"Atatürk'ün Tarih ve Dil Kurumlarını yan yana tesis etmesi tesadüf değildir" Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı, Büyükelçi Prof. Dr. Derya Örs, 94 yıllık köklü bir geleneğin devamı olan Türk Tarih Kongresi'ni Yüksek Kurumunun ve bağlı kurumların bu yeni yerleşkesinde ilk kez gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu mekanın, farklı disiplinlerden bilim insanlarını bir araya getiren, fikirlerin özgürce tartışıldığı, yeni araştırmaların filizlendiği kalıcı bir ilim yuvası olması dileğinde bulunan Örs, şunları kaydetti: "Cumhuriyet, yalnızca siyasi bağımsızlığın değil, akla, bilime ve özgür düşünceye yaslanan bir medeniyet iradesinin de adıdır. Bu iradenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk tarihine ve Türk diline gösterdiği derin ilgi, milletimizin kendi geçmişiyle ilmi bir sadakat bağı kurma arzusunun en güçlü ifadesidir. Atatürk'ün öncülüğünde kurulan Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, bu arzunun somut eserleri, bu iradenin kalıcı yadigarlarıdır. Atatürk'ün Tarih ve Dil Kurumlarını yan yana tesis etmesi tesadüf değildir. Zira tarih dilden, dil ise tarihi bağlamdan ve kültürden tecrit edilemez. Bir tarihi metnin doğru anlaşılması dil bilgisini, bir dilin serüveninin açıklanması toplumsal ve kültürel zeminin kavranmasını, kültürün sürekliliğinin incelenmesi ise bütün bu alanların birlikte ele alınmasını gerektirir. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu da kurulduğu ilk günden itibaren, bu mirası yarınlara taşımak vizyonuyla ihdas edilmiştir." - "Kongreler ilim meclisleridir" Örs, Türk Tarih Kurumunun Türkiye'de ve dünyada tarih araştırmalarının merkezinde yer aldığını ve bu alandaki çalışmaların yönünü büyük ölçüde belirlediğini vurgulayarak, "Kurumumuz, kuruluşundan bugüne araştırmalarıyla, yayınlarıyla, kazılarıyla ve bilimsel toplantılarıyla, milletimizin tarihini belgeye, esere ve ilmi metoda dayanarak yazma iradesinin yaşayan hafızası olmuştur. Bu hafızanın en görkemli çınarı ise Türk Tarih Kongreleridir. Kongreler, tarihçilerin kuşaktan kuşağa buluştuğu, iddiaların delille sınandığı, yorumların birbiriyle yüzleştiği, cevapsız kalmış soruların yeni araştırmalara kapı araladığı ilim meclisleridir." diye konuştu. Kurumların aktif ve nitelikli çalışmalarının gerek ulusal gerekse uluslararası platformlarda katıldıkları her ilmi faaliyette kendilerini hissettirdiğini belirten Örs, "Bugün Kurumlarımız, Türk tarihi, dili ve kültürüne dair çalışmalarda öncü ve yol gösterici bir konumda anılmaktadır. Yüksek Kurum olarak bu tabloyu büyük bir memnuniyetle müşahede ediyor, bu gayreti aynı ihtimamla sürdürülmesi gereken bir sorumluluk olarak görüyoruz." dedi. Derya Örs, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah ve kalem arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele'nin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla andı. Açılış konferansını Prof. Dr. Feridun Emecen'in yaptığı kongrede, 37 ülkeden çok sayıda akademisyen bildiri sunacak. Osmanlı Tarihi, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Orta Asya Türk Tarihi, Dünya Tarihi ile "Türk Tarihi Yazımında Tarih Kurumlarının ve Enstitülerinin Rolü", "29 Ekim Özel Oturumu" olmak üzere çok sayıda oturumun yapılacağı kongre, 30 Ekim'de sona erecek.