"KÜTÜPHANEM BENİM İÇİN BİR DEĞERLİ HAZİNEYDİ" Ulvan, devrik rejim döneminde devlet kurumlarında çalıştığını, dini eğilimi yüzünden uzun yıllar boyunca rejimin baskılarına ve uygulamalarına maruz kaldığını söyledi. 2011 yılında başlayan gösterilere ilk günlerden itibaren katıldığını ifade eden Ulvan, olayların zamanla silahlı çatışmaya dönüşmesiyle bölgede şartların ağırlaştığını aktardı. O günlerde kendisini en çok düşündüren şeyin kütüphanesinin olduğunu belirten Ulvan, kitaplarının hayatındaki en değerli varlıklardan biri olduğunu söyledi. Çocuklarının tamamının ilim yolunda yetiştiğini ifade eden Ulvan, büyük oğlu Bilal'in el-Ezher Üniversitesi mezunu olduğunu ve hadis alanında doktora yaptığını dile getirdi. Diğer iki oğlu Ömer ile Usame’nin ilahiyat mezunu olduğunu belirten Ulvan, oğullarından birinin İdlib'in kurtarılması sırasında hayatını kaybettiğini ifade etti. Kızlarının da bir bölümünün dini eğitim aldığını söyleyen Ulvan, "Bu nedenle evimizde yıllar içinde çok zengin bir kütüphane oluştu. Kütüphanem benim için bir değerli hazineydi.” diye konuştu. Kitaplarını bir servet ve emanet olarak gördüğünü diye Ulvan, sözlerine şöyle devam etti: "Kütüphanede tefsirler, hadis külliyatları, Kur'an ilimleri, sahabe hayatları, İslam tarihi, İslam öncesi dönem tarihi ile kültürel ve sosyal içerikli eserler bulunuyor. Kitaplar benim ve oğullarım için temel başvuru kaynaklarıdır."