• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Stres günümüz dünyasının vazgeçilmez bir gerçeği ve parçası. Birçok alanda strese maruz kalıyoruz ve bazı insanlar kriz anlarında sakinliğini koruyup daha hızlı toparlanırken, bazıları stresin altında kolayca tükenebiliyor. Peki bu farkın nedeni ne? Yürüyüş yaparak stres seviyemizi azaltabilir miyiz? İşte stresle daha iyi başa çıkan insanların 6 ortak özelliği.

#1
Foto - Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan stresle mücadelede önemli bir araştırma yapıldı. Teksas, Houston'daki Baylor Koleji'nden psikiyatrist ve bilim insanı Olaoluwa O. Okusaga liderliğindeki bir ekip, yaklaşık 3 bin 100 yetişkinden elde edilen verileri inceledi. Bilim insanları şunları söyledi:

#2
Foto - Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Yaşları 18 ile 93 arasında değişen bu insanların günlük adım sayıları, pedometreler kullanılarak 14 yıla kadar takip edildi. Daha sonra, katılımcıların düşünme, konsantrasyon ve bilgi işleme gibi bilişsel yeteneklerini değerlendirmek için farklı farklı testler kullanıldı. 8 BİN 900 ADIM ATAN GRUP DAHA İYİ SONUÇLAR GÖSTERDİ Günlük ortalama adım sayıları sırasıyla yaklaşık 5 bin 100, 8 bin 900 ve 14 bin 200 olan üç grup arasında karşılaştırma yapıldı. Daha aktif olan iki grup, en az aktif olan gruba göre çeşitli testlerde daha iyi performans gösterdi. Hatta ortalama 8 bin 900 adım atan grup bile dikkat ve mantık testlerinde önemli ölçüde daha iyi performans gösterdi. Dolayısıyla, egzersiz ile zihinsel zindelik arasında bir bağlantı görmek için illa 14 bin 200 adım atmak gerekmiyor. Araştırmacılar, 8 bin 900 adımın beyin sağlığı açısından bilimsel olarak kanıtlanmış kesin bir eşik olmadığının da altını çizdi. Çalışma yalnızca bu kadar ortalama adım sayısına sahip kişilerin, günde yaklaşık 5 bin 100 adım atanlara göre bazı testlerde daha başarılı olduğunu ortaya çıkardı.

#3
Foto - Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Araştırmada bir başka dikkat çeken şey ise kan basıncı ile zihinsel performans arasındaki ilişki oldu. Buna göre, büyük tansiyonu yüksek olan katılımcıların doğru karar verme becerilerini ölçen testlerde daha düşük sonuçlar aldığı görüldü. Bununla birlikte kan basıncının, fiziksel aktivite ile zihinsel performans arasındaki olumlu ilişkiyi açıklamadaki payının oldukça sınırlı olduğu ifade edildi. Çalışma her ne kadar zihinsel bir performansa dayanıyor olsa da araştırmada aşırı kilo, sigara kullanımı ve psikiyatrik rahatsızlıklar gibi zihinsel performansı etkileyebilecek diğer faktörler de hesaba katılamadığı belirtiliyor. Bu nedenle araştırma, yürüyüşün zihinsel becerileri doğrudan geliştirdiğini kanıtlamaktan daha çok günlük hareketlilik ile bilişsel performans arasında dikkat çekici bir bağlantı bulunduğunu gösteriyor. Yani bir başka ifadeyle çalışan demir paslanmıyor da diyebiliriz. Psikolojiye göre stresle daha iyi başa çıkan insanların 6 ortak özelliği

