Kolesterol kontrolüne katkı sağlayabilir: Özellikle pektin adı verilen çözünür lif, bağırsaklarda kolesterolün emilimini azaltmaya yardımcı olabilir. Kan şekerinin daha dengeli yükselmesine yardımcı olabilir: Elmanın lifli yapısı, meyve suyuna kıyasla şekerin kana daha yavaş karışmasına katkı sağlayabilir. Ancak diyabeti olanların porsiyon miktarını kişisel beslenme planına göre belirlemesi önemlidir. Bağışıklık sistemini destekler: İçerdiği C vitamini ve çeşitli antioksidanlar, bağışıklık sisteminin normal işleyişine katkıda bulunur. Bağırsak bakterilerini besleyebilir: Elmadaki pektin, bağırsaktaki yararlı bakteriler tarafından kullanılabilen bir lif türüdür. Bu da bağırsak mikrobiyotasının desteklenmesine yardımcı olabilir. Antioksidan alımını artırır: Elma; flavonoidler ve diğer bitkisel bileşikler açısından zengindir. Bu maddeler hücreleri oksidatif strese karşı koruyan beslenme düzeninin bir parçasıdır. Günlük lif ihtiyacına katkı sağlar: Orta boy bir elma, özellikle kabuğuyla tüketildiğinde günlük lif alımının önemli bir bölümünü karşılamaya yardımcı olabilir. Pratik ve düşük kalorili bir ara öğün alternatifi sunar: Taşıması ve tüketmesi kolay olan elma, yüksek kalorili atıştırmalıklar yerine tercih edildiğinde daha dengeli bir ara öğün oluşturabilir. ELMAYI KABUĞUYLA MI TÜKETMELİ? İyi yıkanmış bir elmayı kabuğuyla tüketmek, lif ve bazı antioksidanlardan daha fazla yararlanmayı sağlayabilir. Ancak mide-bağırsak hassasiyeti bulunan kişiler, kendi toleranslarına göre tüketim şeklini ayarlamalı. Günde bir elma yemek tek başına hastalıkları önlemez; ancak sebze, meyve, tam tahıl ve yeterli protein içeren dengeli bir beslenme düzeninin parçası olarak sağlığa katkı sağlayabilir. Halk arasında sıkça duyulan "Günde bir elma, doktoru evden uzak tutar" sözü, modern tıp uzmanları ve Medipol Sağlık Grubu gibi sağlık otoriteleri tarafından da desteklenmektedir.