Avrupa’nın o süreçte bu plana evet denilmemesi karşısında ambargo, izolasyon, direk uçuş yasağı gibi birçok uygulamayı kaldıracağını vaat etmesine rağmen sözünde durmadığını da ifade eden Tatar, “Biz 'evet' dedik ancak hiçbir vaatlerini tutmadılar. Rum kesimi 'hayır' demesine rağmen kısa bir süre sonra Avrupa Birliği’ne aldılar. AB’ye tek taraflı alınıyorlar, garantör ülke olan Türkiye’ye danışmadan, Kıbrıs’ın kurucu ortağı olan Kıbrıs Türklerine sorulmadan AB’ye alınıyorlar. Ada'nın tümünün sahibiymiş gibi AB devleti yapıyorlar, sonrada federal temelli bir çözüm için mutlak olarak iki devletin birleşmesi lazım diyorlar. Ondan sonra Türkiye Cumhuriyeti’ne ‘sen AB üyesi değilsin Kıbrıs’taki hükümdarlığın, 350 yıllık geçmişin, hakkın, hukukun her türlü iddiaların sıfırla çarpılarak Ada'nın güvenliğinin AB tarafından karşılanacağını' söylüyorlar 1974’den beri Ada'da olan Mehmetçik ve Türk askerinin Ada'dan çekileceğini söylüyorlar.” ifadelerine yer verdi.