• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

2 Ocak 2024: Günün Âyet ve Hadisi

Yeniakit Publisher
2024-01-02 08:07:00 -

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
2 Ocak 2024: Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün Sözü'nü istifadelerinize (2 Ocak 2024) sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN



وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَشْتَرٖي لَهْوَ الْحَدٖيثِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍۙ وَيَتَّخِذَهَا هُزُواًؕ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهٖينٌ

Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla

"İnsanlar arasında öyleleri vardır ki bilgisizlik yüzünden başkalarını Allah yolundan saptırmak ve o âyetleri alay konusu etmek için eğlendirici sözler kullanırlar; işte bunları alçaltıcı bir azap bekliyor."

(Lokmân Suresi, 6)        (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı) 

TEFSİRİ:

Dünyada maddî haz ve mutluluktan başka gayeleri olmayan insanlar, başkalarını da bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak, alıkoymak, boş şeylerle uğraşmak maksadıyla akıl ve bilgi temeline dayanmayan anlamsız, içi boş sözlere (veya bir yoruma göre) çalgılı eğlencelere kendilerini kaptırır, hayatın gayesini bunlardan ibaret görür, bunlara para harcar; bunları konuşup bunları dinlerler; Allah’ın hikmetli, anlam yüklü ve dolayısıyla kurtarıcı âyetleri kendilerine okunduğunda ise büyüklenerek bunlara kulak tıkayıp sırt çevirirler. Böylece inançlı ve inkârcı kesimler arasındaki temel bir mantık ve zihniyet farkı ortaya konmaktadır.

“Eğlendirici söz” diye çevirdiğimiz 6. âyetteki lehve’l-hadîs deyimi klasik tefsirlerin çoğunda mûsiki olarak açıklanmış ve bazı tefsirlerde bu âyete dayanılarak şarkı söylemenin, çalgı çalmanın, dinlemenin, bu işin ticaretini yapmanın haram olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu deyimin şirk inancı içeren sözler veya daha genel olarak insanlar için herhangi bir fayda getirmeyen boş ve lüzumsuz konuşmalar olduğu yolunda görüşler de zikredilmektedir (bu görüşler için bk. Taberî, XXI, 60-63). İmam Mâlik bir soru üzerine âyetteki “Allah yolundan saptırmak için” ifadesine dayanarak, “Eğer (müzik) insanı Allah’a karşı görevlerinden alıkoyuyorsa haramdır” demiştir (Kurtubî, XIV, 54). Kurtubî mûsikinin haram olduğu yolunda aktarılan bazı rivayetleri sıraladıktan sonra ünlü fıkıh bilgini Ebû Bekir İbnü’l-Arabî’ye (bk. Ahkâmü’l-Kur’ân, III, 1494) dayanarak kendi görüşünü özetle şöyle belirtir: İnsanların kötü duygularını tahrik eden, haramları öven şarkıların haram olduğu açıktır; ancak bu tür sakıncalar taşımayan mûsiki bayram, düğün gibi sevinçli ve mutlu zamanlarda veya dinlenmeye ve rahatlamaya ihtiyaç duyulduğu durumlarda câizdir (XIV, 55-56).

Bize göre –Taberî’nin de belirttiği gibi (XXI, 63)– lehve’l-hadîs deyiminin özel olarak şarkı ve mûsiki anlamına geldiğine dair âyette herhangi bir işaret bulunmadığına göre bu deyimin anlamını mûsiki olarak sınırlamak doğru değildir. Bu iki âyette özetlenen inkârcı psikoloji ve tavır dikkate alındığında bunun, genel olarak müşriklerin, ilâhî mesajın insanlar üzerindeki etkisini kırmak veya onları alay ve eğlence konusu yapmak için ileri sürdükleri içi boş iddialar, laf cambazlıkları şeklinde yorumlanması uygun olur. Nitekim 6. âyetteki “bi-gayri ilm” (bilgisiz olarak) tabiri de bunu desteklemektedir. Eğer mûsiki, şiir vb. etkinlikler böyle bir kötü amaca alet ediliyorsa bunu yapanlar da âyetteki eleştiri kapsamına girer. Ayrıca burada, sadece o dönemdeki inkârcıların söz konusu tutumları değil, hangi dönemde olursa olsun “Allah’ın yolu”nu tıkama amacına yönelik zihniyet ile bunun ürünü olan tavır, tenkit ve faaliyetler de eleştirilmektedir.

“Tür” diye çevirdiğimiz zevc kelimesi, sözlükte “eş, bir şeyin zıt yönden dengi, eşiti, birleşik varlığın her bir ögesi” anlamına gelir. Râgıb el-İsfahânî kelimeyi, “varlıklar topluluğunu oluşturan her bir tür” anla­mın­da da açıklamış olup (el-Müfredât, “zvc” md.) meâlde bu açıklama dikkate alınmıştır.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 333-334

ALLAH RESULÜ'NDEN (Sallelahu Aleyhi ve Sellem)

“–Üç kişi vardır ki, kıyâmet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için acı bir azap vardır.” buyurdular.

Ebû Zer -radıyallahu anh- :

“–Adları batsın, umduklarına ermesinler ve hüsrâna uğrasınlar! Kimlerdir bunlar yâ Rasûlallâh?” diye sordu.

