15 Temmuz şanlı zaferinin şifresi! Ne lider milletini, ne millet liderini yalnız bıraktı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Milletin iradesini, milletin parasıyla alınan silahlarla gasp etmeye çalışan FETÖ’cü alçaklar, tam 10 yıl önce bugün halkın iradesiyle tanıştı. Ruhunu 1 dolara satan asker üniformalı FETÖ’cü hainler, milli iradeyi tank paletleriyle ezip demokrasimize darbe indirmek isterken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa dökülen Türk milleti, tarihi gecede, tek bilek-tek yumruk olup ilk defa kanlı bir darbe girişimini bastırdı.
Sebahattin Ayan İstanbul
Milletin iradesini, milletin parasıyla alınan silahlarla gasp etmeye çalışan FETÖ’cü alçaklar, tam 10 yıl önce bugün halkın iradesine takıldı. Ruhunu 1 dolara satan asker üniformalı FETÖ’cü hainler, milli iradeyi tank paletleriyle ezip demokrasimize darbe indirmek isterken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla sokağa dökülen Türk milleti; tarihi gecede, tek bilek tek yumruk olup ilk defa kanlı bir darbe girişimini devlet–millet seferberliğiyle bastırdı. Tekbir nidalarıyla sokaklara dökülen aziz milletimiz bedenlerini tanklara, toplara siper ederken, okunan selalardan aldığı kuvvet ve Allah’ın lütfuyla o kara geceyi 17 saat süren mücadelenin ardından aydınlığa dönüştürdü. Çanakkale Zaferi’nden sonra ikinci istiklal ve istikbal mücadelemiz olarak tarihe geçen 15 Temmuz direnişi, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Ölümüne” diyerek darbeci alçaklara meydan okuması ve halkın liderini yalnız bırakmamasıyla büyük bir destana dönüştü.
Bugün milletin iradesini, milletin parasıyla alınan silahlarla gasp etmeye çalışan FETÖ’cü alçaklara karşı, Türk milletinin yediden yetmişe varoluş mücadelesi verdiği 15 Temmuz zaferinin 10. yıl dönümü. Çanakkale’de elindeki derme çatma tüfeklerle Haçlı’nın modern silahlarla donanmış ordularına meydan okuyan Türk milleti, 15 Temmuz’da da zapt edilemez imanlarıyla ruhunu satmış FETÖ’cü hainlerin gasp ettiği tankın, topun, uçağın karşısına dikildi. Gelecek nesillere arkalarında övünülecek şanlı bir direniş destanı bırakan Türk milleti; tarihi gecede, tek bilek tek yumruk olup zalimlerin tepesine binerek Türkiye tarihinde ilk defa kanlı bir darbe girişimini devlet–millet seferberliğiyle bastırdı. Tekbir nidalarıyla sokaklara dökülen aziz milletimiz bedenlerini tanklara, toplara siper ederken, okunan selalardan aldığı kuvvet ve Allah’ın lütfuyla o kara geceyi 17 saat süren mücadelenin ardından aydınlığa dönüştürdü. Vatan için 252 şehidin verildiği gecede, 2 bin 194 kişi yaralanarak gazi oldu.
BAŞKAN ERDOĞAN’IN ÇAĞRISI KANLI PLANI BOZDU
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kurdukları kirli ve büyük bir organizasyonla, 15 Temmuz akşamı darbe ve işgal girişiminde bulunan teröristler, karşılarında milleti buldular. Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inen Türk halkı, cesaretiyle, canı pahasına ülkesini işgal girişiminden korudu.Darbe olduğunu duyar duymaz evlerinden fırlayan kadın, çocuk, yaşlı ve her yaştan vatandaş, bedenlerini siper edip tankların ilerlemesine izin vermedi. Ömer Halisdemir, öleceğini bile bile darbeci Semih Terzi’yi alnının ortasından vururken, hiç düşünmeden sokağa çıkan Erol Olçok ve oğlu Abdullah ise “Köprüyü almamız lazım” sözleriyle millete cesaret verdi. 28 Şubat sürecinde zindanlarda ömür tüketen Halil Kantarcı, Çengelköy’ü müdafaa etmeye çalışırken şehit düştü. Tarlasını ateşe verip, darbecileri durdurmaya çalışan isimsiz kahramanların destan yazdığı gecede, Ankara Gölbaşı Özel Harekat, Emniyet Müdürlüğü, MİT, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi kritik noktalarda, tarihte görülmemiş bir direniş yaşandı.
