"Altı gün boyunca enkaz altında yaşadım" Enkaz altında günlerce yardım beklediğini ifade eden Nedirli, açlık hissetmediğini ancak susuzluğun dayanılmaz hale geldiğini belirterek, hayatta kalmak için kendi imkanlarıyla mücadele ettiğini dile getirdi. Zaman kavramını kaybettiğini aktaran Nedirli, "Saniyeler içinde bina sallanmaya başladı. Evler gidip geliyordu. Ayağımın altından bir kayma hissi geldi. Elektrikler kesildi, her yer karanlığa büründü. Üzerime beton parçaları düştü. Ayağım ve kolum sıkıştı, hareket edemedim. Hanımı, çocuklarımı çağırdım ama sesimi duyan olmadı. Acılar içinde kaldım. Zaman kavramını yitirdim. Ne uyuduğumu biliyorum ne uyandığımı. İkinci gün ateşim çıktı. Susuzluk başladı. Karanlıktayım, su yok. Hayatta kalabilmek için kendi imkanlarımla mücadele ettim. Rabbime dua ettim, ‘Buradayım, göçük altındayım, bana bir çıkış yolu göster' dedim. Altıncı gün Ankara'daki oğluma mesaj atabildim. ‘Acele gel, göçük altındayım' dedim. Oğlum geldi. Herkes ona gitmesini söylemiş ama o, ‘Babamı canlı ya da cansız bulmadan buradan ayrılmam' demiş" dedi.