• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ahizade Hüseyin Efendi’nin Vefatı (Şeyhülislam)

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Ahizade Hüseyin Efendi’nin Vefatı (Şeyhülislam)

Ahizade Hüseyin Efendi’nin Vefatı (Şeyhülislam)

Sultan 4. Murad, mevsimin kış ve havanın karlı olmasına aldırmayarak İznik ve Bursa’ya gitmek üzere 3 Aralık 1633 tarihinde İstanbul’dan yola çıkar. Önce İzmit’e uğrayan padişah avlanarak Kazıklı Derbendi üzerinden İznik’e doğru hareket eder. Bozuk yolda ilerlemekte zorlanan sultan, yolun çok bozuk ve düzeltilmemiş olması nedeniyle İznik Kadısı’na çok kızar. Yanında bulunan Vezir Gürcü Mehmed Paşa ile Kapıcılar Kethüdası Nasuhpaşazâde Hüseyin Ağa’yı derhal İznik’e gitmelerini ister ve vazifesini yapmamış olan kadıyı idam etmekle görevlendirir.

Karaçelebizâde Abdülâziz Efendi, Ravzat-ül-ebrar adlı eserinde bu hadise ile ilgili; “..İznik’e varılacağı gün kadısı bî-cürm ve günâh, cübbe ve destâr ile dervâze hisarda ber-dâr olmak muhtarları oldı” diyerek kadı’nın cübbe ve sarığıyla idam edildiği bilgisini verir.

Sultan 4. Murad, av için Bursa’da daha birkaç gün kalmak isterken annesinden aldığı bir mektup üzerine derhal yola çıkmak zorunda kalır. Zira annesi Kösem Sultan, gönderdiği mektubunda: “Benim arslanım, acele üzere gelesiz, cülûs tedbiri için sözler ve cem’iyetler olmaktadır” diyerek; tahtın tehlikede olduğu, birtakım toplantıların yapıldığı ve padişah aleyhinde sözler söylendiği bilgisini verir. Valide Sultan’ın mektubunun arasında bir de şeyhülislamın ona yazmış olduğu mektup çıkmıştır.

Devrin şeyhülislamı olan Ahîzâde Hüseyin Efendi, Valide Sultan’a mektup yazmış ve İznik kadı’sının idamının doğru olmadığını, ulema sınıfının bu hadiseden dolayı derin bir üzüntü duyduğunu, bu hadisenin bir benzerinin tekrarlanmaması gerektiğini bildirmişti. 

Şeyhülislâm Ahîzâde Hüseyin Efendi, bu mektubu yazdıktan sonra ilmiye sınıfının bir ziyafetine katılmıştı. Onu çekemeyen bazı kimseler, Valide Sultan’a giderek ulemanın padişahı tahttan indirme amacıyla toplantı düzenlediklerini söylemişler, o da bu durumu şeyhülislamın mektubu ile birlikte Bursa’da avlanmakta olan oğlu 4. Murad’a ulaştırmıştı.

Sultan 4. Murad, avlandığı sırada annesinden aldığı mektup üzerine hemen harekete geçti. Av mahallinden hareketle Bursa’ya dahi uğramadan İstanbul’a doğru son sürat at koşturdu. 

İlk iş olarak Şeyhülislâm Ahîzâde Hüseyin Efendi ve İstanbul kadısı olan oğlunu Kıbrıs’a sürgün ettirdi. Bostancıbaşı Duçe Mehmed, bu ikisini iki ayrı gemiye bindirip Kıbrıs’a yolladı. Gemiler henüz Çekmece tarafında iken şeyhülislam ve oğlunun öldürülmeleri emri geldi. Çünkü 4. Murad, onlar hakkında fazla merhametli olduğunu düşünerek sürgün kararından vazgeçip idam emrini verdi.

Bostancıbaşı Duçe Mehmed, gemilere yetişti ve şeyhülislam’ı İstanbul’da Ayastefanos (Yeşilköy) kıyısına çıkardı. Bir saman arabasına bindirip Ayastefanos’u geçip Kalikratya Köyü’nde (bugünkü Mimarsinan semti) bir Yeniçeri menziline götürdü. 

Mustakımzâde’ye göre; İdam edilmeden önce şeyhülislam, son kez namaz kılıp dua etti ve ardından Bostancıbaşı tarafından kement atılarak boğuldu. Böylece Osmanlı tarihinde ilk kez bir şeyhülislam, padişaha isyan hazırlığı suçundan 7 Ocak 1634 tarihinde boğdurularak idam edilmiş oldu. (https://www.belgeseltarih.com)

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23