Bu kapsamda Domates Üretimini Geliştirme Projesi, Hıyar Üretimi Geliştirme Projesi, Yaprağı Yenen Sebzelerin Üretiminin Geliştirilmesi Projesi ve üretim alanlarında hastalık ve zararlılarla mücadeleye yönelik projelerin hayata geçirildiğini belirten Parıldar, örtü altında seracılık yapan üreticilere yönelik sera naylonlarının yenilenmesi çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Parıldar, bu kapsamda ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde 2 milyonu aşkın sebze fidesinin yüzde 75 hibe desteğiyle çiftçilerle buluşturulduğunu söyledi. Fideler arasında domates, kıvırcık, hıyar ve brokolinin bulunduğunu aktaran Parıldar, ürünlerin pazar potansiyeli dikkate alınarak üreticilere ulaştırıldığını kaydetti. İstanbul’un yerel tarım ürünlerinin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Parıldar, yerel tohum çeşitlerinden olan Sayalar kırmızı biberi için de çalışma yapıldığını anlattı. Parıldar, “Ata tohumundan, çiftçimizden aldığımız üründen tekrar tohum yaparak çiftçimizle buluşturarak Sayalar’da bu kültürün daha da yaygınlaşmasını, daha da gelişmesini sağladık.” diye konuştu. İstanbul'un tarımsal üretiminin geniş bir gıda ekonomisiyle bağlantılı olduğuna dikkati çeken Parıldar, kentte 140 bini aşkın gıda işletmesi bulunduğunu kaydetti. Kentteki yoğun iç pazar talebinin İstanbul’da üretilen tarımsal ürünler açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Parıldar, ürünlerin hızlı şekilde pazara ulaştırılabildiğini ifade etti. Parıldar, İstanbul'da üretilen ürünlerin birlik ve kooperatifler aracılığıyla alınarak işlenmesinin ve hem ulusal hem de uluslararası pazarlara ulaştırılmasının da mümkün olduğunu sözlerine ekledi.