18 Temmuz 2024: Günün Âyet ve Hadisi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Sizler için hazırladığımız 'Günün Âyet ve Hadisi' ile 'Günün 'Sözü' 'Günün Fotoğrafı' ile 'Kıssadan Hisse'yi istifadelerinize (18 Temmuz 2024) sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN![]()
وَمَنْ يَكْسِبْ خَطٖٓيـَٔةً اَوْ اِثْماً ثُمَّ يَرْمِ بِهٖ بَرٖٓيـٔاً فَقَدِ احْتَمَلَ بُهْتَـاناً وَاِثْماً مُبٖيناًࣖ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
"Kim de bir hata veya günah işler, sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa şüphesiz ağır bir iftira suçunu ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur."
(Nisâ Suresi - 112) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri başkanlığı)
TEFSİRİ:
“Kim de bir hata veya günah işler...” şeklinde çevirdiğimiz kısımda geçen hatîe kelimesi, “iyi niyetle veya istemeden olumsuz bir sonuca sebep olmak” mânasındaki hatâdan farklıdır. Sahibine sorumluluk getiren hatîede iki fiil vardır: Câiz ve makbul olmayan birinci fiil zararlı ve olumsuz olan ikinci fiili doğurmuş, ona sebep olmuştur, ancak bu fiillerin sahibi birincisini işlerken ikincisinin sonucunu kastetmemiş, onun olmasını istememiştir. Meselâ bir kimse içerek sarhoş olsa sonra da sarhoşluk yüzünden sağlıklı düşünme ve iradesine hâkim olma melekesini kaybettiği için bir cinayet işlese bu cinayeti hatîedir.
Biz bu mânayı yansıtmak üzere “hata etmek” yerine “hata işlemek” karşılığını seçtik. “Günah” diye çevirilen ism kelimesi ise, “kasıtlı olarak ilâhî bir yasağı çiğnemek” mânasında kullanılmaktadır. Bunların ikisi de kötüdür (sû’) ve her şeyden önce kişinin kendisine yaptığı kötülüktür. Böyle bir duruma düşen kulun yapacağı şey pişman olmak, tövbe etmek, hakkı sahibine teslim etmek, adalete başvurmak, Allah’a yönelmek ve O’ndan bağışlanmayı dilemektir.
Bir zulüm, günah, hata ve kötülüğün içine düşen kimse bundan kurtulmak için Kur’an’ın gösterdiği yollara girecek yerde suçunu başkalarının üstüne atarsa, mâsum insanları suçlar, zarar ve ceza görmelerine sebep olursa işlediği günah ve hata katlanacak, bir de iftira ve bühtan günahını yüklenmiş olacaktır.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 140
ALLAH RESULÜ'NDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Müminin ruhu, kendisinin dirileceği (kıyamet) günü cesedine geri dönünceye kadar cennet ağaçlarından beslenen kuş gibidir.”
Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 32; Nesâî, Cenâiz, 117; Muvatta' , Cenâiz, 16
GÜNÜN SÖZÜ:
GÜNÜN FOTOĞRAFI:
KISSADAN HİSSE:
Hikmet ehli bir zât, ölüm döşeğinde vasiyetini yaparken, oğullarından birkaç değnek istemiş. Sonra da getirilen değnekleri bir demet yapıp oğullarına:
“–Haydi bunu kırın!” demiş. Oğulları kıramayınca demeti çözmüş.
“–Şimdi değnekleri birer birer alın, bakalım kırabilecek misiniz?” demiş.
Hepsi birer değnek almış ve kırmış. Bunun üzerine o zât oğullarına:
“–Yavrularım! İşte siz benden sonra bu değnekler gibisiniz. Toplu olduğunuz müddetçe kimse sizi yenemez; lâkin ayrılırsanız, çabuk kırılır ve bozguna uğrarsınız.” diyerek hayat boyu bir ve beraber olmalarını istemiş.
NASIL TEK VÜCUT OLUNUR?
Allah için birbirlerine muhabbetle kenetlenip, omuz omuza saf tutarak birlikte gayret ve mücâdele edenler, âyet-i kerîmede şöyle medhedilir:
“Muhakkak ki Allah, kendi yolunda sanki kurşunla birbirine perçinlenmiş duvarlar gibi saf bağlayıp (omuz omuza) savaşanları sever.” (es-Saff, 4)
Hadîs-i şerîfte de mü’minlerin nasıl yek-vücûd ve tek yürek olmaları gerektiği, şöyle beyân edilmektedir:
“Mü’minin mü’mine karşı durumu, bir parçası diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binâlar gibidir.”
Peygamber Efendimiz, bunu açıklamak için, iki elinin parmaklarını birbiri arasına geçirerek kenetlemiştir. (Buhârî, Salât, 88; Müslim, Birr, 65)
Hak dostu Mevlânâ Hazretleri de:
“Kerem sahipleri bin kişi bile olsa, bir kişiden fazla değillerdir.” buyurur.