• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
13
Yeniakit Publisher
Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Avrupa'da Z kuşağının öncülük ettiği protestoların şiddet olaylarına dönüşmesi, Almanya'da da Frankfurt, Berlin, Zürih gibi pek çok kenti adeta savaş alanına çevirerek ülkenin iç güvenliğini ciddi bir krize sürükledi; çatışmalar, yağmalar ve kundaklamalar sonrası çok sayıda kişi gözaltına alındı.

#1
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Avrupa'da artan maliyetler, sosyal harcamalardaki kesintiler ve zorunlu askerlik tartışmalarına karşı başlayan gençlik protestoları, 31 Ekim gecesi birçok şehirde şiddet olaylarına sahne oldu. Almanya'da barışçıl başlayan gösterilerin ardından maskeli gruplar sokaklara çıktı, mağazaların camları kırıldı, polis araçları hedef alındı. İsviçre'de de gece boyunca yangınlar ve çatışmalar yaşandı.

#2
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Almanya genelinde "Gen Z regelt" (Z kuşağı halleder) sloganıyla 30'dan fazla şehirde düzenlenen gösterilere organizatörlerin açıklamasına göre 100 binden fazla kişi katıldı. "Gen Z regelt" inisiyatifi, ülke genelinde 34 şehirde gösteri düzenlenmesi için çağrı yaptı. Organizatörler, eylemlerin barışçıl olacağını ve aşırılık yanlısı gruplara yer olmadığını duyurdu. Gösteriler için 184 bin kişi kayıt yaptırırken katılım bu sayının altında kaldı. Organizatörler, gün sonunda 100 binden fazla kişinin sokaklara çıktığını açıkladı. Polis ise ülke genelindeki toplam katılımcı sayısını henüz paylaşmadı.

#3
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Gençler, okullara, bağımlılık tedavisine ve psikoterapi hizmetlerine daha fazla bütçe ayrılmasını, yükselen maliyetlere karşı önlem alınmasını, sosyal adaletin güçlendirilmesini ve iklim politikalarının genişletilmesini istedi. Zorunlu askerlik ve devlet gözetiminin artırılması da protesto edildi. Ancak akşam saatlerinde bazı şehirlerde gösterilere katılan maskeli grupların şiddete başvurmasıyla olaylar büyüdü. En ağır olaylardan biri Frankfurt'ta yaşandı. Yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı gösterinin ilerleyen saatlerinde polise havai fişekler atıldı.

#4
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Şehir merkezindeki Konstablerwache yakınlarında yürüyüş durduruldu. Polis bölgeye TOMA sevk ederken piroteknik maddelerin patlatılması devam etti. Güvenlik güçleri, gösterinin artık barışçıl olmadığını megafonla duyurarak etkinliği sonlandırdı. Ancak olaylar bununla sınırlı kalmadı. Frankfurt'un işlek alışveriş bölgelerinde mağazaların vitrinleri kırıldı. Spor ayakkabı mağazaları, bir parfümeri ve başka iş yerleri yağmacıların hedefi oldu. Şehir merkezindeki bir silah dükkanına da saldırı düzenlendi. Polis, olayla bağlantılı bir şüpheliyi gözaltına alırken iki silah ele geçirdi. Dükkanda bulunan diğer silahlar güvence altına alındı.

#5
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Polis, Zeil alışveriş caddesinin bir bölümünü kapattı. Özel harekat ekipleri de şehir merkezinde görevlendirildi. Der Spiegel'in haberine göre, güvenlik güçlerine molotofkokteylleri atıldı ve gece geç saatlere kadar 30'dan fazla kişi geçici olarak gözaltına alındı. Hessen İçişleri Bakanı Roman Poseck yaşananlara tepki göstererek şöyle konuştu: "Frankfurt'taki şiddet olayları karşısında şoke oldum. Görmek istemediğimiz görüntüler gördük."

