Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü', 'Günün Fotoğrafı' ve 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize (22 Şubat 2025) sunuyoruz...
(١١٢) اَلتَّٓائِبُونَ الْعَابِدُونَ الْحَامِدُونَ السَّٓائِحُونَ الرَّاكِعُونَ السَّاجِدُونَ الْاٰمِرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَالنَّاهُونَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَالْحَافِظُونَ لِحُدُودِ اللّٰهِؕ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنٖينَ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(112) O tövbekârlar, ibadet edenler, hamdedenler, dünyada yolcu gibi yaşayanlar, rükûa varanlar, secde edenler, iyiliği teşvik edip kötülükten alıkoyanlar, Allah’ın sınırlarını gözetenler; müjdele o müminleri!
(Tevbe Suresi) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
“Dünyada yolcu gibi yaşayanlar” şeklinde tercüme ettiğimiz “es-sâihûn” kelimesinin sözlük anlamı “seyahat edenler”dir. Birçok sahâbî, Hz. Peygamber’in “Ümmetimin seyahati oruçtur” meâlindeki bir hadisine dayanarak âyetteki bu kelimeyi “oruç tutanlar” şeklinde yorumlamışlardır (Taberî, XI, 28).
Seyahat ve oruç arasındaki benzerlik daha çok şu şekilde açıklanmıştır: Her ikisinde kişi birtakım zorluklara ve mahrumiyetlere katlanır; seyahatte kişi görmediği, bilmediği yerleri ve durumları görüp gözlemleyebilir, oruç tutan mümin de ruhen yücelerek melekût âleminin birtakım özel hallerine muttali olabilir.
Bazı ilk dönem müfessirleri bir başka hadise dayanarak aynı kelimeyi, “cihad edenler” biçiminde açıklamışlardır. Kelimeyi sözlük anlamına göre yorumlayanlar, “yer yüzünde seyahat edenler”, “Mekke’den Medine’ye göç edenler”, “ilim öğrenmek için yolculuğa çıkanlar”, “Allah’ın birlik ve kudretini gösteren delilleri gözlemlemek ve onlardan sonuçlar çıkarmak için yollara düşenler” gibi açıklamalar yapmışlardır (İbn Atıyye, III, 89; Elmalılı, IV, 2625;
Kur’an’ın dersler çıkarma amacıyla yeryüzünde gezip dolaşmayı özendirmesi hakkında bk. Âl-i İmrân 3/137). Tercümemize esas olan düşünceyi de şöyle özetlemek mümkündür: Bu dünyanın fâni olduğunu unutmayanlar, ömür sermayelerini olabildiğince ebedî mutluluğa yatıranlar, dünya hayatlarını hep bir yolcunun şuuru içinde yaşarlar; bu ebediyet yolcuları, kelimenin yorumunda zikredilen güzel davranışlar içinde bulunurlar.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 64-65
ALLAH RESÛLÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem) 
GÜNÜN SÖZÜ:
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
KISSADAN HİSSE:
Eşkıyaya Dua Yapılır Mı?..
Memleketin birinde bir vaiz vardı. Vaaz etmek için kürsüye çıkınca, yol kesici eşkıyaya dua ederdi.
Ellerini kaldırır.
"Yarabbi!" derdi. "Kötülere, bozgunculara ve eşkıyaya merhamet et. Hayır sahipleriyle alay edenlerin hepsine, bütün kafir gönüllülere, kiliselerde, manastırlarda bulunanlara sen merhamet et." derdi.
Ancak iyi ve temiz kişilere hiç dua etmezdi. Halk bir gün basma toplanarak:
"Senin bu duaların, alışılmış, işitilmiş dualara benzemiyor. Sapıklara, hayır duada bulunmak, büyüklük, asalet değiîdir. Biz böyle şeyler görmedik, neden kötülere dua edip duruyorsun?" dediler.
Vaiz dedi ki:
"Ben onlardan iyilikler gördüğüm için onlara hayır dua ediyorum. Onlar bana o kadar kötülüklerde bulundular, o derece zulmedip cefalar çektirdiler ki, nihayet beni serden kurtardılar, hayra yönlendirdiler. Ben ne zaman dünyaya yöneldiysem, dünya malına candan bağlandımsa onlardan eziyetler gördüm, dayaklar yedim. Bütün çektiklerime karşı, Allah'a sığındım, iyiliğe, güzelliğe yöneldim. Kısaca beni o vahşi eşkıyalar dize getirdiler. Benim iyiliğime sebep onlardır. Onlara dua etmeyeceğim de kime dua edeceğim?"