Deprem yalanlarını tek tek çürüttü
Beyaz TV Genel Yayın Koordinatörü Osman Gökçek, bir haftadır konuşulan deprem yalanlarını tek tek çürüttü. İşte Osman Gökçek'in açıklamalarından önemli satırbaşları...
Beyaz TV Genel Yayın Koordinatörü Osman Gökçek, bir haftadır konuşulan deprem yalanlarını tek tek çürüttü. İşte Osman Gökçek'in açıklamalarından önemli satırbaşları...
Biz milletçe, hep beraber, bütün memleketimiz bir olmuşken, yaraları hep birlikte sararken, bunu sağcısı solcusu diye ayırt etmezken, bizi ayrımcılık yaparak ve ayrımcılık diliyle bizi ayırmak isteyenlere bu akşam bir ders vermek istiyorum. Bunlar, bu memleketin içinde yaşayan ama bu memleketin depremde yaşadığımız bu acıları dahi hissedemeyen maalesef aşağılık insanlar. Bunu çok net olarak söylüyorum. Bir depremde ‘devlet yok' deyipte iki tane sosyal medya maymununun olduğunu söyleyebilecek kadar aşağılıklar bunlar.
Devlet ne demektir? Devlet bizim çatımız, devlet bizim evimiz. Bu sadece benim değil, hangi görüşten olursa olsun insanın evi devlet. Devletin çatısını, devletin penceresini kırarak elinize ne geçecek? Niye sevmiyorsunuz siz devletinizi? Nedir devletinize olan bu düşmanlık? Sadece kendinize siyasi istikbal temin edebilmek için yaptığınız bu işlerle, tarihte sizi kara sayfalarda, kara bir leke olarak mutlaka ve mutlaka anılacaksınız. Tıpkı 15 Temmuz'da yaptığınız gibi, tıpkı bundan önceki dönemlerde devlete zarar verecek bir çok olayın içinde olduğunuz gibi... Bunların hepsini yaşadık. Siz bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanından veya devletin herhangi bakanından siyasi tek bir kelime duydunuz mu? Ama sabahtan akşama kadar muhalefet ve onunla birlikte hareket eden bir takım tetikçi medya ve sanatçı tayfası, devleti kötülemek üzerine kendilerine bir görev edinmişler ve bunu yapıyorlar.” ifadelerini kullandı.
PROVOKATÖRLERİN YALANLARI TEK TEK ÇÜRÜTÜLDÜ! Osman Gökçek, yapılan yalan haberleri tek tek anlattı. Yalan haberler hakkında konuşan Gökçek, “Bakın deprem oldu Kemal Kılıçdaroğlu tweet attı. ‘Deprem bölgesinde kullanılacak ekipman ve iş makinesi gibi kritik araç ve cihazların gümrük vergilerini ve bekleme sürelerini hemen kaldırın' dedi. Sanki böyle birşey var gibi... Kılıçdaroğlu, ‘Yurda girişlerini ivedilikle sağlayın. Ayrıca ülkemizdeki karavanları hızla bölgeye sevk edin, üreticileriyle de görüşün. Karda kıştayız' yazdı. Peki işin doğrusu ne? Bakın kıymetli izleyiciler, bunu konuşan bir muhalefet lideri. Muhalefet lideri değil bir yalan makinesi... Bakın, 7 Şubat tarihinde Ticaret Bakanlığı deprem bölgelerinde kullanılmak üzere gümrükten geçirilecek olan yardım malzemelerinin geçişinde kolaylık sağlandığı açıkladı ve duyurularını yaptı. Yani aslında olmayan bir şeyi varmışçasına tweet attı Kemal Kılıçdaroğlu. Geçelim ikincisine... Bölge içerisinde yine bu sosyal medyada dezenformasyon yapan kişilerden bir tanesi, ‘Bölgede, plakasız, sinyal kesici (jammer) araçlar dolaşıyor. Bundan dolayı da vatandaşlar ulaşım sağlayamıyorlar. Göçük altındaki insanlarla konuşamıyorlar.' diye tweetler atıldı. Bunu 68 bin kişi izlemiş. Sadece bir tane videosu, yalanlara bakın. Bu araçlar ne biliyor musunuz? Bu araçların, özel askeri ekiplerin kullandığı radyo frekans araçları olduğu ve depremde yıkılan bölgelerin haritalanmasında kullanıldığı öğrenildi.
