Kılıç, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıklarda anahtar rolü oynayacak uygulamanın kira gelirlerinin devlet tarafından daha sağlıklı takip edilmesine ve vergi kayıplarının azaltılmasına da katkı sağlayacağına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu: "Bunun için yalnızca elektronik sözleşme yapılması yeterli değil. Sözleşmede belirtilen kira bedeli ile gerçekte ödenen tutarın farklı olup olmadığı da denetlenmeli. Ayrıca elde edilen veriler yalnızca vergi takibi amacıyla değil, Türkiye'nin konut ve kira sorunlarının doğru anlaşılması ve kalıcı çözümler üretilmesi için de kullanılmalı." Elektronik sözleşmenin kiracı açısından bakım, onarım, aidat ve depozito gibi şartları belgeleyerek güvence sunduğunu, ev sahibi açısından da hak ve sorumlulukları koruduğunu vurgulayan Kılıç, emlak danışmanlarının görev sınırlarının iyi belirlenmesi ve sürecin ek bürokrasi ya da maliyet yaratmaması gerektiğini kaydetti. Kılıç, "e-Devlet kullanımında güçlük yaşayan, özellikle yaşlı vatandaşların işlemlerini kolayca gerçekleştirebilmeleri için gerekli teknik destek sağlanmalı, kişisel veriler titizlikle korunmalıdır. Sonuç olarak e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi yapılması doğru bir adımdır. Ancak asıl önemli olan, sözleşmenin dijital olması değil, kira ilişkisinde adaletin, güvenin, şeffaflığın ve tarafların haklarının korunmasının sağlanmasıdır." dedi.