Turan Oğuz, savunmadaki sessiz hamlemizi açıkladı: Kodlar Türkiye'de bırakılıyor
Savunma analisti Turan Oğuz, Türkiye'nin geliştirdiği ürünlere uyguladığı güvenlik mekanizmalarını ilk kez açıkladı. Oğuz, kodların Türkiye'de kaldığını söyledi.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Savunma analisti Turan Oğuz, Türkiye'nin geliştirdiği ürünlere uyguladığı güvenlik mekanizmalarını ilk kez açıkladı. Oğuz, kodların Türkiye'de kaldığını söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa'da yükselen güvenlik kaygıları ve ABD'nin kıta savunmasındaki rolünün geleceğine ilişkin belirsizlikler, Avrupa ülkelerini yeni savunma ortaklarına yöneltti. Bu süreçte Türkiye; güçlü üretim altyapısı, uygun maliyetli çözümleri, hızlı teslim kabiliyeti ve sahada kendini kanıtlayan teknolojileriyle öne çıktı. Türk savunma sanayisi, NATO ülkelerine İHA/SİHA, zırhlı araçlar, deniz platformları, akıllı mühimmat, radar, elektronik harp ve haberleşme sistemleri başta olmak üzere geniş bir ürün yelpazesi ihraç ediyor.
Resmî verilere göre Türkiye'nin savunma ve havacılık ihracatı, 1 Haziran 2025-31 Mayıs 2026 döneminde geçen yıla göre yüzde 47,1 artarak 10,9 milyar dolara yükseldi. Bu ihracatın 6,24 milyar doları NATO üyesi ülkelere yapıldı ve toplam satışların yüzde 57,3'ünü oluşturdu. Türk savunma sanayisi, 178 ülkeye ihracat gerçekleştirirken en büyük pazarını NATO müttefikleri oluşturdu.
Türkiye'nin son dönemde hayata geçirdiği projeler dikkat çekiyor. Polonya, Bayraktar TB2 satın alan ilk NATO ülkesi olarak Türk SİHA'larını aktif envanterine kattı. Romanya, Bayraktar TB2 tedarikinin yanı sıra Türkiye'den Açık Deniz Karakol Gemisi/Korvet satın aldı. "Cam Roman" adı verilen platform, Türkiye'nin NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye ihraç ettiği ilk savaş gemisi olarak kayıtlara geçti. Portekiz ile Bayraktar TB3 tedarik anlaşmasının yanı sıra STM ana yükleniciliğinde iki adet Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemisi inşa ediliyor. Gemilerin 2028 yılında teslim edilmesi planlanıyor.
İspanya, TCG Anadolu projesinde başlayan iş birliğini yeni bir seviyeye taşıdı. TUSAŞ ile imzalanan yaklaşık 2,6 milyar avroluk anlaşma kapsamında İspanya Hava Kuvvetleri için 30 adet HÜRJET Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı üretilecek. Uçakların önemli bölümü İspanya'da monte edilecek. Macaristan ile zırhlı araçları ve kara sistemlerinde ortak üretim sürerken Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya ile de insansız sistemler ve elektronik harp alanında iş birlikleri geliştiriliyor.
Savunma Uzmanı Turan Oğuz, Türkiye’nin, geliştirdiği sistemleri ihraç ederken uluslararası savunma ticaretinde yaygın olarak kullanılan güvenlik mekanizmalarını uyguladığını söyledi. Oğuz, “Bunların başında son kullanıcı sözleşmeleri geliyor. Alıcı ülke, sistemi hangi birlik veya kurumun kullanacağını taahhüt ediyor ve bu kullanımın dışına çıkılması ihracatçı ülkenin onayına bağlı oluyor. İkinci uygulama ise ihracata özel konfigürasyon. TSK’nın kullandığı kritik öneme sahip ürünlerin özellikleri kısıtlanarak ihraç ediliyor. Daha düşük performanslı oluyor. Yazılımlarında muhtemelen acil durumlarda çalışmasını engelleyebilecek arka kapılar bırakılıyor” dedi.
Oğuz, bazı çevrelerde yazılım tabanlı kontrol mekanizmalarına ilişkin değerlendirmeler bulunduğunu ancak bu konuda kamuoyuna açıklanmış resmî bir bilgi olmadığını da vurguladı. Türkiye'nin ihraç ettiği sistemlerin kaynak kodlarının veya kritik görev yazılımlarının paylaşılmadığını ifade eden Oğuz, bugüne kadar bunun aksini gösteren herhangi bir resmî açıklama yapılmadığını belirtti. Oğuz'a göre ABD, Fransa, İngiltere ve diğer büyük savunma ihracatçısı ülkeler de benzer teknoloji koruma yöntemleri uyguluyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin geçtiğimiz günlerde yaptığı “Türk savunma sanayi tabanının İngiltere, Norveç ve AB ile mümkün olduğunca yakın bir şekilde bağlantılı olmasını sağlamalıyız. NATO'da bariyer konulmasına izin vermeyelim. Bu, fayda sağlamaz" şeklindeki açıklamalarını da değerlendiren Oğuz, verilen mesajın Türkiye'nin savunma sanayisinin NATO açısından taşıdığı stratejik önemi ortaya koyduğunu söyledi. Oğuz'a göre Rutte'nin çağrısı, Türkiye'ye yönelik savunma sanayisi kısıtlamalarının kaldırılması ve NATO ülkeleri arasında araştırma-geliştirme, teknoloji paylaşımı, ortak üretim, test, bakım ve onarım dahil tüm alanlarda engelsiz iş birliği yapılması gerektiği yönünde. KAYNAK: TÜRKİYE GAZETESİ
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23