TSK'nın herhangi bir şekilde olaya dahil olmadığı söylendi. FOX TV'nin yaptığı haberde... ‘Türk Silahlı Kuvvetleri, sahada yok.' diyorlar. FOX TV, yayın yaparken arkada gördüğünüz görüntü, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin arkada çalıştığı görüntü. Biliyor musunuz o kadar çok yere gittiğimde insanlar bana ‘Türk Silahlı Kuvvetleri neden dışarı çıkmıyor?' dediler. Çünkü bunların yaptığı bu yalan haberi, vatandaşımız doğru diye kabul etti. Bakın, 26 bin 987 tane Türk Silahlı Kuvvetleri personeli aktif olarak şuan sahada görevde. Bunlar yalancı. Yayın esnasında arkada Türk Silahlı Kuvvetleri çalışıyordu. Sekiz tane doğal afetler arama kurtarma ekibi dışarıda. Seyyar Sahra Hastaneleri dışarıda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin. 61 tane mutfağı, 101 tane hava aracı, 57 tane helikopteri dışarıda. Siz, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri sahada yok.' diye niye yalan haber uyduruyorsunuz? Ey FOX TV, başka devletlerin, başka insanların, başka kişilerin güdümünde olabilirsin. Ama sen bu memlekette yaşıyorsun. Bu Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki tüm askerler senin de kardeşin. Senide koruyor, beni de koruyor, memleketimizi de koruyor. Gelelim altıncı habere. Kemal Kılıçdaroğlu ve Mansur Yavaş tarafından Hatay Havalimanı'nın Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından onarıldığı haberini yapıyorlar. Gerçek şu, havalimanını İGA onarıyor, yani tamamını İGA yapıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi yalnızca moloz taşıyor. Ama biz tweetlerde şunu görüyoruz, ‘Kapanan Hatay Havalimanı'nı biz onarıyoruz. Gelsinler bizi tutuklasınlar.' diyor Kılıçdaroğlu. Ankara Belediyesi oranın molozlarını taşıdıysa bence bu güzel birşey ama siz kalkıpta Hatay Havalimanı'nı onaran bütün devlet unsurlarını yok sayıp tweet atıyorsanız, bu şark kurnazlığından başka birşey değil, bunu görmek lazım.
'Fenerbahçe'nin depremzedelere gönderdiği yardım tırı yağmalandı' diye haber yapıyorlar sosyal medyada. Bu haberi niye yapıyorlar biliyor musunuz? Fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçe'ye gönül verenler ayaklasın diye yapıyorlar. Buna emin olabilirsiniz. Bunlar tamamen devlet düşmanlığı adına yapılmış hareketler. Çünkü bu, sistematik olarak her tarafta yapıldı. Olaya bakıyoruz, Fenerbahçe Genel Sekreteri Burak Çağlan Kızılhan, ‘Hem tır şoförüyle hem de iletişime geçilen kişilerle durumu görüştüklerini ve herhangi bir yağmanın söz konusu olmadığını, yardım malzemelerinin dağıtıldığını' söylüyor. ‘Tükiye'de nükleer santral patladı' diye haber yaptılar. Bakın bunları yapanlar, ‘Türkiye'de iç karışıklık çıksın, ülkede bir kaos olsun, devletin hiç bir güvenilirliği yok' diye yapıyorlar. Ben buradan kıymetli devletimizin savcılarına sesleniyorum. Allah aşkına bu yalan haberleri yapanların mutlaka yakasına yapışın. Orada mehmetçiğimiz, AFAD'ımız, sivil toplum kuruluşları mücadele ederken, vatandaşları paniğe sürükleyecek bu tür haberleri yapanların ceza alması lazım. Santral patladı dediği yer, Lübnan Beyrut Havalimanı'nda, 4 Ağustos günü patlayan yer. Buranın resimlerini paylaşıyorlar. Beyrut'taki yeri alıyorlar, ‘Türkiye'de nükleer santral patladı' diye haber yapıyorlar. Bunlar inanılır gibi değil. Mesela Ali Babacan... Onedio yapmış haberi. ‘Kimliği tespit edilemeyen cenazeler, resmi verilere dahil edilmiyor.' Ali Babacan gerçekten, tamam yolundan şaştın, başka bir adam oldun da vicdanını da mı kaybettin? Allah'tan kork! İçişleri Bakanı geliyor, ‘Parmak izi alıyoruz. Geliyorlar cenazelerinin tespitlerini yapıyorlar. Enkazdan çıkarıldığında yaşam belirtisi olmayan ya da hastanede vefat edenler de bu sayılara dahil edilmektedir.' diyor. Ama bir kaos ortamı olsun diye, Ali Babacan çıkıyor, utanmadan yalan söylüyor. Toplumdan özür var mı? Yok... İnsanların cenazesi üzerinden siyaset yapılır mı? Allah'tan korkmuyor musunuz? Senin hiç cenazen olmuyor mu Babacan, insanların cenazesi üzerinden nasıl siyaset yaparsın? Ne kadar aşağılık bir duruma getirdin kendini. Bunun sebebi nedir? Siyasi istikbal sizin için bu kadar mı değerli?” şeklinde konuştu.