Peygamber Efendimiz  -sallâllahu aleyhi ve sellem

–Elbisesini (kibir ve gururundan dolayı kurula kurula) sürüyen,

- Yalan yeminle malını pazarlayan 

- Verdiğini başa kakan!”
 buyurdular.

Kaynak: Müslim, Îman, 171

GÜNÜN SÖZÜ:




TEFEKKÜR:




Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hâkk güneş gibi aydınlatır ay gibi parlar

evet yukarıdaki tefsir ilmini kullanarak açıklama yapan âlimler de dahil..hepsine katılmakla birlikte... sünnetin ve hadislerin gerekliliği burada açığa çıkmaktadır.. çünkü peygamber efendimiz sav. şarkı şeytanın ezanıdır buyurur...rahmânî ezan Salah ' a ve Felâh 'a çağırır... şeytani ezan da şehvete yani her ne istek ve arzu duyuyorsa insan aşırılığa kaçarak taşkınlık ve peşinden şaşkınlığa, bataklığa... çukura...esfele safilîne çağırır ...Allah muhafaza...bu sebeple Peygamberimiz diyor ki son nefesinde: namaz...namaz ...namaz... ümmetim namaza devam etsin... öyle ya dünyaya şehvet duymayı engelleyen de ilk önce namaz değil midir?...bel ki biri senibir bataklığa çağırırken bir de bakmışsın hayya lessalâh duyarsın...haydin namaza ...hayya lelfelâh...haydin kurtuluşa...bu kurtuluş da delili vardır... çünkü ezan duasında " Allah'ım onu vâdettiğin makamı mahmûda eriştir"... duâsını yapana cennet vacib olur "buyurur Peygamberimiz...kuranda da İsrâ sûresi 79. ayette : " Ola ki Rabbin seni bir makam-ı mahmuda eriştirir.” Bu, öyle bir makamdır ki, o makamda olan ve onu bilen herkes hamdeder. Ayetin ifadesi, şerefi tazammun eden her konumu içine alır. Meşhur olan ise, bunun şefaat makamı olmasıdır. Ebu Hüreyre Hz. Peygamberin şöyle dediğini rivayet eder: “Makam-ı Mahmud, ümmetime şefaat edeceğim makamdır.” Ayrıca, “makam-ı mahmud” ifadesinde, o makamda olan şahsın diğer insanlar tarafından medhedileceği, kendisine minnettar kalınacağı manası hissedilmektedir. Böyle bir makam ise, ancak şefaat makamıdır... İnanan insanlar esfele safilin yerine ahseni takvîmî seçerler...ahseni takvîm "en güzel kıvam" demektir...iyiye doğruya güzele... faydalı ve hayrlı olana doğru kolaylıkla değişebilme becerisi gösteren en güzel kıvam demektir...esfele safilîn de bunun tam zıddıdır...aksine bulunduğu çirkin yerde durumda hâlde inad ederek körü körüne ısrar ederek değişmeye direnmektir...Tevbe edebilmek de değişimin kapısını açmaktır...işte bu değişimle insan inkışafı kendi ruhunda başlatır... gerçek başarıya da böyle ulaşır...yeri gelmişken tam da sırası işte hakiki tarikatlar sadece insana tevbenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak içindir... CIA yada mossad uyruklu olmayan tarikatların gayesi Tevbeye çağırmak ...Tevbe edebilen insan yetiştirmektir...İslâmın özü kendini Salah ve Felâh yolunda değiştirebilen insan yetiştirmektir...işte bunu başarabilen insan herşeyi başarabilir...aile danışmanları , rehber öğretmenler, psikologlar ve pedagoglar kişisel gelişimciler...yaşam koçları , aile dizilimciler ??? manevî rehberler ??? niçin neden türedi günümüzde?... insanı değişme açmak için...insanın kendini değiştirebilmedini sağlamak için...hep demiyorlar mı? kendini değiştirebilen insan dünyayı değiştirebilir...biz bunu 1400 yıldır biliyoruz..peygamberimiz de kendini değiştirebilen, yetistirebilen , geliştirebilen insan olmanın yolunu göstermek için gönderildi...bu sebeple ilâhî vahve muhatab oldu... Peygamberimizin yolunu uzun uzadıya okuyup öğrenip anlama zahmeti çekmeyen insanlar bugün psikolojik bunalımlar içinde kıvır kıvır kıvranmaktadır... sünneti seniyyeye uygun eğitim veren tarikatlar da bugün insanı sadece tevbe ve tevazûya davet ederek insanları değişime çağırmaktadır.. böylece bir sürü manevî rehberlik adı altında insanların özell hayatına dalarak para kazanan sahte maneviyatçıların... insanların cebini boşaltan spritüel uzmanların yaptığını tarikatlar ücretsiz yapmaktadır...teşbihte haya yapmaktan Allah'a sığınırım lâkin...peygamberler de ücret istemiyordu...bu gerçeklerin taa kendisidir...

Orhan İnan

Teşekkür ediyorum. Hem köşeyi hazırlayan kardeşlerimize hem de yorum yazan kardeşimize..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23