THY-TR Çıkışlı % 10 İndirim

Bağırsaklar: İkinci beynimiz

30 Aralık 2017 Cumartesi

Bağırsak enfeksiyonuna yakalandığımızda antibiyotik kullanırız. Bu ilaçlar bedenimizde pusuya yatmış hastalık yapıcı bakterileri öldürür, ama aynı zamanda içimizde yaşayan yararlı bakterilere de zarar verir. Hâlbuki bu bakteriler sağlıklı olmamıza yardım ederek önemli bir iş yaparlar.

Bağırsaklarda trilyonlarca bakteri bulunur ve beden kitlesine bir buçuk-iki kilo ek yapar. 

Bağırsak bakterilerinin neredeyse tamamı kolonda, kalın bağırsağın en uzun bölümünde bulunur. Hep birlikte ‘bağırsak florası’ adını taşırlar. 

Her bakteri bir tek hücredir, birkaç yüz farklı türü bulunur. Öte yandan bağırsak florasındaki bakterilerin çoğu sadece kırk kadar tür oluşturur ve bunların çoğu faydalıdır. Diğerleri zararlı olabilir, hastalıklara sebep olurlar. İyi bakterileri sağlıklı ve mutlu tutmak, hastalık yapanlara üstünlük sağlatmak bizim görevimizdir.

Bakteriler bünyemizde yer alan gıdaları ufaltırlar, bağırsağımıza enerji depolarlar, vitamin üretirler, zehirli maddeleri veya ilaçları yok ederler ve bağışıklık sistemimizin çalışması konusunda katkıda bulunurlar. Çeşitli bakteri türleri birbirlerinden faklı maddeler üretirler: Asitler, gazlar, yağlar. Bakteriler minik üreticidirler. Kan gruplarımızın bağırsak bakterileri sayesinde meydana geldiğini biliriz; kötü huylu bakterilerin ishale sebebiyet verdiğini de.

Bakteriler dünyasında kötü giden bir şeyler varsa, bunun bize dönüşü de olumsuz yönde olur.

Doğumdan önce kolonda hiç bakteri bulunmaz. Bebek vajinal kanaldan doğarsa, ilk bağırsak florasını anneden alır (orada bulunan iyi bakterileri). Araştırmalar sezaryenle doğan bebeklerde daha az yararlı ve potansiyel olarak daha çok bakteri bulunduğunu gösteriyor.

Anneyle yakın temasın devamı önemlidir. Emzirilen bebekler de fayda görüyor: Ağız-meme ucu temasıyla iyi bakteri alabilirler ve anne sütü bağırsak florasını beslemek için mükemmeldir. Kesinlikle içimizde annemizin bakteri soyu yaşamaktadır.

Bağırsaklarımızda bulunan ve sayısı trilyonlara varan faydalı bakteriler genelde 200 ila 500 farklı türden oluşuyor. Mikrobiyom olarak bilinen bu bakteriler bizi çeşitli hastalıklardan korumak için bağışıklık sistemiyle el ele verip, detayları halen araştırılmakta olan işbirliği yürütüyorlar.

İyi bakteriler ideal olarak kolondaki ortama uygundur. Böylece gelişebilir ve kötü bakteri popülasyonuna karşı ağır baskı oluşturabilir. Yer ve gıda için yapılan yarışı kazanırlar ve böylece kötü bakteriler normalde sağlam bir alan edinemezler. Öte yandan; bilmeden yediklerimizle veya ağzımıza koyduğumuz şeylerle potansiyel olarak kötü bakteriler alırız. Bu sebeple iyi bakteriler her zaman hazırlıklı olmalıdır.

İyi bakterilerle karmaşık ve karşılıklı faydalı bir ilişkimiz (simbiyoz) var. Onlara yaşayacakları ideal bir ortam sağlıyor, onları besliyoruz. Harika olan ise onları sadece kullanmadığımız atıklarla besliyor oluşumuz. 

İyi bakteriler, bitkisel kaynaklı gıdalarda bulunan lifleri fermente ederek yaşar. Meyve ve sebze yeme gereğinin sebeplerinden biri budur. Bedenimiz lifi sindiremez ve lif aç bakterilerin beklemekte olduğu kolona kadar gelir.

İki tip lif vardır: Su emen çözülebilir lifler ve emmeyen suda çözülmez lifler. Yemişler ve tohumlar bol miktarda çözülebilir lif sağlar, bezelye ve baklagiller de öyle. Suda çözülemeyen lif pirinç, havuç ve salatalıkta bulunur. Çözülebilir lifler daha kolay fermente olur.

Liflerin fermantasyonu kolon duvarından geçebilen kimyasallar ortaya çıkarır. Bu kimyasallar yararlıdır, enerji tedarikinin % 10’u buradan gelir.

Kolonun içindeki fermantasyon mineralleri absorbe etmemize yardım eder ve bazı fermantasyon ürünleri kansere karşı mücadelede yararlı olur. 

İyi bakteriler çeşitli başka önemli roller de oynarlar. Örneğin daha bebeklikte bağışıklık sistemini eğitirler. İyi bakteriler kötü bakterilerin ürettiği gazın da bir kısmını tüketir ve çıkarılmak durumunda kalınan ‘gaz’ miktarını azaltmış olur.

Bu yüzden bağırsak bakterilerinin mutlu ve sağlıklı olması için:

Daha fazla lif yemek, lif oranı yüksek beslenme.

Probiyotik ve prebiyotik besinler almak gerekir. 

Probiyotikler canlı iyi bakteri kültürleridir. Süt bazlı içeceklerde, yoğurtlarda ve peynirlerde bulunur. Ekşi tatları bakterilerin ürettiği laktik asitten gelir. 

Probiyotiklerin ardındaki düşünce, kolona iyi bakteri kolonileri yerleştirmektir.

Prebiyotikler ise canlı bakteri içermez. Bunlar iyi bakterilere besin sağlar. Bu, sağlıksız çimler için bir miktar gübre kullanmaya benzer. Prebiyotikler mevcut iyi bakterilerin serpilmesini teşvik eden sindirilemeyen karbonhidratlardır. 

Temel olarak bunlar çözülebilen liflerdir ve yer elması, soğan, sarımsak ve muz iyi kaynaklardır.

 

YORUM YAZ