• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye tarihinin en büyük gaz keşfi olan Karadeniz'deki müjdenin 5'inci yılını geride bıraktığımızı anımsattı. Sanayi ve Teknoloji konusunda önemli adımlar gelirken Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir'in ortaya çıkardığı belgeler, Musul petrollerinin kaynağına ilişkin ezberleri bozarken, Erzurum'un jeolojik ve stratejik önemini yeniden gündeme taşıdı.

#1
Foto - Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 5 yıl önce bugün Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfinin yapıldığını anımsatarak, "Bu keşif, enerji alanındaki arama ve üretim faaliyetlerimiz için yeni ufukların kapısını araladı." ifadesini kullandı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye, tarihinin en büyük gaz keşfi olan Karadeniz'deki müjdenin 5'inci yılını geride bıraktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 21 Ağustos 2020'de "Türkiye, tarihinin en büyük doğal gaz keşfini Karadeniz'de gerçekleştirdi. Fatih sondaj gemimiz, 20 Temmuz 2020 tarihinde başladığı Tuna-1 kuyusundaki sondajında 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfetmiş durumda." ifadeleriyle müjdelediği keşfin ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Sakarya Gaz Sahası'nda üretim için düğmeye bastı. Zonguldak'ın 170 kilometre açığında ve 2 bin 200 metre derinlikte bulunan gazın karaya getirilmesi için 170 kilometre uzunluğunda ve 16 inç çapında boru hattı inşa edildi. Yerli gaz, 20 Nisan 2023'te karaya ulaştırıldı. Faz-1 çalışmaları kapsamında Sakarya Gaz Sahası'ndaki 12 kuyudan üretim yapılıyor. Günlük üretimin 9,5 milyon metreküp olduğu sahadan bugüne kadar toplam yaklaşık 4 milyar metreküp üretim gerçekleştirildi. - Osman Gazi üretimi katlayacak Üretimin artırılması için yapılan Faz-2 çalışmalarında Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, önemli bir görev üstlenmeye hazırlanıyor. Faz-2 kapsamında üretilecek doğal gaz, Osman Gazi Yüzer Üretim Platformunda işlenecek. Osman Gazi'de işlenecek ve karaya taşınacak gaz ile mevcut üretim kapasitesi ikiye katlanarak günde 20 milyon metreküpe çıkarılacak. Faz-3 çalışmaları kapsamında üretilecek gazın da 2028'te devre alınması beklenen ikinci yüzer üretim platformu tarafından işlenmesi planlanıyor. Yeni platformun devreye alınması ile Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretim kapasitesi, günlük 40 milyon metreküpe çıkarılacak.

#2
Foto - Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

Sakarya Gaz Sahası'nda yürütülen operasyonlar, Fatih, Kanuni, Yavuz ve Abdülhamid Han sondaj gemileri ile kesintisiz olarak devam ediyor. Enerji filosuna yeni katılan 5'inci ve 6'ncı sondaj gemilerinden birinin 2026 yılı içinde Karadeniz'deki arama ve üretim faaliyetlerine katılması planlanıyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Bakan Bayraktar, "Mavi Vatan'da yazdığımız destanın bir nişanesi olan bu keşif, enerji alanındaki arama ve üretim faaliyetlerimiz için yeni ufukların kapısını araladı. Aradan geçen 5 yıllık süreçte arama ve üretim kabiliyetimiz, çok önemli bir noktaya ulaştı. Bundan sonra da durmaksızın çalışacak, kendi enerjimizi aramaya ve üretmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sakarya Gaz Sahası'ndaki çalışmaların devam ettiğini belirten Bayraktar, "Şu anda Türkiye'de 4 milyon hane, yerli ve milli doğal gazımızı kullanıyor. 2028 hedefimiz, bunu 4 katına çıkararak yerli gazımızı 16 milyon haneye ulaştırmak." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) bünyesinde faaliyet gösteren Nükleer Enerji Araştırma Enstitüsü (NÜKEN), Ankara’daki yerleşkesinde nükleer teknolojinin sağlık, tarım, sanayi ve uzay alanlarında kullanılmasına olanak sağlayan çalışmalarını yoğunlaştırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Hedefimiz, barışçıl nükleer teknolojiyi yaşamın her alanıyla bütünleştirmiş, bu alanda kendi kabiliyetlerini geliştirmiş ve küresel ölçekte söz sahibi bir Türkiye inşa etmektir” ifadelerini kullandı. NÜKLEER TEKNOLOJİDE YERLİ VE MİLLİ ADIMLAR Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, nükleer teknolojilerin araştırılması, geliştirilmesi ve yerlileştirilmesi yönündeki çalışmalarını devam ettiriyor. Bakanlığa bağlı TENMAK NÜKEN, bu kapsamda hem enerji üretimi hem de sağlık, tarım ve sanayi alanlarında stratejik Ar-Ge projelerine öncülük ediyor.

