Selma Savcı yazdı! Sözde oyuna bak, oynayan oyuncu müsveddelerine bak!
yeniakit yazarı Selma Savcı, yaptıkları gösterilerle milli ve manevi değerlere saldıran Sabotaj ekibiyle ilgili müthiş dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
yeniakit yazarı Selma Savcı, yaptıkları gösterilerle milli ve manevi değerlere saldıran Sabotaj ekibiyle ilgili müthiş dikkat çekici bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî’nin çok güzel bir sözü vardır malumunuz... “Her lafa verilecek bir cevabım var elbet. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye.”
Sözde sanat yaptıklarını zanneden iki provokatif karakter çıkmış Tunceli’de Munzur Üniversitesi’nde skandal bir gösteri sahnelediler. Oyuncu Bülent Emrah Parlak ve eski TİP Milletvekili Barış Atay tarafından sahnelenen “Sabotaj” adlı tiyatro gösterisinde Hakaret etmedikleri milli ve manevi değer kalmamış... Gösteri içeriğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi kendi akıllarınca dalga konusu yaptılar.. Başkan Erdoğan’ın Rabia işareti üzerinden bir takım terbiyesizliklere de imza attılar.
Umarım tıpkı Karaman Valiliğinin ilde düzenlenmek istenen Sabotaj isimli sözde gösteriye izin vermemesi tüm yurdumuza da yansır. Bakınız sanat demek ahlaksızlıkları bütünüyle belden aşağı konuşmakla olmaz. Sanat topluma yön veren bir akımdır. Ama sanatı kendi menfaatleriniz için kötüye kullanırsanız işte bu tiplemeler gibi komik duruma düşersiniz...
Başkan Erdoğan tarafından her fırsatta dile getirilen ve “Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak” ilkelerini temsil eden Rabia işareti, gösterinin en karanlık bölümlerinden biri oldu. Yüzleri bile kızarmadan bu milli sembolü hedef alan Barış Atay ve Bülent Emrah Parlak, “Gördüğünüz gibi 4 kötülüktür, 4 zulümdür, 4 derttir, 4 beladır!” ifadelerini kullanarak skandal bir saldırıya imza attılar. Burada diyeceksiniz ki, Rabia işaretini benimsemek zorundalar mı elbette değiller, zaten bunlar benimsese ne yazar benimsemese ne yazar... Ama hiç kimse devletin Cumhurbaşkanıyla sembol olan bir hareketi tiye alarak onun sayesinde nemalanmaz. Bu gerçeği kabul etmek zorundayız... Tunceli Munzur Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi, sanatla uzaktan yakından alakası olmayan, tamamen ideolojik saplantılarla örülü bir provokasyona alet olması ise yine sorgulanması gereken ve yetkililerin de bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesinin elzem olduğu bir konudur. Evet bugün Karaman Valiliği bu oyunun sahnelenmesini yasaklamıştır, dediğim gibi tüm yurtta da bu sözde oyuncu müsveddelerine gereken cevap verilmelidir. Gereken cevaptan kastım da çok nettir, tüm piyasadan silinerek bir köşede kendi cenahlarınca kakara kikiri içerisinde kendilerini sözde oyuncu zannederek unutulmaya yüz tutmalarıdır.
Milli değerlere karşı olan hazımsızlıklarını her fırsatta dışa vuran ikiliden Barış Atay, hedef gözetmeksizin ise biz Müslümanların en önemli simgesi olan camilere bile dil uzatmaktan kendini alamayan bir kişiliktir.. Eski milletvekili Barış Atay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve Meclis kampüsü içerisinde yer alan ibadethaneyi hedef alarak, “Meclis kampüsündeki camiden rahatsızlık duyduğu” şeklinde konuştu. Milli iradenin tecelligahı olan gazi Meclis’teki manevi atmosferden duydukları bu rahatsızlık, provokasyonun boyutunu bir kez daha gözler önüne sererken, aslında milli ve manevi değerlere dil uzatmaktan nemalanan bu tiplemeler için de ben gerekli tahkikatların başlayacağını umut ediyorum.
İkili, ayrıca oyunda kullandıkları ifadelerle Sivas ve Erzurum halkını potansiyel suçlu olarak göstererek de ne denli küstahça davrandıklarını da ve mizahı bir nefret diline dönüştürdüklerini de ispatlamış oldular.. Üniversite çatısı altında bu denli seviyesizliklerin umarım başta YÖK kurumumuz olmak üzere gereken tüm müdahaleler çok uzatılmadan ve direkt bir şekilde yapılarak bu seviyesizlik girdabından eğitim yuvalarımızın temizlenmesi en büyük dileğim olacaktır.
Bu zehirli dillerin bir an önce yapılacak müdahalelerle susturulması ve üniversiteli gençlerimizin karşısında olmamaları için ne gerekiyorsa yapılmalıdır... Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde sahnelenmek istenen ve biletleri 850 TL gibi fahiş bir fiyattan satılan bu sözde oyun için tüm Türkiye’yi milli ve manevi değerlere sahip çıkmaya ben buradan davet ediyorum. Çünkü bu gereksizlerin toplumdan itibar görmeyerek temizlenmesi, gelecek kuşaklarımız için de önemli bir gelişme olacaktır. Bu iki sözde komiklik yapan ama zekâ konusunda ileri değil de geriden devam eden arkadaşlara İrlandalı yazar George Bernard Shaw’ın sözleriyle seslenelim... Ne diyor Shaw; Sanat; davranışımızı, karakterimizi, adalet ve sempati hislerimizi rafine etmeli; kendi kendimizi tanımamızın, kendi kendimizi kontrol etmemizin, diğerleri için beslediğimiz saygı hislerimizin ve hareketlerimizin yücelmesine hizmet etmeli; bizi adiliğe, zulme, adaletsizliğe ve bayalığa tahammül etmeyecek şekilde geliştirmelidir.” Bilmem anlatabildim mi Emrah ve Barış efendi...
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23