Sözlerini sürdüren Gökçek, “Bakın, Özgür Özel tweet atıyor. ‘Elektrik Mühendisleri Odası'nın çadır ve konteyner kentlerinin tesisatı gönüllülük esasına destek verme talepleri AFAD tarafından reddedildiğini öğrendim. AFAD'ın kararı kabul edilemez.' demiş. AFAD açıklama yapmış. AFAD açıklamasında, ‘Sayın vekilin iddialarını araştırdık. Ancak ne öyle bir yazı, ne de bir talep var. Dünyanın karşılaştığı en büyük afetlerden birini yönetmek için çalışırken, bir de bu dezenformasyona zaman ayırmak zorunda kaldık. Şimdi işimizin başına dönüyoruz.' demiş. AFAD'a yazı yazılmış diyorlar. AFAD Başkanı'da ‘Bu talebi araştırdım bu kadar işimin arasında, böyle bir talep yok' diyor. Bunlar CHP'nin vekilleri bir çiyan gibi, bir yılan gibi oraya geldiler. Sırf milleti zehirlemek için... Kimse kusura bakmasın AFAD seninle mi uğraşacak? Niye yalan haberler yazıyorsunuz? Ayıptır, millet canının derdine düşmüş. Sizin bu yalan haberlerinizin amacı nedir? Batsın sizin siyasetiniz yerin dibine. Bizi depremzede kardeşlerimizin bu acılı gününde bunları konuşmaya mahkum ediyorsunuz. Bir yalan haber daha... Adem Yavuz Arslan, FETÖ'cü alçak... Bazı sosyal medya hesaplarında AFAD'ın akşam saatlerinde 8,5 şiddetinde bir deprem beklediğine dair açıklama yaptığını görmüş. Arkasından, ‘Binlerce insan enkaz altından kurtarılmayı beklerken Erdoğan rejimi iki gündür Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü'ne izin vermiyor. Bünyesinde 30 bin doktor ve sağlık personeli olan en güçlü yardım örgütü Türkiye'ye giremiyor.' demiş. Yalan haber... Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü 7 Şubat'ta yaptığı açıklamada Gaziantep'te bir ekibinin olduğunu belirtmiş. Kendisi zaten FETÖ'cü oradan memleketi karıştırmaya çalışıyor. ‘Deprem vergileri nerede?' diye birşey yapıyorlar. Mustafa Sandal, ‘İnsan sormadan edemiyor. 1999'dan beri toplanan deprem vergileri nerede? Toplanan vergiler, bugünler için hazır olmayıp hangi günler için bekletiliyor? Kızgınım, kırgınım, düşünürken canım acıyor. Düşünmeye çekinir oldum' diyor. Cumhur ittifakının en büyük eksikliklerinden biri. En başından beri söylüyorum. Yaptığı işi anlatamama, yaptığı işi insanlara söyleyememe... Bunun iki nedeni var. İlki çok fazla iş yapıyorlar. İkincisi yapılan işleri anlatma noktasında, reklam anlamında maalesef sıkıntı var. Bunu açık olarak söylemek lazım. Sevgili Mustafa Sandal, ‘Toplanan vergiler nereye gitti?' diyorsunuz. Bakın ben size söylüyorum. Van, Kütahya, Bingöl depremlerinin ardından TOKİ, eliyle 7.5 milyarlık yatırım yapılmış, 37 bin 734 tane afet konutu üretilmiş. 2020 yılında yaşadığımız Elazığ ve İzmir depremleri başta olmak üzere son üç yılda afetzedelerin yaralarını sarmak için 45 bin konut daha üretmişler. İstanbul'da 300 bin, toplamda 3.3 milyon konutu dönüştürmüşler. 30 milyar bu konut için destek parası harcamışlar. Şuan da sahada 250 bin tane konutun dönüşümü devam ediyor. Sanatçısın, saygı da duyuyorum. Bir konuda ilgili birşey söylüyorsun. İşte paralar buraya gitti. Euronews Türkçe, ‘Avusturya ordusu Türkiye'deki deprem kurtarma çalışmalarını güvenlik nedeniyle durdurdu.' diye haber yapmış. Viyana Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada Avusturyalı kurtarma ekinin herhangi bir güvenlik sorunu yaşamadığını, teknik aksaklıklar giderildikten sonra çalışmalara devam edeceği bildirildi. Yani yurtdışından gelen değerli misafirlere Türkiye'de güvenli bir ortam olmadığını göstermek