#6
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Başkent Berlin'de Brandenburg Kapısı önünde başlayan protestolar ilk saatlerde barışçıl geçmişti. Ancak Rosenthaler Meydanı çevresinde toplanan grupların polise ve gazetecilere havai fişek, piroteknik madde ve yumurta atmasıyla gerilim yükseldi. Bild gazetesinin bir muhabiri başına isabet eden yumurta nedeniyle saldırıya uğrayanlar arasında yer aldı. Göstericiler daha sonra Prenzlauer Berg yönüne yürüdü. Polis, Prenzlauer Allee tren istasyonu yakınlarında kalabalığa müdahale etti ve biber gazı kullandı. Der Spiegel'in aktardığı polis verilerine göre, olaylarda 27 polis hafif yaralandı ve 56'ya kadar kişi geçici olarak gözaltına alındı. Bir polis sözcüsü, "Bazı katılımcıların suç işlemeye hazır olduğunu tespit ettik" dedi. Berlin'deki akşam yürüyüşü, ülke genelindeki gençlik protestolarıyla bağlantılı olsa da "Gen Z regelt" inisiyatifinin resmi gösterilerinden biri değildi.

#7
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Hamburg'da polis verilerine göre gösterilere yaklaşık 6 bin 700 kişi katıldı. İlk saatlerde büyük ölçüde sakin geçen yürüyüş, siyah kıyafetli ve kısmen maskeli grupların müdahalesiyle şiddetlendi. Bazı kişiler inşaat bariyerlerini yerlerinden sökerek yola taşıdı ve ateşe verdi. Kalabalığın içinden "Bütün Hamburg polisten nefret ediyor" sloganları yükseldi. Polis, göstericileri dağıtmak için biber gazı kullandı. Yanan barikatlar TOMA yardımıyla söndürüldü ve gösteri sonlandırıldı. Hansaplatz çevresinde yaklaşık 120 kişi polis tarafından kuşatılarak gözaltına alındı. Gece saatlerinde polise havai fişek attığı aktarılan bir çocuk da gözaltına alındı.

#8
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Köln'de polis, maskeli kişilerin bulunması ve havai fişek kullanılması üzerine planlanan yürüyüşü son anda durdurdu. Gösterinin sabit bir miting olarak devam etmesine izin verilse de akşam saatlerinde olaylar büyüdü. Yaklaşık 500 gösterici üç farklı noktada polis tarafından kuşatıldı. Köln Katedrali önündeki meydanda toplanan gruplar güvenlik güçlerine şişe, havai fişek ve bisiklet fırlattı. Bir ara sokakta atılan elektrikli scooter nedeniyle bir iş yerinin camı kırıldı. Polis, Katedral Meydanı'nı boşalttı. Olaylarda bir kişi yaralandı ve beş kişi gözaltına alındı. Köln Emniyet Müdürü Johannes Hermanns, "Maskeli kişilerin üzerinde molotofkokteylleri ve emniyet çekiçleri ele geçirdik. Bunların ne amaçla taşındığını herhalde açıklamaya gerek yok." diye konuştu.

#9
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Hermanns, polis müdahalesi sayesinde daha ağır olayların önüne geçildiğini ileri sürerek şöyle devam etti: "Bugün öğleden sonra Köln'den Paris ve Milano'yu hatırlatan görüntülerin yayınlanmasını engellediğimizden eminim." Stuttgart'ta yaklaşık 6 bin kişinin katıldığı yürüyüş, maske yasağının ihlal edilmesi, havai fişek kullanılması ve belirlenen güzergahın dışına çıkılması nedeniyle polis tarafından defalarca durduruldu. Gösterinin ardından şehir merkezinde maddi hasar oluştu. Polis, beş memurun hafif yaralandığını ve yaklaşık 50 suç vakasının kayda geçtiğini açıkladı. Çok sayıda şüpheli geçici olarak gözaltına alındı.

#10
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Leipzig'de ise yaklaşık 6 bin 500 kişinin katıldığı gösterinin ardından 200 kişiye ulaşan bir grup sokaklarda olay çıkardı. Trafik levhaları yola fırlatıldı, toplu taşıma durakları tahrip edildi, barikatlar kuruldu ve piroteknik maddeler patlatıldı. Çevik kuvvetin bölgeye gelmesiyle grup dağıldı. Nürnberg'de de yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı eylemin ardından yürümeye devam etmek isteyen gruba polis müdahale etti. Yaklaşık 100 kişi gözaltına alındı. Almanya'daki olayların yanı sıra İsviçre'nin Zürih kentinde de Cadılar Bayramı gecesi şiddetli çatışmalar yaşandı.