15 TEMMUZ’UN HESABI MAHŞERE KALMADI
Üzerinden 10 yıl geçen 15 Temmuz'dan bu yana FETÖ davalarında binlerce hain için karar verildi. FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürütülen adli süreçte bugüne kadar 56'sı Ankara, 53'ü İstanbul olmak üzere Türkiye genelinde 289 fiili darbe davası ile 4 ek dava açıldı. Tefrik edilen dosyalar ve bozma kararlarının ardından dosya sayısı 400'ün üzerine çıkarken, ilk derece mahkemelerinde karara bağlanan 289 davada toplam 8 bin 725 sanık hakkında hüküm kuruldu. Yargılamalar sonucunda bin 634 sanık ağırlaştırılmış müebbet, bin 366 sanık müebbet hapis cezasına çarptırılırken, bin 891 sanığa ise 1 yıl 2 ay ile 20 yıl arasında değişen sürelerde hapis cezaları verildi. Deliller, kamera kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda 2 bin 870 sanık hakkında beraat kararı verilirken, 964 sanık hakkında ise cezaya yer olmadığına hükmedildi. Darbe davalarının en kritik dosyaları Ankara ve İstanbul'da görüldü. Ankara'da Akıncı Üssü, Genelkurmay Çatı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı davaları ilk derece mahkemelerinde karara bağlanırken, bozma kararları ile firari sanıklara ilişkin yargılamalar sürüyor. İstanbul'da ise ilk derece mahkemelerindeki tüm davalarda kararlar açıklanırken, istinaf ve Yargıtay incelemeleri devam ediyor. Ayrıca darbe organizasyonunda yer aldıkları belirtilen 21 sanık hakkında 649 gaziye yönelik "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan hazırlanan iddianame kapsamında açılacak yeni dava da takip edilecek. İstanbul'da 2 bin 423 sanık hakkında hüküm kurulurken, bunlardan 382'si ağırlaştırılmış müebbet, 688'i müebbet, 282'si süreli hapis cezasına çarptırıldı. 789 sanık beraat ederken, 282 sanık hakkında cezaya yer olmadığına karar verildi. Ankara'da ise 3 bin 460 sanık hakkında hüküm verildi. Bunlardan 927'sine ağırlaştırılmış müebbet, 491'ine müebbet, bin 36'sına süreli hapis cezası verilirken, 696 sanık beraat etti, 310 sanık hakkında ise cezaya yer olmadığına hükmedildi. Adalet Bakanlığı verilerine göre, Temmuz 2026 itibarıyla FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında toplam 720 bin 580 kişi hakkında adli işlem yapılırken, bunlardan 83 bin 836'sına ilişkin dava ve soruşturmalar devam ediyor. 15 Temmuz Darbe Davaları Platformu, masumların ayıklanması ve darbe girişimine karışanların hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılması amacıyla tüm yargı süreçlerini takip etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.
15 TEMMUZ ÜLKEMİZ İÇİN BÜYÜK BİR DÖNÜM NOKTASIDIR
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla gazetemize değerlendirmelerde bulunan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, 15 Temmuz 2016'nın yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği gün olmadığını, aynı zamanda devletin kurumlarına yıllarca sızan FETÖ'nün gerçek yüzünün ortaya çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Arslan, “15 Temmuz 2016, yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği tarih değil; devletin kurumlarına uzun yıllar boyunca sızarak milli iradeyi hedef alan FETÖ'nün gerçek yüzünün ortaya çıktığı tarihi bir dönüm noktasıdır. "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasıyla idrak edilen bu anlamlı günde, milletimizin demokrasiye, bağımsızlığa ve devletine sahip çıkma iradesi bir kez daha hatırlanmaktadır. 15 Temmuz, şehitlerimizin fedakârlığı ve gazilerimizin cesareti sayesinde yazılmış bir direniş destanı olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. FETÖ'nün en dikkat çeken yönlerinden biri, belirli bir ideolojik kimlikle sınırlı kalmayıp farklı siyasi ve toplumsal çevrelere sızabilen, bulunduğu ortama göre şekil değiştiren bir yapılanma olmasıdır. Devlet kurumlarından sivil topluma kadar birçok alanda gizlenerek güç kazanmaya çalışan örgüt, dini değerleri istismar etmiş, mensuplarını sorgulamayan bir bağlılık anlayışıyla hareket etmeye yönlendirmiş ve bu yönüyle hem devlet düzenine hem de İslam'ın temel ilkelerine zarar vermiştir” dedi.
