Aç kalarak yapılan diyetlerin, yalnızca salata tüketmeye dayalı beslenme programlarının ve bilimsel temeli olmayan zayıflama kürlerinin metabolizmaya zarar verdiğini ifade eden Aslantaş, "Vücudumuz bir matematik formülü değil, hayatta kalmaya programlanmış biyolojik bir sistemdir. Hızlı kilo verme uğruna yapılan yanlışlar, geçici sonuçlar sağlasa da uzun vadede sağlığı ve metabolizmayı olumsuz etkiler." dedi. Düzenli öğün tüketmenin önemine dikkat çeken Aslantaş, kahvaltıyı atlayıp günü kahveyle geçiştirmenin, akşam ise aşırı yemek yemenin metabolizma için en büyük hatalardan biri olduğunu belirtti. Kilo verme sürecinde kas kaybı yerine yağ yakımının hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Aslantaş, yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kuru baklagiller gibi protein kaynaklarının hem kas kütlesini koruduğunu hem de uzun süre tokluk sağladığını söyledi. Sebze ağırlıklı beslenmenin kilo kontrolünde önemli rol oynadığını dile getiren Aslantaş, zeytinyağlı sebze yemekleri ve mevsim salatalarının içerdiği yüksek lif sayesinde sindirimi yavaşlatarak tokluk hissini artırdığını ifade etti.