#11
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

İsviçre merkezli Blue News'in Zürih Şehir Polisi açıklamasına dayandırdığı habere göre, cumartesi günü saat 22.30 sıralarında yüzlerce kişi Langstrasse üzerindeki Piazza Cella'da toplandı. Sosyal medya üzerinden yapılan çağrıların ardından bir araya gelen kalabalığın, Fransa'da son günlerde yaşanan olaylardan etkilendiği aktarıldı. Başlangıçta Cadılar Bayramı kutlamalarına katılanların arasına karışan grupta maskeli, koruyucu gözlüklü ve kostümlü kişiler de bulunuyordu. Almanyada maskeliler ortalığı savaş alanına çevirdi! Silah dükkanı yağmalan çok sayıda polis yaralandı

#12
Foto - Avrupa cayır cayır yanıyor! Almanya savaş alanına döndü

Saat 23.00 sıralarında Langstrasse üzerinden Helvetiaplatz yönüne hareket eden gruplar, sokaklara konteynerler taşıyarak ateşe verdi. Zürih polisi TOMA ile müdahale ederek kalabalığı geri püskürttü. Ancak gruplar daha sonra kentin 4. bölgesindeki farklı sokaklara dağıldı. Zwinglistrasse'de bir otomobil ateşe verildi. Başka noktalarda konteynerler, elektrikli bisikletler ve elektrikli scooterlar yakıldı. Stauffacher toplu taşıma durağının ve Helvetiaplatz yakınlarındaki mağazaların camları kırıldı. Başlık ResmiAlmanya'da maskeliler ortalığı savaş alanına çevirdi! Zürih'te gecenin en ağır olaylarından biri Brauerstrasse'de yaşandı. Gece yarısından kısa süre sonra ciddi bacak yaralanmaları bulunan bir gence yardım etmek üzere olay yerine gönderilen polis devriyesi, kalabalığın saldırısına uğradı. Polis aracı hasar gördü. Ekipler saldırı nedeniyle önce geri çekilmek zorunda kaldı, ardından yaralı gence ulaşarak yardım edebildi. Güvenlik güçleri gece boyunca havai fişek, şişe ve taşlarla hedef alındı. Polis, grupları dağıtmak için TOMA, biber gazı ve plastik mermi kullandı. Yangınlara Zürih İtfaiyesi müdahale ederken kanton polisi de şehir polisine destek verdi. Olaylar pazar günü saat 01.30 sıralarında yatıştı. Yetkililer, maddi hasarın boyutunun henüz belirlenemediğini ve olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu. Zürih'teki gösterinin izinsiz düzenlendiği ve çağrının aşırı sol gruplar tarafından yapıldığı aktarıldı. İsviçre'nin Basel kentinde de yaklaşık 150 kişi sokaklara çıktı. Sosyal medyada "Gen Z regelt" sloganıyla yapılan çağrıların ardından toplanan göstericiler, saat 22.30 sıralarında St. Johanns-Platz'da barikatlar kurarak ateşe verdi. Kanton polisinin müdahalesi üzerine göstericiler St. Johanns Parkı'na doğru dağıldı. İtfaiye ekipleri yanan barikatları söndürdü. Blue News'in aktardığı bilgilere göre, Avrupa'daki protestolar Fransa ve Avusturya'da da olaylara sahne oldu. Fransa'da bir polis memurunun alevler içinde kaldığı olay yaşanırken İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre saat 20.00 itibarıyla ülke genelinde 511 kişi gözaltına alındı. Avusturya'nın başkenti Viyana'daki gösterilerde ise beş kişi gözaltına alındı. Almanya'daki gösterileri düzenleyen "Gen Z regelt" inisiyatifi, şiddet olaylarıyla bağlantılı olmadığını açıkladı. İnisiyatifin basın ekibinden Amadeo isimli sözcü, "Gösterilerin sona ermesinden sonra yaşananların üzerinde hiçbir kontrolümüz yoktu" dedi. Amadeo, "Bugün yüz binlerce insan sokaklara neden çıktığını gösterdi" sözleriyle protestoların taleplerine işaret etti. İnisiyatif, eylemlerin devam edeceğini duyurdu. Organizatörler, 20 Kasım'da Avrupa genelinde yapılması planlanan yeni protestolara katılmayı hedefliyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın Sosyal Bilimci