istiyorlar. Bu, ülkemize yapılmış bir hainlik değil mi? Kemal Bey tweet atıyor. ‘AHBAP'a iftira atacağınıza yardım dağıtım koordinasyonunu sağlayın. Başlattığınız karalama kampanyası en çok depremzedelere zarar veriyor. Bu hayasızlığa son verin. Halkın kendi inşa ettiği kurumlara çökmeyi aklınıza bile getirmeyin. Millete koşana çelme takmayın' diyor. Haluk Levent ne demiş? ‘AHBAP'ların çalışması engelleniyormuş. Valisinden komutanına Ahbaplara hep destek verildi. Şu 4 günde Özge Özpirinççi bugün Ahbaptayken Cumhurbaşkanlığı iletişiminden aradılar. Bir sıkıntınız olursa arayın dediler. Yani kimse çalışmalarımıza engel değil. İnanmayın öyle haberlere.' dedi. Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki ‘AHBAP'ı engelliyorsunuz'. Haluk Levent diyor ki ‘Bizi engellemiyorlar.' Bir muhalefetin lideri böyle yalan makinesi olabilir mi? Kendilerine yakın STK'lar üzerinden bile dezenformasyon oluşturuyorlar. Bunların neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Kemal Bey'in yalanları bitmiyor. Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Yıkılan evlerin yüzde 52'si, 2001'den sonra yapıldı' diyor. Murat Kurum açıklama yaptı. ‘Yıkılan evlerin yüze 95'i, 2000 öncesi yapıldı.' dedi. Bu kadar yalan olamaz. Haluk Levent'e kadar yalanlıyor. Olabilir mi böyle bir şey? Sosyal medyada ‘Depremden 4-5 saat sonra Süleyman Soylu'nun keyfinin yerinde olduğunu, içişleri bakanının yanındakilere bakarak güldüğünün fotoğrafını paylaşıyor Salih diye birisi. Fotoğraf 27 Kasım 2022 tarihinde Düzce'de yaptığı bir ziyarette çekilmiş. Gelelim Fatih Altaylı'ya... Fatih Altaylı tweet atıyor. ‘Bu bir rezalettir. Milano Başkonsolosluğumuz İtalyan dostlarımızın deprem yardımları için AFAD'ı değil Diyanet Vakfı'nı adres gösteriyor.' diyor. Yani Milano Konsolosluğu, ‘AFAD'a değil Diyanet'e gidin.' demiş. Sonra büyükelçilik açıklama yapıyor. AFAD, Kızılay ve TDV'nin yardım hesaplarını birlikte paylaştığı bir paylaşım yapıyor. Fatih Altaylı, ‘Deprem bölgesinde millet cenazelerini toprağa veremiyor. Savcılar mesai bitti diye işlem yapmıyor. Hastaneler zaten yetersiz. Millet cenazelerini ne yapacak bilemiyor. Çaresiz. Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı acil çözüm bulsun.' diyor. 1.6 milyon insan görmüş bu tweeti. Belki bu 1.6 milyon tane insan bunu okudu ve belki inandı. Peki işin gerçeği ne? 6 Şubat'ta mevcut savcılara ilave olarak 304 tane savcı gönderildi. Ölü muayene işlemlerinin yapılabilmesi için bu savcılar mesai mefhumu gözetmeksizin 7/24 esasına göre görev yapmaya başladı. Sağlık Bakanlığı'na bağlı bölgede görev yapan hekimlere ilave olarak Adli Kurum Başkanlığı tarafından da deprem bölgesindeki ölü muayene işlemleri için 258 ilave Adli Tıp Uzmanı ve Teknikeri görevlendirdi. Biz bunun özrünü Fatih Altaylı'dan gördük mü?” Bölgede AFAD yok değil mi? Size rakamlar veriyorum. AFAD, PAK, JAK, Sahil Güvenlik, kurtarma personel sayısı saha da şuanda 35 bin 495. AFAD, emniyet, jandarma, Milli Savunma Bakanlığı, ambulans ekipleri, gönüllüler ve yerel destek ekiplerinin sahada ki personel sayısı 238 bin 459. Devlet yoksa bunlar kim? Devletini kötüleyenlere soruyorum elinize ne geçiyor? Tek amacınız var, siyasi istikbal... Ama depremzedeleri, yaralıları, acı çekenleri düşünmüyorsunuz. Bölgede 12 bin 322 tane iş makinesi var. Bu kadar iş makinelerinin 3 saniyede, 10 dakikada, 3 saatte gelmesini beklememiz zaten akıl dışı birşey. 