Gizli varisin dışarıdan fark edilmeyen, cildin altında ve daha derin katmanlarda bulunan damarlarla ilişkili olduğunu belirten Doç. Dr. Koçyiğit, "Normal varislerde bacaklarda genişlemiş, mavi-mor renkte damarlar dışarıdan görülebilir. Gizli variste ise damarlar görünürde değildir ancak şikâyetler aynı variste olduğu gibi karşımıza çıkabilir" dedi. Gizli varisin belirtileri arasında huzursuz bacak hissinin yer aldığını kaydeden Koçyiğit, hastaların sürekli bacaklarını hareket ettirme veya otururken pozisyon değiştirme ihtiyacı duyabildiğini söyledi. Açıklanamayan kaşıntıların da görülebileceğini belirten Koçyiğit, "Bacakta herhangi bir böcek ısırığı veya alerji olmamasına rağmen sürekli kaşıntı hissi olabilir" diye konuştu. Toplardamar kapaklarının düzgün çalışmaması halinde kanın bacaklarda birikmeye başlayabileceğini ifade eden Koçyiğit, bunun özellikle gece kramplarına yol açabileceğini söyledi. Koçyiğit, "Toplardamar kapakları düzgün çalışmadığında aşağı doğru kan kaçağı ve bacaklarda venöz kan birikimi meydana gelir. Bu durum dokuların oksijenlenmesini etkileyebilir ve özellikle geceleri kramplara neden olabilir" dedi. Gün içerisinde artan bacak şişliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Koçyiğit, "Sabah rahat olan ayakkabının akşama doğru sıkmaya başlaması, gün içerisinde ayak bileklerinde ve ayaklarda şişlik oluşması bu durumun belirtilerinden biri olabilir" ifadelerini kullandı. "Her bacak şişliği varis kaynaklı değil" Bacaklarda oluşan şişliğin yalnızca varise bağlanmaması gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, lenfödemin yanı sıra kalp ve böbrek kaynaklı sorunların da benzer şikâyetlere neden olabileceğini söyledi. Lenfatik sistemin toplardamar sisteminden farklı olduğunu belirten Koçyiğit, "Lenfatik sistemde bir yetmezlik veya problem olduğunda lenfödem ortaya çıkabilir. Ancak bacaklardaki ödemin nedenini belirlemek için öncelikle kalp ve böbrek fonksiyonlarının da değerlendirilmesi gerekir. Kalp yetmezliğinde veya böbrek sorunlarında da ayaklarda ve bacaklarda şişlik görülebilir" dedi. Bu nedenle hastaların öncelikle ilgili uzmanlara başvurarak kalp, böbrek veya damar kaynaklı bir problem olup olmadığını değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Koçyiğit, bu nedenler dışlandıktan sonra lenfatik sistem açısından inceleme yapılabileceğini kaydetti. "Doppler ile gizli varis tespit edilebilir" Huzursuz bacak hissi, kaşıntı, gece krampları ve gün içerisinde artan ödem gibi şikayetlerin toplardamar sistemi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koçyiğit, tanıda Dopplerultrasonografinin önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Koçyiğit, "Doppler incelemesinde damar kapaklarının çalışma durumu ve toplardamar sisteminde kaçak olup olmadığı değerlendirilebilir. Gizli varis erken dönemde tespit edildiğinde uygun hastalarda tedaviyle yüz güldürücü sonuçlar alınabilir" diye konuştu. "Günümüzde ameliyatsız tedavi seçenekleri var" Varis tedavisinde günümüzde ameliyatsız yöntemlerin kullanılabildiğini belirten Koçyiğit, radyofrekans ve lazer ablasyon yöntemlerinin bunlar arasında bulunduğunu ifade etti. Koçyiğit, "Bu yöntemlerde kaçak yapan ve işlevini düzgün yerine getirmeyen damar, lazer veya radyofrekans enerjisi kullanılarak kapatılır. Problemli damar kapatıldığında kan, sağlıklı damarlar üzerinden kalbe doğru ilerlemeye devam eder. Böylece bacaklarda oluşan ödem, kramp ve kaşıntı gibi şikayetler azalabilir" açıklaması yaptı. Ancak her varisin mutlaka girişimsel olarak tedavi edilmesi gerekmediğine dikkat çeken Koçyiğit, tedavi kararında hastanın şikâyetlerinin yaşam kalitesini ne ölçüde etkilediğinin önemli olduğunu söyledi. Şikâyetlerin hafif olduğu durumlarda medikal tedavi ve varis çoraplarıyla takip yapılabileceğini belirten Koçyiğit, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen belirgin şikayetlerde ise uygun girişimsel tedavilerin değerlendirilebileceğini kaydetti. "Genetik yatkınlık önemli ancak yaşam tarzı da etkili" Variste genetik yatkınlığın önemli risk faktörlerinden biri olduğunu ifade eden Koçyiğit, ailede varis öyküsü bulunan kişilerde hastalığın daha genç yaşlarda ortaya çıkabileceğini söyledi. Gebeliğin de varis riskini artırabildiğini belirten Koçyiğit, kadınlarda daha sık görülmesinin nedenlerinden birinin bu olduğunu kaydetti. Sürekli ayakta çalışmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmak ve hareketsiz yaşamın da riski artırabileceğini ifade eden Koçyiğit, yürürken kasların çalışmasının toplardamar kanının kalbe doğru taşınmasına yardımcı olduğunu söyledi.