AVRUPA BUGÜN SADECE SOKAKLARDA DEĞİL, VİCDANINDA DA YANIYOR! Bir zamanlar dünyanın dört bir yanında yaşanan zulümlere gözlerini kapatan Avrupa, bugün kendi sokaklarında yükselen öfkeyle yüzleşiyor. Acaba insanlık adına yapılan yanlışların da bir gün hesabı sorulacağını hiç düşündüler mi? Avrupa'da sular durulmuyor. Fransa'dan Almanya'ya, Hollanda'dan başka Avrupa ülkelerine kadar gençlerin öncülük ettiği protestolar büyüyor. Almanya'nın Frankfurt kentinde yağmalanan dükkânlar, kırılan vitrinler, polisle yaşanan çatışmalar ve kundaklamalar, Avrupa'nın içine sürüklendiği toplumsal huzursuzluğun yeni görüntüleri olarak karşımıza çıkıyor. Elbette sokakları yakıp yıkmayı, yağmayı ve şiddeti tasvip etmek mümkün değil. Barışçıl gösteri hakkı başka, başkasının malına ve canına zarar vermek başkadır. Nitekim Almanya'daki gösterilerin önemli bir bölümü barışçıl gerçekleşirken şiddet olaylarına karışan gruplar da bu gösterilerden ayrışıyor. Ancak bütün bu gelişmelerin bize gösterdiği daha büyük bir gerçek var: Avrupa'nın toplumsal huzuru ciddi sınavlardan geçiyor. Peki, Avrupa bu noktaya nasıl geldi? Ben meseleye yalnızca ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, gençlerin gelecek kaygısı veya siyasi çekişmeler açısından bakmıyorum. Bunların elbette önemli bir payı var. Fakat Avrupa'nın dünyaya karşı takındığı ahlaki tavrı da sorgulamadan geçemeyiz. Çünkü Avrupa yıllardır kendisini insan haklarının, demokrasinin, özgürlüğün ve hukukun hamisi olarak tanıtıyor. Dünyanın başka bir köşesinde bir insanın hakkı çiğnendiğinde insanlık adına konuşuyor. Ancak işin ucunda kendi siyasi çıkarları, silah ticareti veya stratejik ortaklıkları olduğunda aynı hassasiyeti göstermekte ne kadar başarılı? Gazze'de çocuklar öldürülürken, kadınlar evsiz bırakılırken, hastaneler ve yaşam alanları bombalanırken Avrupa'nın önemli ülkelerinin takındığı tavır hafızalarımızdan silinmedi. Bir taraftan insan haklarından söz edenler, diğer taraftan İsrail'e verdikleri siyasi, diplomatik ve askerî desteklerle bu çifte standardın parçası oldular. Üstelik mesele yalnızca Gazze de değil. Irak'ta, Afganistan'da, Suriye'de ve dünyanın farklı bölgelerinde Müslümanların yaşadığı acılar karşısında Avrupa'nın sergilediği tutarsızlıklar da hafızalarda duruyor. İnsan hayatının değerini belirleyen şeyin din, kimlik veya coğrafya olmaması gerektiğini söyleyenler, sıra Müslümanların hayatına geldiğinde aynı kararlılığı gösterebildiler mi? İşte benim asıl itirazım burada! İnsan bazen bir günah işler. Fakat asıl tehlikeli olan, işlediği günahı kendi beyninde meşrulaştırması, zamanla onu normal görmesi, hatta kutsallaştırmasıdır. Avrupa'nın yaşadığı ahlaki çelişkiyi biraz da bu açıdan değerlendirmek gerekiyor. Bir başkasının acısını görmezden gelmek, bir çocuğun ölümünü siyasi hesapların arkasına saklamak, bir halkın uğradığı zulmü güvenlik politikalarıyla açıklamaya çalışmak insanlığın vicdanında derin yaralar açar. Bugün Berlin'de yapılan