616 km uzunluğunda bir iş makinesi konvoyu düşünün, illere doğru yayılıyor bunlar. Bu iş makinelerini 1-2 saatte gitmedi diye eleştiren, bağıran muhalefet var. ‘Türk Silahlı Kuvvetleri çalışmıyor' diyorlar. Hava Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü'ne bağlı 170 tane helikopter, 76 tane uçak, 4 bin 97 defa sorti yapmış. Devlet nasıl yok meydanda... Şimdi bu yok, Babala TV'de köpek maması dağıtan kadın bu işleri yapandan daha çok tık alacak öyle mi? Köpek maması dağıtmış onu da tebrik ediyorum bunda kötü birşey yok. Köpek maması dağıtan bir kadını biz, 170 tane helikopter, 76 tane uçak uçuran devletimizden daha ötede göreceğiz öyle mi? Yerim sizin siyasetinizi, böyle iş mi olur? dedi. 'BARAJ PATLADI' YALANI ÇALIŞMALARI AKSATTI! Babala TV'nin attığı ‘Baraj patladı' tweeti hakkında konuşan Gökçek, “Bugün Oğuzhan Uğur denilen bir zibidi çıkar, yarın başka bir tane daha çıkar. Ben buna niye zibidi diyorum? Devlet, işin başından beri ‘AFAD'dan habersiz iş yapmayın. Gelin beraber olalım. Gelin birlik olalım.' diyor. Sen işin sonunu bilmediğin bir tweet atıyorsun. Bununla alakalı, ben bir açıklama izlerken şunu beklerim. ‘Çok büyük üzüntü içerisindeyim. Bunu nasıl yaptılar' diyeceğini beklerken, ‘Bin tane tweet atarken bir tane de yanlış atılabilir.' diyorlar. Buradan şunu sormak istiyorum. Sizin Hatay'da anneniz, kardeşiniz enkaz altında olsa, AFAD görevlileri tam onları çıkartıyorsa, bir tane zibidinin attığı tweetten dolayı sel geliyor diye o insanlar oradan gitse ve tekrar geri döndüğünde bir baksanız ki o enkazın altındaki insanlar hayatını kaybetmiş olsa... Bu, bu kadar basit bir tweet mi? Bunu nasıl kabul edebiliriz?” şeklinde konuştu. Konuşmasını sürdüren Gökçek, “Bu işten dolayı annesi kalp krizi geçiren var. Sonra, ‘Bu tweetten dolayı kusura bakmayın.' diyorlar. Yeni yüzyıldaki en büyük problemlerimizden biri şu, sosyal medyalar insanları çok çabuk parlatıyor. Bir günde parlayabiliyorsunuz. Ve bu bir anda parlayan kişiler bu gücü hissederek saçma sapan işlerin içerisine giriyorlar ve böyle işlere yol açıyorlar. Başından beri herkes ‘AFAD'dan habersiz hareket etmeyin.' diyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, baraj patlayacak milleti uyarmayacak, iki tane zibidinin lafına kalacak devlet. Bırakın bunları..” ifadelerini kullandı. GÖKHAN ÖZOĞUZ SICAK MEKANDAN AHKAM KESTi: SAHİPSİZİZ! Gökhan Özoğuz'un paylaşımı hakkında konuşan Osman Gökçek, “Gezi Parkı'nda polisi öldürün diye bağıranlar, orada bilgisayar başında oturan kişiler. ‘Benim devletim bugün hiç bir şey yapmamış' diyen bu kişiye şunu söylüyorum. Sen İstanbul, Ankara belediyelerinden konser almak için takla atan bir adamsın. Sen bunun için bunları yapıyorsun. Hiç bir şey yapmayan devlet 16 milyon insana yemek dağıtmış, 238 bin tane insanla sahada çalışma yapıyor, 170 helikopteri, 76 uçağıyla mücadele veriyor. Sen orada kalkmışsın dört tane adam ‘Bizim ülkemiz sahipsizmiş' diyeceksiniz. Çünkü sen bu ülkenin evladı değilsin. Bu ülkenin evladı olsan bunu diyemezsin.” dedi. ENKAZ ALTINDAKİ KİŞİLERİ ARAYIP DALGA GEÇTİLER Enkaz altındaki kişileri arayıp dalga geçen kişiler hakkında konuşan Osman Gökçek, “Tutuklanan gençler bunlar Kemal Bey. Enkazın içerisindeki insanlarla dalga geçen gençleri tutukladılar. Bu muydu hata? Böyle bir rezillik olabilir mi? ‘Afganlar kolumuzu, bacağımızı kesiyor. Milletin kolundan bilezikleri çalıyor.' diyen o gençler tutuklandı. Neymiş bu tutukladığımız gençleri