15 TEMMUZ RUHU TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK GÜCÜ
15 Temmuz'un yıl dönümünün sadece geçmişi anmak değil, geleceğe yönelik güçlü bir bilinç oluşturmak açısından da önemli olduğunu vurgulayan Arslan, milletin o gece ortaya koyduğu birlik ve beraberlik ruhunun Türkiye'nin en büyük gücü olduğunu söyledi. Şehitlerin emanetine sahip çıkmanın ve milli iradeyi korumanın ortak sorumluluk olduğunu dile getiren Arslan, “15 Temmuz'un yıldönümünde en önemli sorumluluk, bu ihanetin unutulmamasını sağlamak ve benzer yapılanmalara karşı toplumsal bilinç ile devlet hassasiyetini diri tutmaktır. Milletimizin o gece ortaya koyduğu birlik ve beraberlik ruhu, Türkiye'nin en büyük gücü olmaya devam etmektedir. Bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor; demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkan aziz milletimizi saygıyla selamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
GÖREVİMİZ BU HAİN GİRİŞİMİ UNUTMAMAK
FETÖ’nün yıllarca insanımızın dini duygularını suistimal ettiğini belirten AK Parti Erzurum Milletvekili Abdurrahim Fırat, “15 Temmuz, sıradan bir tarih değil; milletimizin istiklaline ve devletimizin bekasına yöneltilen büyük bir ihanetin, aziz milletimizin iman, cesaret ve kararlılığıyla bertaraf edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. O gece Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayeti ve cesareti, milletimize yönelik ‘meydanlara inin’ çağrısı, darbecilerin bütün hesaplarını bozdu. Anadolu halkı, tankların karşısına dikilerek iradesine, bayrağına ve ezanına sahip çıkmıştır. FETÖ ise yıllarca dini ve mukaddes değerleri istismar ederek milletimizin güvenini suistimal etmiş, emanet edilen gençleri kendi karanlık, kirli emelleri uğruna kullanmıştır. Din adına yola çıkan bu sapkın yapı, Allah rızası yerine güç, servet ve iktidar hırsına yönelince dünyevileşmiş, sonunda da Amerika’nın, uluslararası güç odaklarının kullandığı bir aparata, maşaya dönüşmüştür. Bizlere düşen görev ise 15 Temmuz hain kalkışmasını unutmamak, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, dinin istismar edilmesine asla fırsat vermemek, birlik ve kardeşliğimizi her şartta muhafaza etmektir” ifadelerini kullandı.
“15 TEMMUZ’DA MİLLETİMİZ İRADESİNE SAHİP ÇIKMIŞTIR”
TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Av. İbrahim Yurdunuseven, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 15 Temmuz 2016 gecesinin Türk milletinin adeta koyama durup demokrasiye, bağımsızlığına ve devletine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği tarih olmadığını vurgulayan Yurdunuseven, “15 Temmuz 2016, sadece bir darbe girişiminin bertaraf edildiği tarih değil; millet iradesinin tanklara, silahlara ve ihanete karşı galip geldiği kutlu bir diriliş destanıdır.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte birçok darbe ve vesayet girişimiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Yurdunuseven, 15 Temmuz gecesinde milletin tarihi bir duruş sergilediğini belirterek, “Milletimizin hafızasında derin yaralar açan 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve diğer vesayet girişimleri yıllarca demokrasimizi sekteye uğratmıştır. Ancak 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz, geçmiş darbelerin aksine iradesine sahip çıkmış, darbecilere geçit vermemiş ve darbe dönemlerini tarihin karanlık sayfalarına gömmüştür.” dedi.
DARBE DÜŞÜNCESİ TOZLU RAFLARA KALKMIŞTIR
Milletin darbecilerin hesap edemediği en büyük güç olduğunu ifade eden Yurdunuseven, “O gece minarelerden yükselen selâlar yalnızca bir çağrı değil, milletimizi istiklâline, istikbaline ve demokrasisine sahip çıkmaya davet eden tarihî bir sesleniş olmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkan milyonlar, canlarını hiçe sayarak tankların önünde durmuş, kurşunlara göğsünü siper ederek egemenliğine sahip çıkmıştır.” ifadelerini kullandı. Millet iradesine yönelik hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını vurgulayan Yurdunuseven, “Bugün çok açık bir şekilde görüyoruz ki darbe hayali peşinde koşanların, millet iradesini hiçe sayanların ve Türkiye’yi eski vesayet günlerine döndürmek isteyenlerin bütün emelleri aziz milletimizin kararlı duruşu sayesinde tarihin tozlu raflarına kaldırılmıştır. Artık bu ülkede söz de karar da daima milletindir. Hiçbir vesayet odağı, hiçbir ihanet şebekesi ve hiçbir karanlık yapı milletimizin iradesinin üzerinde bir güç olamayacaktır.” diye konuştu.
