Yaklaşık 160 hektarlık alanın planlama sürecinde birçok kurumla görüşme gerçekleştirdiklerini anlatan Özarslan, önceki imar planlarının mahkeme kararlarıyla iptal edilmesinin en büyük engel olduğunu söyledi. Planlarda park, bahçe, sağlık ocağı, karakol, ibadet alanları ve eğitim kurumlarının yeterliliğinin sağlanmasının istendiğini belirten Özarslan, süreci şöyle anlattı: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gittik. Bunun haricinde Ankara Büyükşehir Belediyesinin ASKİ birimiyle, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Karayolları Genel Müdürlüğüyle görüştük. Kapı kapı gezersiniz bu işler için. Toplantılar yapıldı, görüşmeler yapıldı. Bunun neticesinde 160 hektarlık alan, şükürler olsun 20 yılın sonunda çözüldü. Mahkeme kararlarında, orada yaşayacak insanlara ilişkin sağlık ocağından karakoluna, ibadet alanlarından ilköğretim, ortaokul ve liseye kadar eğitim alanlarının eksiksiz olması isteniyordu. Biz de bütün bu çalışmaları tamamladık. Ranta ilişkin bir pozisyon oluşmasın, halka hizmet pozisyonu oluşsun derdiyle çalıştık." Yaklaşık iki yıl süren çalışmaların ardından imar planlarının geçirildiğini ve vatandaşların tapularına kavuştuğunu vurgulayan Özarslan, "Bu çalışma yaklaşık iki yılımızı aldı. İki yılın sonunda muzaffer olduk ve insanlara sonunda tapularını verip imar planlarını geçirmiş olduk" ifadelerini kullandı.