serbest bırakacakmışız. Ne yapacak yani devlet? Enkaz altında bulunan vatandaşlarımızla dalga geçen, kurtarılmayı bekleyen o canlarla dalga geçen bu şerefsizleri dışarı bırakacak bu devlet öyle mi? Yalan haberlerinizle Allah sizi bildiği gibi etsin.” dedi. UĞUR KARDAŞ TUTUKLANDI Uğur Kardaş'ın paylaşım hakkında konuşan Gökçek, “Yalan yere ağlıyor. Sonra bunu emniyet tutukluyor. Emniyette verdiği ifadeye bakın. ‘Afgan uyruklu bir kişinin ben böyle birşey yaptığına şahit olmadım. Ancak şehirde bu tarz iddialar konuşuluyor.' Şahit olmadıysan niye ağlıyorsun? Kim seni görevlendirdi? Sonra, ‘Afgan kol kesiyor' diyen adam tutuklanmayacak öyle mi? Bunu hiç bir şekilde kabul edemeyiz. Bu bir dezenformasyon.” dedi. HALK TV GERİ ADIM ATTI! Şirin Payzın'ın açıklamaları hakkında konuşan Gökçek, “Duyuyor musunuz? Halk TV bile Şirin Payzın'ı yalanlıyor. Yok çünkü. Böyle birşey olsa biz de tepki gösteririz.” dedi. ‘ALLAHU EKBER' SEDALARI MERDAN YANARDAĞ'I RAHATSIZ ETTİ! Merdan Yanardağ'ın tekbir getirilmesinden rahatsız olması hakkında Konuşan Gökçek, “İnsan böyle bir ortamda Allah'tan daha iyi sığınabilecek nereyi bulabilir? Bir müslümansan Allah'tan daha iyi sığınabileceğin ne bulabilirsin orada? Bebek çıkıyor 8 gündür aç, susuz. Dışarı çıkıyor, hiç bir şeyi yok. Benim nezdimde Allah'tan başka hiç bir şey onu korumuyor. Bu benim görüşüm. O bebeğin oradan ilahi birşey olmadan çıkması benim aklıma yatan bir şey değil. Bu benim inancım, ben buna inanıyorum. Bir müslüman ‘Allahu Ekber' lafından bu kadar rahatsız olamaz. Niye dokundu sana ‘Allahu Ekber'? Ne diyecekti oradan çıkarken, seninle ilgili birşey söylemesini mi bekliyordun?” şeklinde konuştu. SOL HABERDEN AKIL ALMAZ İDDİA: TEKBİR TİMLERİ KURULMUŞ ‘Ak Parti'nin deprem bölgesindeki işleyen tek organizasyonu STK görünümlü bu tarikatlardan oluşan tekbir timleri' şeklinde yapılan haber hakkında konuşan Osman Gökçek, “Devlet tekbir timlerini gönderiyormuş, tam biri çıkacak ‘Allahu Ekber' diye bağırıyorlarmış. Böyle bir saçmalık olabilir mi? İslam düşmanısınız da bari bu kadar iğrençleşmeyin. Saygı duyun müslümanlara.” dedi. AHMET ŞIK DEVLET DÜŞMANLIĞI ÇAĞRISI YAPTI! Ahmet Şık'ın skandal çağrısı hakkında konuşan Gökçek, “Böyle bir devlet düşmanı olmak haktır' diyor. Defol Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden. Defol git dağa mı çıkıyorsun ne yapıyorsan onu yap. Daha öncesinde devlete ‘katil' dedi. Başına birşey gelmedi. Bugün de ‘Devlete düşman olmak haktır.' diyor. Ey parlamentodaki milletvekilleri size sesleniyorum. Niye bunu kapının dışına atmıyorsunuz? Tam bir vatan hainidir bu.” ifadelerini kullandı. İMAMOĞLU BELEDİYENİN LED EKRANLARINDAN REKLAMINI YAPTI! İmamoğlu'nun reklamı hakkında konuşan Gökçek, “İstanbul'un billboardlarında reklam... Neler yaptıklarını yazmışlar. Millet can derdinde, bunlar şov derdinde. Bize akıl öğretmeye çalışan bir Ekrem İmamoğlu ile karşı karşıyayız. 206 bin 357 çadır kurdu devlet. 206 bin 357 çadır kuran, sevk eden Türkiye Cumhuriyeti, 200 tane çadır kuran Ekrem İmamoğlu ile eş değer olacak öyle mi? Ve bu yaptığı çok büyük bir işmiş gibi bir de billboarda çıkacak. Billboarda bununla çıkacağına ‘Hepimiz Türkiye olarak kardeşiz, canız, ciğeriz' diye çıksana. Niye ayrımcılık yapıyorsunuz? Depremzedelerin CHP'lisi, AK Partilisi mi olur vicdansızlar.' ifadelerini kullandı. İBB, DEPREM PARALARINI REKLAMA HARCIYOR! Osman Gökçek, “Aziz milletimiz, eğer bunlar billboardlara çıkıp yaptıkları yardımı gösteriyorlarsa, bunların gerçek yüzünü bir görün. 