Obruk oluşumunun bu kadar sık olmasının yeraltı sularını yoğun ve kontrolsüz bir şekilde kullanmakla ilgili olduğunu ifade eden Arslan, "Obruk oluşumunun bu kadar sık olması, bizim yeraltı sularını yoğun ve kontrolsüz bir şekilde kullanmamız olarak görülüyor. Bugün, Konya Kapalı Havzasında, Devlet Su İşleri verilerine göre, yaklaşık 35 bin civarında ruhsatlı kuyu var iken, ne yazık ki günümüzde 100 binin üzerinde ruhsatsız kuyu olduğu düşünülmekte. Bunda da, totale baktığımızda bu 150 bin kuyuya tekabül etmektedir. Konya'da yeraltı suları seviyesi, yıllık ortalama, eskiden kuraklık ve iklim değişikliğinden dolayı yarım metre ila 1 metre düşümler olurken, günümüzde bu, bazı Konya'nın alt havzalarında 8-10 metre yeraltı su seviyesinde düşümleri gözlemleyebiliyoruz. Yağışlı dönem ile kurak dönem arasındaki statik su seviyesi farkı, yeraltı sularında bu da bazı bölgelerde 10 metre, 20 metre, hatta 30, 40 metre yer alt seviyesindeki statik seviye değişimi de gözlemleniyor. Şöyle söyleyebilirz, aslında, çayın içine şeker atıyoruz, daha sonra kaşıkla karıştırdığınız zaman şeker nasıl eriyorsa, işte yeraltı suyunun yer altında aşağı ve yukarı yönlü devamlı hareketi oradaki işte toprak malzeme, kalsiyum karbonatca zengin malzemeyi eriterek bünyesine katmaya ve onları çözerek aşağılara çekmeye ve yukarılarda boşluklar oluşturmaya sebebiyet veriyor" diye konuştu.