gösterilerde Gazze'ye destek veren gençlerin bulunması da dikkat çekici. Bazı gençler kendi ülkelerinin İsrail'e silah desteğini sorguluyor, Filistin'de öldürülen çocukların hesabını soruyor. Bu durum, Avrupa toplumunun tamamının hükümetlerinin politikalarını desteklemediğini de gösteriyor. Demek ki Avrupa'nın kendi gençliği arasında bile bu çifte standarda itiraz edenler var. Burada bir ayrıntının altını çizelim: Almanya'daki son protestoların temel talepleri eğitim, hayat pahalılığı, sosyal adalet ve zorunlu askerlik gibi konular. Yaşanan şiddet olaylarının doğrudan Gazze politikasının sonucu olduğunu söylemek doğru olmaz. Ancak Gazze meselesi, Avrupa'daki ahlaki ve siyasi tartışmaların önemli başlıklarından biri hâline gelmiş durumda. Avrupa yöneticileri artık şunu anlamalı: Dünyaya demokrasi dersi vermek, yalnızca kendi vatandaşlarının haklarını korumakla olmaz. Başka ülkelerde yaşayan insanların da canı, malı, özgürlüğü ve yaşama hakkı vardır. Bir Alman çocuğunun hayatı ne kadar kıymetliyse, Filistinli bir çocuğun hayatı da o kadar kıymetlidir. Bir Ukraynalının ölümü karşısında gösterilen hassasiyet, Gazzeli bir çocuğun ölümü karşısında da gösterilmelidir. İnsan hakları coğrafyaya, dine ve siyasi çıkarlara göre değişiyorsa orada artık evrensel insan haklarından değil, çıkar hesaplarından söz edilir. Avrupa bugün kendi içinde ciddi sorunlarla boğuşuyor. Gençler geleceklerinden endişeli, ekonomik sıkıntılar büyüyor, siyasi kutuplaşma derinleşiyor. Bunların hepsinin sebebini dış politikaya bağlamak elbette doğru değil. Fakat bir toplumun huzuru yalnızca ekonomik refahla sağlanmaz. Adalet, güven, hakkaniyet ve vicdan da gerekir. Benim Avrupa'ya söyleyeceğim söz şudur: Dünyanın başka bir yerinde bir anne evladının cenazesine sarılırken sessiz kalırsanız, bir gün kendi toplumunuzda da annelerin feryadını duyarsınız. Bir halkın özgürlüğünü savunmaz, bir çocuğun yaşama hakkını siyasi çıkarlarınıza kurban ederseniz, insanlık adına söylediğiniz sözlerin inandırıcılığını kaybedersiniz. Bu, Avrupa sokaklarındaki her taşkınlığın veya her çatışmanın Gazze'deki zulmün doğrudan karşılığı olduğu anlamına gelmez. Fakat zulme sessiz kalmanın, adaletsizliği normalleştirmenin ve çifte standardı siyaset hâline getirmenin de toplumsal ve ahlaki bir bedeli vardır. Unutmayalım ki tarih yalnızca savaşları ve zaferleri kaydetmez; insanların zulüm karşısında nerede durduğunu da kaydeder. Bugün Avrupa'nın ihtiyacı daha fazla silah, daha fazla güvenlik duvarı veya daha sert polis tedbirleri değil; öncelikle daha fazla adalet, daha fazla vicdan ve daha fazla insanlıktır. Çünkü adaletin olmadığı yerde huzur, vicdanın sustuğu yerde de gerçek barış olmaz. Ve son sözüm şu: Başkasının yangınına odun taşıyanlar, bir gün kendi evlerinin dumanını da görmek zorunda kalabilirler. İnsanlık bunu anlamak için daha kaç çocuğun ölmesini, daha kaç annenin ağlamasını bekleyecek?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23