#3
Foto - Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

NÜKEN’DE 10 AYRI ÇALIŞMA GRUBU GÖREV YAPIYOR NÜKEN bünyesinde; Nükleer Bilimler ve Malzeme Araştırmaları Koordinatörlüğü altında 4, Radyasyon Metrolojisi ve Ölçüm Hizmetleri Koordinatörlüğü altında 3, Hızlandırıcı ve Işınlama Teknolojileri Koordinatörlüğü altında 3 çalışma grubu olmak üzere, toplam 10 farklı bilimsel araştırma grubu faaliyet gösteriyor. Bu gruplar, yerli nükleer malzeme geliştirilmesinden radyasyon ölçüm teknolojilerine, tarımsal sterilizasyon sistemlerinden medikal uygulamalara kadar geniş bir yelpazede çalışma devam ettiriyor. “NÜKLEER TEKNOLOJİYİ ENERJİYLE SINIRLI GÖRMÜYORUZ” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada: “Nükleer teknolojileri yalnızca enerji üretimiyle sınırlı görmüyoruz. Sağlıktan tarıma, sanayiden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda stratejik bir güç olarak değerlendiriyoruz. TENMAK NÜKEN’de yürüttüğümüz bilimsel çalışmalarla geleceğin ihtiyaçlarına yerli ve yenilikçi çözümler geliştiriyoruz” ifadelerine yer verdi. Bayraktar, Türkiye’nin barışçıl nükleer teknolojide bölgesel bir merkez olma hedefiyle ilerlediğinin altını çizdi. AVRUPA VE ASYA’NIN EN BÜYÜK PROTON HIZLANDIRICISI TENMAK NÜKEN Başkanı Doç. Dr. Erhan Aksu, kurumun Avrupa ve Asya’nın en büyük proton hızlandırıcı tesisine sahip olduğunu belirterek, “Tesisimiz 30 milyon elektron voltluk enerjiye sahip. Burada radyofarmasötik üretimi ve Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz” şeklinde konuştu. Aksu, tesisin tarım, gıda, nükleer malzeme ve tıbbi radyasyon uygulamaları için hizmet verdiğini aktardı.

#4
Foto - Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

NÜKLEER YAKLAŞIM Aksu, radyofarmasötiklerin kamu ve özel hastanelerde kanser teşhis ve tedavisinde kullanıldığını belirterek, “Üretilen radyoaktif ilaçlar, hastaların görüntüleme, teşhis ve tedavi süreçlerinde büyük fayda sağlıyor” dedi. Bu ilaçlar sayesinde erken teşhis oranlarının arttığı, aynı zamanda tedavi sürecinin daha hedefe yönelik hale geldiği belirtildi. TÜRKİYE’NİN İLK NÜKLEER PİLİ ÜRETİLDİ Türkiye’nin ilk nükleer pil üretimi de NÜKEN’de gerçekleştirildi. Aksu, “Yaklaşık 100 yıl boyunca 10 nanoamper akım verebilen nükleer pil üretildi. Bu, Türkiye için önemli bir teknoloji adımıdır” ifadelerini kullandı. Uzay teknolojileri, savunma sanayi ve uzun ömürlü sensör sistemlerinde kullanılabileceği belirtiliyor. FÜZYON ARAŞTIRMALARINDA TÜRKİYE’DEN BİR İLK Füzyon araştırmaları kapsamında ilk silindirik füzyon deneyi, Türkiye’de ilk kez NÜKEN tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Geleceğin enerji kaynakları arasında gösterilen füzyon enerjisine yönelik Türkiye’nin bilimsel kapasitesini güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. “GELECEĞİN ENERJİSİ TENMAK’TA, BİLİMİN GÜCÜ NÜKEN’DE” TENMAK NÜKEN Başkanı Doç. Dr. Erhan Aksu, kurumun vizyonunu: “Yerli ve milli ürünlerin geliştirilmesi önceliklerimiz arasında. NÜKEN, uzay teknolojileri dahil olmak üzere geleceğin enerji sistemlerine hizmet edecek bilimsel altyapıyı geliştiriyor. Geleceğin enerjisi TENMAK’ta, bilimin gücü NÜKEN’de” sözleriyle özetledi.

#5
Foto - Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

Öte yandan Devlet Arşivlerinden gün yüzüne çıkan belgeler, Anadolu'nun enerji tarihine dair ezberleri kökten sarsıyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, yürüttüğü kapsamlı arşiv çalışmaları sırasında Cumhuriyet'in ilk yıllarına ait, neredeyse unutulmuş bir belgeyi ortaya çıkardı. Söz konusu belge, Musul petrollerinin kaynağıyla ilgili uzun süredir tartışılan soruya ışık tutuyor ve Erzurum'un tarihî stratejik önemini yeniden gözler önüne seriyor. Belgeye göre, Musul petrollerini besleyen ana damarlar Erzurum topraklarından başlıyor ve o dönemde Türk mühendisler tarafından tespit edilmişti. Bu bilgi, 5 Eylül 1932 tarihinde Mısır'ın köklü gazetesi AlAhram tarafından yayımlandı. Gazetenin Yafa muhabirinin haberinde şu ifadeler yer aldı: "Türkler ve Musul Petrol Menbaı - Bu Kaynağı Türk Mühendisler Keşfetmiştir." O yıllarda haberi okuyan ve Milliyet Gazetesi'nde aktaran isim Avukat Hasan Abdulhadi, keşfi "Türkiye'nin yer altı servetleri bakımından yeni bir dönemi müjdeleyen haber" olarak yorumladı. Dikkat çekici bir ayrıntı olarak, bu haber dönemin Mısır, Kahire Başkonsolosu tarafından Türk hükümetine resmi telgraf ile bildirildi. Böylece yalnızca gazetelerde yayımlanan bir iddia değil, aynı zamanda diplomatik kanallardan doğrulanmış bir bilgi olarak Türkiye'ye ulaştı. Bu durum, Erzurum'un enerji potansiyelinin ve Musul petrolleriyle olan jeolojik bağlantısının dönemin devlet yetkilileri tarafından da ciddiyetle takip edildiğini ortaya koyuyor.

