstlük.. Dürüstlük kavramının ahlakın temeli olduğu unutulmamalı, çocuğa karşı dürüst davranılmalı ve ondan daima dürüst davranması istenmelidir.

Vicdanın hakemliğine dikkat çekilmeli, istisnasız herkese doğuştan bahşedilen bu muhteşem sünnetullahın her an çocukla beraber olduğu bilinerek, “onu dinleme” öğretilmelidir. Vicdanını dinleyen, Rabbinin sesini duyar.

Sorumluluk duygusu eğitimle ve ebeveyn tutumuyla kazanılan bir duygudur. 15 yaşındaki bir çocuğun sorumluluklarını yerine getirebilmesi için 3 yaşında iken yaşına uygun sorumlulukları yapmaya alıştırılmış olması gerekir. Küçüklükten itibaren her istediği sorgulanmadan karşılanan, isteklerini erteleyemeyen, onun adına anne babası düşünen, kendi adına karar veremeyen, bağımsızlaşamamış, kendine güvenmeyen ve kendini yönetemeyen çocukların sorumluluk duygusunun gelişmesi pek mümkün değildir.

Bazı anne-babalar çocuğunun peşinde devriye gibi dönüyor, çocuğunun her ihtiyacını, isteğini anında karşılıyor, çocuklarını koruma güdüleriyle şefkat dengesini ayarlayamıyorlar.

Çocuğun yemeğini dökerek de olsa kendisinin yemesi sağlanmalı, kendini, çevreyi, hayatı keşfetmeye dair atılımları engellenmemeli, bilakis yeni ve farklı girişimlerde bulunması teşvik edilmeli, deneme yanılmalar yaşaması sağlanmalıdır. Çocuğa hata yapma hakkı tanınmıyorsa, kusursuz olma yüklemesi yapılıyorsa, neyi, ne zaman, ne şekilde yapacağı sürekli söyleniyorsa yazık! Çocuk suçlanmaktan, hata yapmaktan korktuğu için hiçbir şey yapmamayı tercih edecektir. Oysa çocuk hata yaparak, deneyip yanılarak doğruları öğrenirse bu doğrular anne-babasının dikte ettiği değil, kendisinin keşfettiği doğrular olur ve o kendi keşiflerine daha bir sadıktır. Ve onları korur, arkasında durur.

Aile çocuğun açıklarını kapatmaya çalışır, bedelini ödemesini engellerse çocuk olgunlaşamaz, kendine güvenemez ve sorumsuz olur.

Sorumsuz bir insan da okul, iş ve evlilik hayatında sorunlar yaşamaya mahkûmdur.

Çocuğun yaşına uygun sorumluluk verilmesi çok önemlidir. Başarabileceği sorumluluğu almış bir çocuk hem kendine güvenme hem de vazifelerini yapma bilinci kazanır.

Anne babalar, tatil yaklaşınca “Hocam, tatilde çocuğumuza nasıl ders çalıştırabiliriz?” diye sormaya başlar, öğretmenlere.. Birçok öğretmen de dayar bazı ödevleri..
Ne kadar yanlış. Bu çocuk ne zaman kendisi gibi olacak! Ne zaman çocuk olacak! Ne zaman oyun oynayacak! Oyun oynaması kısıtlanan çocuk sağlıklı bir ruha sahip olabilir mi? Siz ona okuma alışkanlığı kazandırdıysanız, o tatilde hem oynayacak hem okuyacaktır.

Ödevden çok daha önemlisi kazandırılabilir tatillerde. Mesela “çevre bilinci”.. Çevreyi koruma, kirletmeme, temizleme titizliği çocuklukta kazanılacak ve ana-babadan öğrenilecek konulardan biridir..

Annelik babalık coşkusunu yaşayacağınız yıllarda ‘ders, ders, ders’ diye çocuğunuzu bıktırmayın. Ödevlerine değil, ellerine bakın çocuğunuzun. Minicik elleri ile nasıl da ödev yapmak için çırpınıyor bir bakın. Uyurken yüzüne bakın.

Çocuğunuzla yağmurda koşmak, güneşli bir günde çeşme başında soluk soluğa serinlemektir ebeveyn olma duygusu. Bunları yaşayın ve yaşatın.. Hem siz, hem o mutlu olur.. Mutluluk ise sağlığın olmazsa olmaz ilacıdır..

Rabbini, dinini, dürüstlüğü, vicdanı, sorumluluk duygusunu ilk anne babadan duyup öğrenmeli bir çocuk
tıpkı ana dili gibi..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23