Milli Gazete yazarı Abdülkadir Özkan, ''1 Kasım seçimlerinin belirleyicisi Saadet Partisi olacak.'' açıklamasında bulundu.
İşte Abdülkadir Özkan'ın yazısındaki o bölüm:
Bu noktada seçmendeki heyecansızlığı 7 Haziran seçimlerinin ardından 4 partinin bir koalisyon hükümeti kuramamış olması, özellikle AK Parti’nin seçmeni kendilerini tek başına iktidar yapmaya zorladığını, bunun ise seçmen iradesini yönlendirmek anlamına geldiğini düşünenler önemli sayıda. AK Parti tabanında konuşulan bir başka husus ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu seçimlerde de meydanlara inip inmemesi. Bazı AK Partililer 7 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara inerek partinin oyunu yüzde 35-36’lardan yüzde 41’e çıkardığını, bazıları ise Cumhurbaşkanı’nın meydanlara inerek oyların gerilemesine sebep olduğunu ileri sürüyor ki, hangisinin haklı olduğunu kesin olarak ifade etmek mümkün değil. Ancak, AK Parti’nin eski cazibesini yitirdiğini, bir daha eskiden yakaladığı noktaya ulaşmasının mümkün olamadığını belirtiyorlar. Bu noktada alternatifin ne olacağı sorusu gündeme geliyor. Eskiden Milli Görüş partilerine oy veren seçmenlerin önemli bir bölümü Milli Görüş’e dönüş gerektiğini söylüyor ama Saadet Partisi’nin mesajının topluma yansıtılamayışı, özellikle de AK Parti teşkilatlarının seçmeni kendilerine mecbur gösterme gayretleri sebebiyle bir tereddüt yaşıyor. Yani, Saadet Partisi sesini toplumun tüm kesimlerine duyurabildiği oranda toplum için ümit ışığı olacak. Aksi halde, “oyunuz boşa gider” masalı geçerliliğini korumaya devem edecek.
Bu noktada diyebiliriz ki 1 Kasım seçimlerinin belirleyicisi Saadet Partisi olacak. Önümüzdeki bir aylık süre içinde topluma ne kadar ulaşabilir, ne kadar düşüncelerini anlatabilir, ülke sorunlarına sunduğumuz çözümler ne kadar topluma anlatılabilirse seçimlerin sonucu ona göre belirecek. Bu noktada birileri çıkıp da bundan önceki seçimlerde Saadet’in aldığı oya atıfta bulunarak değerlendirme yapılabilirse de bu değerlendirme gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır. AK Parti’nin 28 milletvekili eksik çıkardığı için hükümeti kuramadığını, diğer partilerin de buna dayanarak ülkeyi hükümetsiz bıraktıklarını hatırlatmak gerekiyor.