2021 yılında İBB'de, deprem bütçesine 134 milyon TL ayırıyorlar, reklama 600 milyon TL ayırıyorlar. Yarın İstanbul'da bir deprem olsa suçlu yine devlet. İmamoğlu'nun suçu yok. İmamoğlu paraları aktarmış ya hiç suçu yok. 2022 yılında İBB'de sosyal konut yapımı için ayrılan para 12 milyon, kentsel dönüşüm için ayrılan para 492 milyon, reklam için ayrılan para 849 milyon. Yarın İstanbul'da deprem olursa suçlu Ekrem Bey değil. Reklama para ayırdığı için niye suçlu olsun değil mi? İşte bunların gerçek yüzü bu. Bu adam kalkacak benim devletime akıl vermeye kalkacak. Sen İBB'nin paralarını reklama ayırmışsın. Niye gittin bu deprem paralarını reklama harcadın? İBB'nin, kentsel dönüşüm kapsamında, kendisinin yapıp teslim ettiği konut sayısı sıfır. Konut yok, deprem için bir önlem yok. Peki, ‘Devlet deprem paralarını nerede yedi?' diyorlar. İstanbul'da 300 bin konutu dönüştürmüş devlet. Bunlar ne yapmış? Sıfır konut yapmış, şimdi çıkmışlar devlete akıl vermeye kalkıyorlar. AK Parti döneminde kentsel dönüşümün bütçeye oranı yüzde 5.5, bunların döneminde yüzde 1.9'a düşmüş. Bunlar, deprem noktasında İstanbul'u felakete götürüyor. Ey İstanbullular sizi İmamoğlu bir felakete sürüklüyor. Sayın Mustafa Sandal sizin iyi niyetli bir sanatçı olduğunuzu düşünerek bir soru sormak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ne deprem vergileri nerede diye soruyorsunuz , lütfen Ekrem İmamoğlu'na da bizim paralarımızı niye reklam paralarına aktardınız diye sorar mısınız?” şeklinde konuştu. TÜRKİYE DEPREMİ KONUŞURKEN İBB'NİN KREŞİ ÇÖKTÜ! Gökçek, “Kar yağarken balık yemeye giden, deprem olurken kızı ile kayağa giden bir kişi devlete akıl verecek. Kendi inşaatını gördünüz mü? Çöktü... Deprem falan olmadı. Kendi yaptığı belediyenin inşaatı çöküyor iki gün önce. Bunlar bize depremi öğretecek öyle mi?” dedi. TUNÇ SOYER'İN DERDİ DEPREM DEĞİL! İzmir Soyer'e tepki gösteren Gökçek, “Sevgili İzmirliler, İzmir'de deprem oldu. 17 tane binamız yıkıldı. Bu binalar yıkıldıktan sonra bir bina harabeye döndü. Hangi binaydı bu? İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı binası... Sen daha kendi yırtığını dikemiyorsun devlete laf ediyorsun.” ifadelerini kullandı. ÜMİT ÖZDAĞ'DAN AKIL DIŞI İDDİA “Göçüğün altındaki birinin AK Parti'li mi CHP'li mi olduğunu nasıl anlarsınız? Bırakın ki insanlar yakınlarının hangi dairede yaşadığını bulamıyor göçük altında. Beyefendi diyor ki, hangisi AK Parti'li ise önce onu çıkartıyorlarmış.” dedi. Sözlerini sürdüren Gökçek, “Şöyle bir durum var. Vatandaşlar suç duyurusunda bulunuyor. ‘Vatandaşlar benim hakkımda suç duyurusunda bulunuyorlarmış. Canınız cehenneme. Siz Atatürk'ün bıraktığı mirasa ihanet edenlersiniz. Türk vatanını peşkeş çekenlersiniz. Suriyeli aşığı siyasal ümmetçiler.' diyor. Ne alakası var? Atatürk'ün bıraktığı mirasa niye ihanet etsinler? Niye, senin hakkında suç duyurusunda bulundular diye mi? Bir siyasi partinin lideri ‘canınız cehenneme' diyecek. Yorumu izleyiciye bırakıyorum. dedi. ÜMİT ÖZDAĞ'IN ‘TELEFON ÇALAN SURİYELİ' YALANI! Osman Gökçek, Ümit Özdağ'ın iftiraları hakkında, “Bu telefonu çalıyor dedikleri kişi hafız. Oraya insanlara yardım etmeye gelmiş. Ümit Özdağ'a sormak istiyorum. Senin evladın hakkında birisi böyle bir iftira atsa ne yapardın? Kendiniz koymuşsunuz görüntüyü. Farz edelim ki bir gazeteden aldınız haberi, ben özür dilerim, kusura bakma