Analist Kayaoğlu ise, Pakistan ile yakın savunma işbirlikleri devam ederken, Suudi Arabistan’ın ise daha temkinli yaklaştığı, İsrail karşısında hassas bir konumda yer aldığı, geniş bir bloğa katılmak yerine güvenlik ortaklıklarında esnekliğe önem verdiğini belirtti. Ancak 28 Şubat’tan sonra 4 ülke daha da yakınlaşarak diplomatik ilişkilerini yoğunlaştırdı, Türkiye ittifak kurma girişimlerini hızlandırdı. Doğu Akdeniz'den Hint Okyanusu'na uzanan Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan, birden fazla stratejik bölgeyi kapsarken savunma sanayilerinden ve büyük ordulardan enerji gücüne, önemli ticaret yollarının kontrolüne kadar birbirini tamamlayıcı güçlü yönler sunuyor. Uzmanlar Türkiye ve Pakistan’ın ittifaka sıcak baktığını fakat Suudi Arabistan ve Mısır’ın temkinli yaklaştığını vurguladı. Türkiye, NATO'nun ikinci büyük daimi ordusuna ve hızla büyüyen bir savunma sanayisine sahip olurken ittifak askeri kapasitesini güçlendirmiş olacaktır. Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü'ne göre, Ankara 2025 yılında dünyanın 11. büyük silah ihracatçısı oldu ve küresel satışların %1,8'ini oluşturdu; bu oran 2016-2020 dönemine göre yaklaşık iki kat daha fazla. Pakistan ve Mısır bölgelerinde en büyük savaş uçağı filolarında büyük nüfusları ve askeri güçleri bulunurken, Suudi Arabistan ise dünyanın önemli petrol ihracatçısı olarak finansal ağırlık ve enerji gücü sağlamaktadır. İttifakın önündeki zorluklar önemli bir engel teşkil ederken Suudi Arabistan’ın tehdit algısı ile İran’ın saldırılarına maruz kalmasının yanı sıra, Türkiye ve Pakistan'da Tahran yönetimi ile ilişkilerini sürdürmeye devam ediyor. Türkiye’nin İsrail ile Gazze saldırıları nedeniyle ilişkilerini sonlandırması, Pakistan’ın ise İsrail’i tanımayarak söylemlerini arttırması, İsrail yetkililerinin Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan-Mısır ittifakına şüpheyle bakmalarını sağladı. Sünni ittifakına karşı Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ile işbirliğine işaret eden Netanyahu, Sünni eksenini de hedef alarak Türkiye öncülüğünde Sünni güçlerin bölgesel bir ittifakını kurma çabalarına açık bir gönderme olarak algılandı. Sünni ittifakını oluşturan ülkeler arasında muharebe deneyimlerinin de eşit olmadığını belirten Al Monitor yazarı Kayaoğlu, “Türkiye Suriye'de doğrudan savaşmış ve Azerbaycan, Libya ve Ukrayna'daki ortaklarını ve vekil güçlerini silah ve eğitimle desteklemiştir. Pakistan, Hindistan ve Afganistan ile devam eden çatışma dinamiklerine dahil olmuştur. Buna karşılık, Mısır ve Suudi Arabistan, Riyad'ın hava harekatı ve Yemen iç savaşındaki kısıtlı kara operasyonları dışında, son dönemde sınırlı muharebe deneyimi yaşamıştır." dedi.