#6
Foto - Türkiye’den nükleer devrim: Sanayi ve Teknoloji odaklı önemli müjdenin haberi! Musul petrolü açıklaması

Belgeler, Erzurum'un farklı bölgelerinde yapılan Rus sondaj ve jeolojik araştırmalarını da ortaya koyuyor. 1916-1917 yıllarında Rus mühendisler, Erzurum'un çeşitli alanlarında sondaj çalışmaları yapmış ve raporlarında bitümlü toprak ve zayıf petrol sızıntıları tespit ettiklerini belirtmişti. Bu bulgular, Musul petrollerinin jeolojik damarının Erzurum'un çeşitli bölgelerine kadar uzanabileceği ihtimalini güçlendiriyor ve bölgenin erken dönem enerji potansiyelini gözler önüne seriyor. Ayrıca, Balıklı köyünde (eski adıyla Pülk köyü) bulunan petrol kuyusunun, Caferiye Camisi'nin giderlerini karşılamak amacıyla vakfedildiği belgelerde belirtiliyor. Bu durum, yalnızca ekonomik bir değer değil, aynı zamanda dini ve toplumsal bir amaçla değerlendirilen bir kaynağın varlığını gösteriyor. İki farklı belge birlikte, Erzurum'un petrol potansiyelini ve tarihî önemini birbirini tamamlayacak şekilde ortaya koyuyor. Taner Özdemir, belgelerle ilgili açıklamasında şunları paylaştı: "Bu belge, Erzurum'un tarihî ve stratejik önemini sadece sınır boylarıyla değil, yer altı zenginlikleriyle de ortaya koyuyor. O dönemde Türk mühendisler, bölgede petrol damarlarının Musul'a kadar uzandığını ve enerji potansiyelinin Trabzon'a yönlendirilme ihtimalini tartışmış. Balıklı köyündeki kuyunun Caferiye Camisi için vakfedilmiş olması, yer altı kaynaklarının sadece ekonomik değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir bağlamda değerlendirildiğini gösteriyor. Ayrıca, Kahire Başkonsolosluğu'nun telgrafıyla hükümete iletilmiş olması, bu bilginin dönemin en üst yetkilileri tarafından da ciddiyetle takip edildiğini ortaya koyuyor. Belgeler, vakıf kayıtları ve saha bulgularını bir araya getirdiğimizde, Erzurum'un yalnızca bir serhat şehri olmadığını, aynı zamanda Anadolu'nun erken dönem enerji merkezlerinden biri olduğunu görüyoruz. Bu, Cumhuriyet'in ilk yıllarında bile stratejik enerji planlaması yapıldığının kanıtıdır." Bu keşif, yalnızca tarihî bir veri sunmakla kalmıyor; aynı zamanda Erzurum'un enerji ve kültür tarihinin birbirine nasıl bağlı olduğunu gösteriyor. AlAhram'ın 1932 tarihli haberi, Taner Özdemir'in arşiv çalışmaları ve Kahire Başkonsolosluğu'nun telgrafı, bugün bile tarihî ve stratejik bir tartışma başlatıyor. Arşivler ve saha verileri bir araya geldiğinde şu soru tekrar gündeme geliyor: "Musul'un kara altını, aslında Erzurum'un derinliklerinden mi doğuyor?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hgjty

Reis ve Bakanları Sanayide Teknolojide Üretimde bunca büyük işler yapıyor ama bunlar Halka yeterince anlatılamıyor AKParti Halkla ilişkilerde başarısız reklam yapamıyor. Ekrem 27 tane Kent Lokantası kurdu üstelik çok yüksek paralarla ve zararla işletti üstelik sizin yoksula aşevi olarak başlattığınız projeyi çalıp paralı hale getirdi Bütün sözde aydın okumuş takımı adam Lokantalar yaptı diye reklam yaptılar sizlerin trilyon dolarlık tekno sanayiniz bir anda sıfıra düştü Kent Lokantalarının yanında Hitler de Probaganda ile Hitler oldu. Bırakın Mütevaziliği artık reklama ve Popülist yatırımlara başlayın yoksa seçimler sakata biner.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23