derim. Ben seni hırsız sandım hakkını helal et derim. Bunda ne var? Hayır dilemem diyor. Bu kibirdir. Böyle bir kibir görülmemiş.” dedi. BU KEZ DE ‘iHA KULLANILMADI ALGISI' Murat Yetkin'in söylemleri hakkında konuşan Gökçek, “Ben biliyorum İsrailli şirkete yaptırıldı' diyor Murat Yetkin. İğrenç bir insansın. Ben artık dayanamıyorum. Sabrım taşmış durumda. Bunların hepsi yalan makinesi. ‘İsraillilere fotoğraf çektirmiş devlet' diyor. Bayraktar üst düzey yöneticisi açıklama yaptı. ‘Depremin ilk günü zorlu hava şartları ve riske rağmen Bayraktar AKINCI tek başına uçtu. Hala 9 AKINCI, 3'ü hızlı haritalama podu entegre edilmiş 29 Bayraktar TB2 görev uçuşlarını sürdürüyor. SSB Başkanı Profesör İsmail Demir de bu faaliyetleri duyurdu.' diyor. Bayraktar bunu uçuruyor, yapıyor. 'Hayır, İsrailliler yaptı.' diyor. Ben anlayamıyorum bu ne düşmanlıktır. Murat Yetkin çık özür dile.” dedi. BABACAN'IN KORUMALARI DEPREMZEDELERİ TEKMELEDİ! Depremzedeye tekme atan Ali Babacan'ın ekibine tepki gösteren Gökçek, “Ali Babacan ve ekibi ‘devlet yok demedi' diye vatandaşı, depremzede kardeşimizi tekmeliyor. Bunlarda vicdan var mı? Ali Babacan bu adamları yanında mı taşıyorsun hala? ‘Devlet yok' demedi diye bu amcamızın üzerine tekme atmaya utanmadınız mı? Gidip orada elini öpmeniz, yardım etmeniz lazımken gidip tekme atıyorsunuz.” dedi. CHP VE HDP'NİN DERDİ DEPREM DEĞİL! Gökçek, "Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşmeyeceğim diye bir açıklama yaptı Kemal Kılıçdaroğlu. Ama Pervin Buldan ile bal kaymak gibiler. Oraya çıkmışlar ‘enkazın altında kaldı' diye açıklama yapıyorlar. Biz hep diyoruz HDP-CHP bir arada diye.” şeklinde konuştu. HDP'Lİ PAYLAN'A VATANDAŞ TEPKİ GÖSTERDİ! Osman Gökçek, “Halkımız hamd olsun doğruyu görüyor. Çünkü bunlar sadece şov için geliyorlar. Selfie çekilmek ve sosyal medyada paylaşım yapmak için geliyorlar. Halkta bunu çok net görüyor ve cevabını veriyor. Ben o Diyarbakırlı abimizin ellerinden öperim.”dedi. LÜTFÜ SAVAŞ RÖNESANS REZİDANS'IN MİMARINI SAVUNDU! Gökçek, “Pervin Buldan ile Kemal Kılıçdaroğlu yan yana gelecekler açıklama, yapacaklar. ‘Enkazın altında kaldı ülke' diyecekler. Enkaz olan o Rönesans Rezidans'ın sahibini Hatay Belediye Başkanı televizyonda savunacak. ‘Biz bu arkadaşı tanıyoruz. Eski Mimarlar Odası Başkanımız bizce doğru yapmıştır burayı.' diyecek. Böyle bir saçmalık olabilir mi?” dedi. CHP'Lİ İSİMLER DEPREM BÖLGESİNDE TARTIŞTI! Osman Gökçek, “Millet can derdinde, bunlar sen bana şunu dedin, bunu dedin derdinde. CHP bu... Allah korusun iktidarda olsa, bunların bu tarışmalarını bakanlar arasında izleriz. ‘Sen bana niye selam vermedin? Sen bana niye bunu yapmadın?' derken vatandaş göçüğün altında perişan hale gelir. Bunların zihniyeti bu.” dedi. TİP'Lİ SERA KADIGİL'DEN ÇİRKİN ÜSLUP Sera Kadıgil'in açıklamaları hakkında konuşan Gökçek, “Yalan söyleme. Senin ilahiyat mezunlarıyla derdin var. Senin camide okunan ezanlarla bile derdin var. İmamlara küfür ettin. Bunlarla ilgili derdin var. ‘Kızılay çalışmıyor' diyor. Bu görevliler kimin görevlileri... Kızılay değil mi? Burada ne dağıtıyorlar?” dedi. DEPREM ÜZERİNDEN İSLAM DÜŞMANLIĞI YAPTILAR! Enver Aysever ve Ahmet Ercan'ın söylemleri hakkında konuşan Gökçek, “Siyasi islam yüzünden olmuş bu deprem. 99 depremi niye oldu? O zaman iktidarda AK Parti yoktu. Böyle bir kafa, böyle bir cehalet olabilir mi?”ifadelerini kullandı.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23