#4
Foto - Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Bazı insanlar yoğun iş temposu, belirsizlik veya kriz anlarında daha sakin kalabilirken bazıları çok daha hızlı tükenebiliyor. Psikoloji araştırmaları, bu farkın yalnızca karakter meselesi olmadığını; stresin nasıl yorumlandığı, duyguların nasıl düzenlendiği ve kişinin günlük alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Stresle başa çıkma konusunda en önemli faktörlerden biri, yaşanan olayın nasıl değerlendirildiği. Psikologlar Richard Lazarus ve Susan Folkman'ın geliştirdiği bilişsel değerlendirme yaklaşımına göre stres, yalnızca olayın kendisinden değil, kişinin o olayı nasıl yorumladığından da etkileniyor. Örneğin önemli bir sunum bazı kişiler için büyük bir tehdit gibi algılanırken, başka biri bunu kendini gösterme fırsatı olarak değerlendirebiliyor. Benzer şekilde Alia Crum'ın stres algısı üzerine çalışmaları da stresin kişinin zihnindeki anlamının, deneyimin kendisini etkileyebileceğine işaret ediyor. Stresle daha iyi başa çıkan kişiler bu nedenle baskıyı her zaman 'tehlike' olarak değerlendirmek yerine, bazen bir meydan okuma veya çözülmesi gereken bir problem olarak görebiliyor. Duygularını Bastırmak Yerine Düzenliyorlar Stresli insanların yaptığı en yaygın hatalardan biri, olumsuz duyguları tamamen bastırmaya çalışmak. Ancak duyguları yok saymak, onların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Duygu düzenleme üzerine çalışan psikolog James Gross'un araştırmaları, kişinin yaşadığı olayın anlamını yeniden değerlendirmesinin stres tepkisini azaltabileceğini gösteriyor. Buna karşılık duyguları sürekli bastırmak, kişinin fizyolojik stres düzeyini artırabiliyor. Stresle daha sağlıklı başa çıkan kişiler korku, öfke veya kaygı hissetmedikleri için güçlü görünmüyor. Tam tersine, bu duyguları fark edip anlamlandırmaya ve gerektiğinde bakış açılarını değiştirmeye daha yatkın oluyorlar. Kontrol edemediği bir durum üzerinde sürekli düşünmek ise kaygıyı daha da artırabiliyor. Psikolojide 'algılanan kontrol' kavramı, kişinin sonuçlar üzerinde ne kadar etkisi olduğunu düşündüğüyle ilgili. Stresle daha iyi mücadele eden kişiler genellikle değiştiremeyecekleri koşullar üzerinde uzun süre takılı kalmak yerine, kendi kontrol alanlarına yöneliyor. Örneğin iş yerindeki bir karar üzerinde etkisi olmayan bir kişi, sürekli bu kararı düşünmek yerine kendi yapabileceği işleri planlamayı tercih edebiliyor. Bu yaklaşım hem çaresizlik hissini azaltıyor hem de problem çözme davranışını destekliyor. Stres Sonrasında Daha Hızlı Toparlanıyorlar Stres yalnızca zihinsel bir süreç değil. Vücut da stres karşısında kalp atış hızının ve kan basıncının artması gibi çeşitli fizyolojik tepkiler veriyor. Önemli olan noktalardan biri ise stres faktörü ortadan kalktıktan sonra vücudun ne kadar hızlı normale dönebildiği. Dayanıklılık üzerine çalışan psikolog George Bonanno'nun araştırmaları, psikolojik dayanıklılığın önemli bir bölümünün koşullara göre kendini ayarlayabilme becerisiyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Yani stresle güçlü şekilde başa çıkmak, hiçbir zaman gerilmemek anlamına gelmiyor. Asıl mesele, gerilim yaşandıktan sonra yeniden dengeye dönebiliyor olmak.

#5
Foto - Bunu yapın: Akıl sağlığınızı korumak için 10 bin adım atmalısınız! 6 ortak özellik ile stresi nasıl yönetirsin öğren

Doğru Zamanda Sosyal Destek Alıyorlar Stresli dönemlerde çevreden destek almak da önemli bir koruyucu faktör. Ancak burada yalnızca çok sayıda insan tanımak değil, ihtiyaç duyulduğunda doğru kişilerden destek isteyebilmek önem taşıyor. Stresle daha iyi başa çıkan kişiler yaşadıkları problemi tamamen tek başlarına çözmeye çalışmak yerine, gerektiğinde yakınlarından yardım veya duygusal destek isteyebiliyor. Aynı zamanda sürekli başkalarından güvence beklemek yerine kendi başa çıkma becerilerini de kullanıyorlar. Sosyal bağların stres üzerindeki etkisi, psikoloji araştırmalarında uzun süredir dikkat çeken konulardan biri. Güven duyulan insanlarla kurulan sağlıklı ilişkiler, stresli deneyimlerin ardından duygusal toparlanmayı kolaylaştırabiliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23