15 TEMMUZ’U UNUTTURMAMAK HEPİMİZİN ORTAK GÖREVİDİR
15 Temmuz’un en büyük mirasının birlik ve beraberlik olduğuna dikkat çeken Yurdunuseven, “Bizlere düşen en büyük sorumluluk; birlik ve beraberliğimizi korumak, demokrasimize sahip çıkmak, devletimize sadakatle hizmet etmek ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürümektir. Şehitlerimizin kanıyla yazılan bu destanı unutmamak ve unutturmamak hepimizin ortak görevidir.” ifadelerine yer verdi. Yurdunuseven, mesajının sonunda, “Başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Rabbim milletimize bir daha 15 Temmuz gibi ihanet geceleri yaşatmasın. Birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz daim olsun.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
O GECE İLK GÜN GİBİ HAFIZAMDA
Öte yandan 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Boğaziçi Köprüsünde yer alan Dijital Birlik Platformu Başkanı Emrah Cebiroğlu, köprüde yaşananları anlattı. Darbe girişiminin ilk işaretlerini saatler öncesinden fark ettiğini belirten Cebiroğlu, o gece yaşadığı her anın hafızasında ilk günkü gibi canlı olduğunu söyledi. 15 Temmuz 2016 günü saat 16:00 sularında içinde tarif edilemez bir sıkıntı hissettiğini belirten Cebiroğlu, o günlerde aktif olan Atatürk Havalimanı’ndan yolcu alacak olan şoförünün telefonuyla olaylardan ilk kez haberdar olduğunu ifade etti. Şoförünün köprüde trafiğin 45 dakikadır ilerlemediğini bildirmesi üzerine durumu önce bir bahane sanan Cebiroğlu, görüntülü arama yaptığında köprünün üzerinde bir tank olduğunu görerek büyük bir şok yaşadı. Yaşı gereği darbe görmemiş olsa da okuduklarından bunun bir darbe girişimi olabileceğini sezen Cebiroğlu, durumu çevresindekilere ve dönemin AK Parti Ataşehir İlçe Başkanı’na ilettiğinde başlangıçta kimsenin buna ihtimal vermediğini dile getirdi.
"İBRAHİM’İN YOLUNDAKİ KARINCA MİSALİ SAFIM BELLİ OLSUN"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısının ardından Ataşehir İlçe Başkanlığı’nda toplanan grupla birlikte harekete geçen Cebiroğlu, o gece yaşadıkları zorlukları şu sözlerle anlattı: "Aracın yakıtı az olduğu için girdiğimiz üç akaryakıt istasyonu da yakıt vermeyince araç değiştirmek zorunda kaldık.". Ataşehir bağlantısına kadar ilerleyebildikten sonra yolu yaya olarak tamamlayan Cebiroğlu, bu esnada kendisini arayıp evine dönmesini söyleyen yakınlarına, "Ben mi kurtarırım bilmem ama benim yolum İbrahim'in yolunda elinde bir damla su taşıyan karınca misali safım belli olsun" şeklinde tarihi bir yanıt verdiğini belirtti.
"KÖPRÜ BİR ANDA İSTANBUL OLDU"
Köprüye ulaştıklarında karşılaştıkları manzarayı mermilerin havada uçuştuğu ve yaralıların motosikletlerle hastanelere taşındığı bir savaş alanı olarak tanımlayan Cebiroğlu, tankların Beykoz korusuna doğru ateş etmesiyle yerin titrediğini ifade etti. Yaşanan dehşete rağmen halkın geri adım atmadığını vurgulayan Cebiroğlu, o anki ruh halini "Boğaziçi Köprüsü bir anda İstanbul olmuş, bizler de Fatih Sultan Mehmet'in çerileri... Ya İstanbul bizi alacaktı ya biz İstanbul'u!" sözleriyle özetledi. O gece verilen mücadelenin sadece bir köprüyü değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şerefini, şanını ve namusunu koruma mücadelesi olduğunu belirten Cebiroğlu, Türk milletinin düşmana karşı "Elif" gibi dik, inandığı değerlere ise "Vav" kadar itaatkâr duruşunun bu zaferi getirdiğini vurguladı. Her zaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında olduğunu belirten Cebiroğlu, "Büyük şair Mehmet Âkif Ersoy, İstiklal Marşı'nı kaleme aldıktan sonra, 'Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.' duasında bulunmuştu. Ben de aynı hissiyatla dua ediyorum: Allah bu aziz millete ve güzel ülkemize bir daha 15 Temmuz gibi hain darbe girişimleri yaşatmasın. Milletimizin birliği, devletimizin bekası ve demokrasimiz daim olsun” ifadelerini kullandı.

